DİKKAT !

HAYATIN ACI GERÇEKLERİ VE DESTEKLEYEN İKİ WEB SİTESİNE TEŞEKKÜR

         Merhaba! 16.02.2008 tarihli “Pentagon’da Ezan ve İftar,Mars’ta Müslümanlar,Türkiye’de Münafıklar” adlı makalenin diğer yayıncı arkadaşlar tarafından yayınlandığının görülmediğini bildirmiştim. Bunu o tarihten 1 hafta sonraki kontrol sonucuna göre söylemiştim. Önde gelen ve geniş tarama açılı arama motoru Google, bazen de aranan adres veya ifadeyi göstermiyor; göstereceği sonuçlara benzeyen girişleri atladığını bildiriyor. Tıpkı insan beyni gibi bazen dalgınlaşıyor, bazen pas geçiyor, bazen de kaprisli biri gibi kasten görmezden gelerek yandan geçip gidiyordur! J

Daha sonra aşağıda belirttiğim web sitesi sahibi iki arkadaş söz konusu makaleyi yayınlayarak mesaja destek vermişler! Bu nedenle, onlara teşekkür ediyor, ilgi ve destekleri için iyi dileklerimi ve dualarımı gönderiyorum!

Paylaşan kişi veya kurum olarak sayı çok az! Tabii bazı mesaj veya metinler, uzaydan gelen UFOlar gibi algılanabildiğinden ve “Tencere yuvarlanır, kapağını bulur!” misali her yayın kuruluşunun kendine göre ilgilisi olduğundan,  ilgisiz veya eğlence düşkünü ziyaretçilere sunulması tuhaf görülmüş olabilir. Tıpkı 1947’de ABD’de New Mexico eyaletine düşen uzay gemisi ve mürettebatının anlaşılamadığı  gibi!..

Bu arada yeri gelmişken hayret verici bir olayı daha açıklamak lazım! Hatırlanırsa 30 Ocak 2008’de, İslam ve Hz.Muhammed a.s. düşmanı ve ağır hakaretler eden, Müslümanlara meydan okuyan bir web sitesi olan www.faithfreedom.org ‘dan bahsetmiştim. Diğer Müslüman ülkeler gibi Türkiye’de de engellenebilirdi! 70 Milyonluk Türkiye’ye haber verildiği halde fitne kaynağı o web sitesine bir şey yapılamadı! “Nasıl 70 milyon duydu ki!” diye merak ederseniz; bu mesaj grubunda ülkedeki hemen hemen bütün televizyonlar, gazeteler, yayıncılar, birçok radyolar, şirketler, bilgisayar firmaları, bazı milletvekilleri ve bakanlar , öğretmenler, öğrenciler, avukatlar vs. vs. kayıtlıdır ! O yabancı sitenin bildirdiğine göre bazı Müslüman hacker’lar saldırıyormuş ta  sistemleri güçlü olduğundan yenilmiyorlarmış!

Neyse, Türkiye için işin acı tarafı şu: Web sitesi engelleme açısından bakılırsa,  ordudaki bazı generallerin konuşması www.youtube.com’da  yayınlanınca hemen mahkeme kararıyla siteye erişim 12 Mart 2008’de engellendi de Müslümanların kutsal değerlerine, Peygamberine, Dinine söven bir siteye aynı duyarlılık ve tepki gösterilmemiştir ! Çünkü herkesin çok dünyevi işi vardı ve bu mesele menfaatlerine veya canlarına pek dokunmuyordu ! “Nasıl olsa başkaları bakar, bize ne !” diye de düşünülüyordu! Eee, 18 Ocak 2008 tarihli Hürriyet Gazetesinin Kelebek ekindeki habere göre; “ ‘Yaprak Dökümü’nün Ferhunde’si Deniz Çakır’ın dizideki sevişme sahneleri sanal alemde izlenme rekoru kırıyor. Deniz Çakır’ın, dizinin bir bölümünde eşi Şevket’le sevişme sahnesi, sanal ortamdaki paylaşım sitelerinde izlenme rekoruna koşuyor. Bu sahne sadece Youtube’da 2.5 milyon kez tıklandı.” Öyle sürekli tıklanırsa enerji kaynakları çabucak tükenir; sonra da gâvurlar zayıf ve güçsüz Müslümanlara enerji transferi yapar! Aslında herkes kendine izin verilen, helal olan saksıyı sulamakla görevli; başkalarının çiçek saksılarını sulamak genetik yapıda karışıklığa yol açar ve hilkat garibeleri ortaya çıkar! Allah korusun!

Savaşlar ne kadar iğrenç olaylarla dolu! Geçtiğimiz haftalarda bir VCD dükkanında rafta, Cezayir’in Fransa’ya karşı bağımsızlık savaşı’nda yaşananları anlatan belgesel bir Vcd vardı. Vcd kapağında Cezayirli  Müslüman bir Arap genç kadını ayakta iki tarafından kollarını bağlayarak çırılçıplak vaziyette esir almışlar. İki yanında birer düşman askeri duruyordu. Savaşlar böylesine insanlık dışı olaylarla dolu! Böyle durumlara düşmemek için bir milletin her yönden durumunun iyi olması ve dua etmesi gerekir! Gâvur bu !.. Çocuk,ihtiyar,kadın deyip gözünün yaşına bakmaz! Her türlü alçaklığı yapabilmişlerdir ! Hani ölümün bile normali var, iğrenç ve alçak şekilde olanları var!..

 Hâl böyleydi!.. Bu takdirde savaş mağdurlarına, felaketzedelere merhamet edip yardım etmeye; dostların öğüt ve ibret verici birkaç sayfalık edebi metinlerini düşünmeye; Allah yolunda hayırlı bir iş yaparak bir bataklığı, çöplüğü temizlemeye; yaralı ceylan gibi dertli insanları tedavi etmeye fırsat kalmıyordu! Tarih boyunca insanları girdap gibi çeken haram para/hediye, şehvet galerisi, şans oyunları gibi zehirli ballardan kurtulmak zordu !

Bu web sitesi temizleme veya engelleme işi normal vatandaşların halledeceği bir mesele değil, profesyonellerin ve uzmanların halledeceği bir iş! Peygamber onuruna leke sürdürmemek için adım atmamak ve umursamamak, gaflet ve dalalet değildir de nedir? Bu yüzden Türkiye’ye ilâhi bir uyarı gelemez mi ! Gaflet ve duyarsızlık hastalığından acaba bu halkımızı ne tedavi edebilir !? Bu mesele, 70 milyonluk bir ülke için utanılacak bir iş değil mi !!!

Her şeye gücü yeten Allah c.c. , garip mazlumların duasını hemen kabul edip gerekeni yaparken, böyle halkın genelini ilgilendiren ve Müslümanların kendi halledebileceği meselelerin çözümünü Müslümanların kendi ilgi, yetenek ve mücadelelerine bırakıyor gibi geldi bana…

Tarihi olaylardaki püf noktaları düşünürsek; Hz.Muhammed a.s. zamanında sürekli fitne çıkaran, Müslümanlara ve özellikle kadınlarına hakaret eden, alay eden, diğer dinden olan kişileri Müslümanlara karşı kışkırtan Yahudi şair Ka’b bin Eşref’i bir grup Müslüman savaşçı ortadan kaldırmıştır! Ama, 1911’de Titanic gemisinin yapımcı sahibinin gururlanarak “Bu gemiyi Tanrı bile batıramaz!” deyip Tanrı’yı hakir görüp kafa tutması veya Türkiye’de 17 Ağustos 1999’da  Kocaeli Gölcük Depremi ve Patlaması’ndan önce bir grup azgın inkarcının, “…Hani müslümanlığın Allah’ı nerede? Gelsinler bizi engellesinler. Artık bizi yenecek güç yoktur.” Diyerek iyice kudurması gibi durumlarda Allah âni cezasıyla çarpmıştır ! Deniz kenarında bulunan ve yerin dibine çöken binaların içinden depremzedeleri kurtarmak için yurtdışından gelen yabancı dalgıç görgü şahitleri, dehşet içinde “Bazı ölmüş insanların başlarının domuz başı olduğunu, bazılarının ise köpek başı olduğunu” görmüşler, korkuya kapılarak işi bırakmışlardır. Bunları belki haber ajansları o zaman bildirememiş olabilir; orada yaşayan bir akrabamız görgü şahitlerinden bize aktardı. İbret alına!..

Yarım inanmanın da dünyada cezasının “rüsvaylık” olduğunu Allahü Teala

bildiriyor!

Kur’an’daki 5 Kaf Ayeti de Müslümanlar için çok etkili ve koruyucu kalkan oluşturan âyetlerdir! Tavsiye edilir! İnşallah yakın bir zamanda temiz kalpli garipler hürmetine ve “Beş Kâf Âyeti”nin hakkı için bütün fitne kaynakları temizlenir!…Âmin !

Selam ve dua ile…Mimoza33 …….

; Türkiye; 23.03.2008

16.02.2008 Tarihli Mesajı Paylaşan ve Teşekkür Edilen Siteler:

http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=49755

http://nolimits.goodlinq.info/iftar%C3%A2gdl/

BEŞ KAF ÂYETİ VE TÜRKÇE OKUNUŞLARI:

(İLÂHİ HAZİNEDEN BİR HAZİNE; ÖZELLİKLERİ VE SIRLARI)

1-    Bakara süresi, âyet: 246 (Elem tera………………bi’z-zâlimin)

2-    Âl-i İmran, âyet: 181 (Lekad semiallahü……….li’l-abîd)

3-    Nisa Süresi, âyet: 77 (Elem tera……………………fetîlâ)

4-    Maide süresi, âyet: 27 (Vetlu…………………………muttakîn)

5-    Ra’d sūresi, âyet: 16   (Kul men…………………….kahhar)

Birinci âyetin sonuna şu cümle ilâve edilir: “Kadîrun alâ mâ yürîd..”

İkinci âyetin sonuna: “Kaviyyun lâ yehtâcü ilâ muîn”

Üçüncü âyetin sonuna : “Kahhârun limen tağa ve asâ…”

Dördüncü âyetin sonuna: “Kuddūsün yehdî men yeşâü” yazılır.

Beşinci âyetin sonuna: “Kayyūmun yerzuku men yeşâu’l- kuvvete.”

OKUNUŞLARI:

Bismillâhi’r Rahmâni’r Rahîm

  • (Bakara:246) Elem tera ile’l melei min benî İsraîle min ba’di Mūsa iz kâlū linebiyyin lehümü’b as lenâ meliken nükâtilü fî sebîli’llâhi, Kâle hel aseytüm in kütibe aleykümü’l kıtâlü ellâ tükâtilū, Kâlū ve mâ lenâ ellâ nükâtile fî sebîli’llâhi  ve kad uhricnâ min diyârînâ ve ebnâinâ, felemmâ kütibe aleyhimü’l kıtâlü tevellev illa kalîlen minhüm, vallahü alîmun bi’z-zalîmîn. (+ kadîrün alâ mâ yürîd).
  • (Âl-i İmran:181) Lekad semiallâhü kavle’llezîne kâlū inna’llâhe fakîrun ve nahnü eğniyâü, senektübü mâ kâlū ve katlehümü’l enbiyâe biğayri hakkın ve nekūlü zūkū azâbe’l harîk. (+ Kaviyyün lâ yehtâcü ilâ muîn)
  • (Nisa: 77) Elem tera ile’llezîne kîle lehüm küffū eydiyeküm ve ekîmū’s salâte ve âtü’z zekâte felemmâ kütibe aleyhimü’l kıtâlü izâ ferîkun minhüm yahşevne’n nâse kehaşyeti’llâhi ev eşedde haşyeten ve kâlū Rabbenâ lime ketebte aleyne’l kıtâle, levlâ ehhartenâ ilâ ecelin karîbin, kul metâü’d dünyâ kalîlün ve’l âhiratü hayrun limeni’t tekâ velâ tuzlemūne fetîlâ. (+ Kahhârun limen tağâ ve asâ).
  • (Maide: 27) Vetlü aleyhim nebee’bney Âdeme bilhakkı iz karrebâ kurbânen fetükubbile min ehadihimâ velem yütekabbel mine’l Âhar. Kâle leektulenneke, kâle innemâ yetekabbelü’llâhü mine’l müttekîn. (+ Kuddūsün yehdî men yeşâü).
  • (Ra’d: 16)  Kul men Rabbü’s semâvâti ve’l ardı kuli’llâhü, kul efettehaztüm min dūnihi evliyâe lâ yemlikūne lienfüsihim nef’an velâ darran.  Kul hel yestevî’l e’mâ ve’l basîru em hel testevî’z zulümâti ve’nnūru, em cealū lillâhi şürekâe halakū kehalkıhi, feteşâbehe’l halku aleyhim. Kuli’llâhü hâliku külli şey’in ve Hüve’l Vâhidü’l Kahhâr. (+ Kayyūmün yerzuku men yeşâü’l kuvvete).

 BEŞ KAF ÂYETİNİN ETKİSİ:

     …..Bir grup evliya Abdülkadir-i Geylani Hazretlerinden (Allah sırrını takdis

eylesin), o da emîru’l mü’minin Ali bin Ebū Tâlip’ten (r.a.), o da Peygamber seyyidi (s.a.v.) Efendimiz’den rivayet ediyor:

              “Kim bu beş âyeti kerimeyi her gün okur ki her âyette on (KAF)

vardır veya bunları yazar veya harflerinin kesrini vufkuna yayar ve başında taşırsa, muhakkak Cenab-ı Hakk ona on iki bin melek gönderir ki ellerinde nurdan harp âletleri bulunur, o kimseyi âfetlerden, belâlardan korurlar. Ayrıca Cenab-ı Hakk, onun için FİRDEVS Cennetinde kırmızı yakuttan altı yüz saray yapar. Bir hükümdar bunu okuyacak olursa, saltanatı devam eder. Kendisine nusret kapıları açılır. Zafer güneşi üzerinde parıldar. Şevketi kemal bulur. Heybet ve ihtişamı artar. Allah kendisine altı yüz hükümdara denk gelecek idare imkanı lütfeder. Allah bütün hükümdarları, vezirleri, devlet adamlarını, kadıları ona musahhar eder. Bütün düşmanlara galip gelir. Haşere ve eziyet veren hiçbir şey ona zarar vermez.”

         Hazret-i Âişe Sıddîka’dan (R.A.) yapılan rivayete göre Fahr-i Âlem

Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kim bu beş âyeti ki içinde elli KAF harfi vardır Cuma günü yazar da su ile yıkayıp içerse, içine bin şifâ sokmuş, bin sıhhat yerleştirmiş, bin rahmet koymuş, bin şefkat, bin yakîn, bin kuvvet ve yüz bin nur indirmiş olur. Kendisinden her türlü hastalık koparılıp alınır, üzüntü ve kederi kaldırılmış olur.”

Sahib-i Arais tefsirinde deniliyor ki:

         “Kim bu beş ayeti okur ve onu uygun şekilde üstünde taşırsa (veya onlara uygun kendine bir düzen verirse) Allah onu zehirlerden, sihirden, bela ve eziyetlerden emin eder (güven içinde bırakır).Cinleri onun üzerine müvekkel kılar(yani cinler onun emrinde olur.) Ve kendisi tasarruf ehlinden olur; bu ayetlerin kerameti ile bir nice tasarruflar elde eder. Nitekim Cenab-ı Hak Kelam-ı Kadim’inde de buyuruyor ki:

         “Kur’an okuduğun zaman seninle âhirete inanmayanlar arasına görünmeyen bir perde çekeriz.” (İsra S. 45)

    Selmân-ı Farisî’den (r.a.) yapılan rivayete göre; Resūlullah (s.a.v.)

       Efendimiz’e dedim ki:

     Yâ Resūlallah! Gelip geçen ömründe nice günah ve isyanlarda

bulundum. Ömrümün sonuna yaklaşmış bulunuyorum. Bana, ömrümü uzatacak bir şey öğret ki onu okuyayım; hem günahlarım bağışlansın olsun, hem de muradım yerine gelsin.

         Bunun üzerine Selman diyor ki: Resūlüllah (s.a.v.) Efendimiz bana bu beş âyeti öğretti ve buyurdu ki: “Kim bu beş âyeti okur ve bunun kesr-i bestini taşırsa ömrü uzatılır, günahı bağışlanır, muradı yerine gelmiş olur.” (Tefsir-i Arais, Tefsir-i Kevaşi)

KAYNAK:

“Hazînetü’l- Esrâr Celîletü’l Ezkâr” Kitabı,

S. 258-264

NOT: Bu duaların etkili olması ve manevi yardım için, büyük günahlardan uzak durmak, ibâdet görevini yapmak, dürüst ve temiz bir yaşantı gerekir! Selam ve dua ile.