“DESTAN” VE NÜKLEER 3. DÜNYA SAVAŞI’NIN ÖNGÖRÜSÜ

         (Umarız 3 metin arasındaki bağlantı anlaşılır…)

 

                  DESTAN
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:

Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,

Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!

Durum diye bir laf var, buyurun size durum;
Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodrum!

Bir şey koptu benden, şey, Herşeyi tutan bir şey.
Benim adım bay Necip, babamın ki Fazıl bey,

Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,
Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.

Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;
Evde cinayet, tramvay arabasında zina!

Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!

Ve ferman, kumardaki dört kralın buyruğu:
Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!

Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,
Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!

Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!

Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!

Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;
Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.

Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilac;
Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilaç.

Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!

Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!

Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?

Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!

 NECİP FAZIL KISAKÜREK

http://www.siirperisi.net/siir.asp?siir=4320

*       *       *       *       *      

RUSYA LİDERİNİN UYARISI

Rusya lideri Vladimir Putin’in, geçtiğimiz yılki (2007) Münih Güvenlik Zirvesi’nde dünyadaki kutuplaşmaya ilişkin sözleri önemliydi:
“ABD dünyada istediğini yapabileceğini sanıyor; tehlikeli bir biçimde güç kullanıyor. Kimse kendini emniyette hissetmiyor ve nükleer silah edinmek istiyor. Tek kutuplu dünya ne demek? Bu kavramı ne kadar süslerseniz süsleyin, bu dünyada tek bir güç merkezinin, tek bir kuvvetin, tek bir patron olması demek. Bu demokratik değil. Füze kalkanı kurma nedenleri ikna edici değil. Biz de kendi güvenliğimiz için önlem alırız. Bu da silahlanma yarışını başlatır. Dünyanın tek efendisi siz olamazsınız. Bu yönde ısrarınız devam ederse gezegenimiz daha güvenli olmayacağı gibi, eninde sonunda faturayı siz ödersiniz. Son yıllarda ABD politikalarında gözlenen tek kutuplu dünya yaratma çalışmalarını tedirginlikle izliyorum. Bir ülke kendi kurallarını geride kalan dünyaya sanki iç düzeniymiş gibi kabul ettirmeye çalışırsa huzur ve istikrar değil sorun bekleyin. Çağdaş dünyamızda tek efendi fikri mümkün olmadığı gibi kabul edilemez de.”

*       *       *       *       *

                             

 

NÜKLEER 3. DÜNYA SAVAŞI’NIN ÖNGÖRÜSÜ;

JOHN CONNOR’IN ANNESİ SARAH CONNOR (LINDA HAMILTON)’IN NÜKLEER SAVAŞA DAİR ÖNGÖRÜSÜ

      (Sarah) Bak ! Bu rüya her gece var, bunu biliyorsun. Neden mecbur olduğumu. Çocuklar sanki yanmış kağıt parçaları gibiydiler, siyah, kıpırdamıyorlardı. Ve patlama dalgası onları vurdu. Ve aynen yapraklar gibi savruldular.

      (Psikiyatri Doktoru) Bak, dünyanın sonuyla ilgili rüyalar çok yaygındır.

      (Sarah) Bu bir rüya değil seni moron, gerçek! Ne zaman olacağını biliyorum.

      (Psikiyatri doktoru) Sana gerçekmiş gibi geldiğini biliyorum.

      (Sarah) 29 Ağustos 1997’de sana da gerçekmiş gibi gelecek lanet olasıca! Güneş kremi olmayan 2 milyon kişi için de kötü bir gün olacak anladın mı? Güvende olduğunuzu, yaşayacağınızı mı sanıyorsunuz? Sizler zaten ölüsünüz; herkes, o, sen, herkes ölü! Tam burası, gördüğünüz her şey yok olacak! Bir hayal içinde yaşıyorsunuz, çünkü bunlar oldu. Biliyorum, tüm bunlar yaşandı!

 

KAYNAK: “Terminator 2; Mahşer Günü” Filmi;

A Pasific Western Productiom ,1991;

Directed by James Cameron. Oynayanlar: Arnold Schwarzenegger,

Linda Hamilton, Edward Furlong.

*      *      *      *      *

NOTLAR:

1-Tarihi gerçekler rüzgarı, kapı ve pencerelerinizi kıpırdatıyorsa, sizi uyandırır ve hazırlanmaya yöneltir; yoksa ne fark eder ?!

2- 65 milyon yıl önce dinozorların neslinin tükendiği bildiriliyor ; fakat onun yerine daha tehlikeli, maskeli, kan emici ve vahşi insan dinozorları Dünyanın her yerinde masumlara saldırıp yok ediyor ! Çünkü önce televizyon, internetli bilgisayar, cep telefonu, ezilmiş cochineal böcek sulu ve fare kanlı Coca Cola veya benzer diğer bağımlılık yapan oyuncaklar ile uyuşturulmuş insanları avlamak zalimler için arenada esirlerle eğlenmek gibi bir şey! Makinelere karşı insanın özgürlüğünü yine insan iradesi kazanabilir!

İnsanların yüzlerine baktığımda, çoğu zaman yaşayan ölüler görüyorum. Günümüzde insanın bir değeri yok ki! İnsan, insanı algılamıyor bile! Çoğu kimse bir tutkunun, bir eğlencenin, para pusulalarının esiri olmuş…

         Hz. Mevlana, insanın neye ilgi gösteriyorsa, o olduğuna dair ne güzel açıklamış;  “Neyi arıyorsan, o’sun sen! ”

3- 10 yıldan fazla bir zaman önce tıp fakültesi hastanesi koridorunda “gizemli bir Müslüman yolcu”ya rastlamıştım. Bana, ”3.Dünya Savaşı’nda dünyanın 3’te 2’sinden fazlasının öleceğini söyledi; ve içinde Mehdi a.s. ile Hızır a.s.’ın adının geçtiği bir dua verdi. O vakitten beri zaman zaman kendimi nükleer savaşı öngören Sarah Connor gibi hissederim. Yani Dünyanın geleceğinde müthiş olaylar insanları bekliyor!.. Allah c.c. uyanış nasip etsin!

Mimoza33; Dünya Gezegeni’nde 06.03.2008 Perşembe