DİKKAT ! ! ! !

GİZLİ, ÜLKESEL FELAKETLER !!!!


                                          

                                                 

                                                           

                                                            

          Alacakaranlıkta tekrar merhaba! Neden böyle selamlıyorum; çünkü artık tehlike ve felaketlerle dolu bir dünyada yaşıyoruz! Ve insanlar nasıl zehirlendiklerini, nasıl aldatıldıklarının farkına bile varamıyor !..

         Bundan sonra alarm, felaket haberlerine derece verelim, diyorum:

* 1 kişiyi ilgilendiren tehlike ve felaket haberlerinde 1 alarm/  ünlem;

         * Aile, kurum, mahalleyi ilgilendiren tehlikelerde 2 alarm;

         * Şehri ilgilendiren tehlike haberlerinde 3 alarm;

         * Bir ülkeyi ilgilendiren felaket haberlerinde 4 alarm;

         * Dünya’yı ilgilendiren felaket haberlerinde 5 alarm.

         Bu açıklamadan sonra kimse kimsenin başına gelenlere aldırmazlık etmesin, küçümsemesin ! Çünkü herkesin başına her şey gelebiliyor!

         Şu geçenlerde Filipinler’de batıp ta 800 kişinin öldüğü feribot kazasını  hatırlayalım! “Fırtınalı havada yolculuk edilmesin, batar!” demişler. Ama dinleyen kim !? Şu insanoğlunun gaflet ve inadı bir çok kimseyi felakete götürüyor! Kimse de helak olan bir şeyi geri getiremiyor! Ceza verilse bile, kimse yok olan güzel varlıkları ve canlıları  geri getiremiyor! Bunca bilgi, teknoloji ve acı olaylara rağmen; aptalca inat eden kimselere ne yaparsın!

Hz.İsa a.s. gibi ahmaklardan kaçmak lazım! Cahillerin yanında da Hz. Mevlana’nın dediği gibi kitap gibi sessiz olmak lazım!  Hz.İsa a.s., “İsmi a’zam duası” nı körlere ve hastalara  okuduğunda iyileştiklerini, ölülere okuduğunda canlandıklarını fakat ahmak bir adama defalarca okuduğu halde hiçbir tesir etmediğini söyleyerek adamdan kaçarak uzaklaşıyormuş, ders alalım!

*        *        *        *        *        *        *

      

TURKUAZ & AQUAFİNA Suları Hakkında

 

             Bu yazı Y.Doç.Dr. Cemalettin CAMCI tarafından hazırlanmıştır.
           
Dün gece eve dönerken su almak üzere markete uğradım, görevliye şöyle sordum:
           
1,5 lt. su var mı? Ama Turkuaz dışında lütfen ! Turkuaz çıktığından beri bu şekilde su alıyordum artik. Para verip kötü su içmeye hiç niyetim yok! Marketteki adamın dediklerini aynen aktarıyorum:
           
– Abi, ben o sudan satmıyorum. İnan ki gelen müşterilerden onda dokuzu senin söylediğin şeyi söylüyor.
           
Peki, neden halen satıyorlar?’ diye sordum.
           
– Abi, Turkuaz suyu, marketlere bedava veriliyor, satarsan kara geçiyorsun, satmazsan öylece duruyor. Ama ben satmıyorum, çünkü alan yok.
           
Ayrıca Coca Cola satanın Turkuaz da satma zorunluluğu var, hatta Başka su sattırmamaya çalışıyorlar.
 
        Uzun söze gerek yok; hiç kimse almazsa, hiç kimseye satamazlar…
           
Lütfen okuyun, okutun! Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum.
           
Türkiye’de bazı şişeli içme suları doğal kaynak suyu değil.
           
Doğal kaynak sularında devlete para ödemeniz gerekiyor, artı bu tesislerin yatırım maliyeti çok yüksek.
           
Dolayısıyla Coca Cola ne yaptı; kaynak suyu araştırmalarının maliyetlerini çok yüksek bulduğu için Bursa/Kestel ovasındaki Coca Cola fabrikasında derin kuyu pompalarıyla ovanın suyunu çekerek bunu da termostan geçirip filtre ederek hem Coca Cola meşrubatını hem de Türkuaz’ı şişelemeye başladı.
           
Turkuaz’ın etiketinin üst ve altındaki Kahverengi şeritlere dikkat edin:
           
‘Sofra İçeceği’ yazar. Devlet, Coca Cola’nın uyanıklığını kanuna uydurmak ve uyanıklığa yapılacak itirazları bertaraf etmek için böyle bir kural çıkardı!
           
Binlerce dönümlük tarım arazisinin bulunduğu ve Coca Cola hariç hiçbir İşletmeye ‘derin kuyu pompası’ çakma izni verilmeyen Kestel ovasında, yeraltından çekilen su, filtre edilip daha sonra içine bazı mineraller katıldıktan sonra Türkiye’nin en ücra kasabalarına bile satılıyor ve lıkır lıkır içiliyor.
            
Bazı yazlık kasaba ve köylerde neredeyse Turkuaz harici içme suyu bulamazsınız çünkü dağıtım ağı çok güçlü. Bayilere baskı bile olduğu yolunda duyumlar aldım.
           
Turkuaz içmeye devam edecekseniz, unutmayın, yapay bir su içiyorsunuz.
           
Duyarlı bir vatandaş olarak konuya dikkatinizi çekerim.
           
Her tarafı doğal kaynak sularıyla dolu memlekette, millete kuyu suyunu zorla ve de üstüne para alarak içiriyorlar.
           
İçmeyin arkadaşlar!
           
Gönderenin Notu:
           
Kola’nın Ülkesi’nin 1960 lı yıllarda, Özellikle ilkokul Öğrencilerine Ücretsiz süt tozu, balık yağı ve peynir yardımı yaptığını, bu tarihlerden sonra Anadolu tarihinde ilk kez çocuk felci vakalarının görüldüğünü ve de sonraları Çocuk felci aşısının ‘rutin aşılar’ arasına sokulduğunu, bu aşıların bizlere büyük paralarla satıldığını HATIRLAYIN VE UNUTMAYIN..
            Küba gibi bir ülkenin ‘İnsan sağlığıyla ticaret olmaz’ diyerek, (ABD de bile patent aldığı) kanser aşısını, yoksul ülkelere ilacı, isteyen Ülkelere de patentini Ücretsiz verdiği, buna karşın tüm AB / ABD / İSRAİL’in yapay hastalıklarla hazinemizi ve sağlığımızı emdiklerini, BİLİN VE UNUTMAYIN..
           
Ücretsiz’ adını bile söylemeyen bu malum firmalar, ‘Ücretsiz su veriyorlarsa’ bunun nedenini DÜŞÜNÜN VE BULUN!!


           
Y.Doç. Dr. Cemalettin CAMCI
           
Fırat Üniversitesi, Elazığ-Türkiye
            *           *           *           *           *

COCA COLA’NIN SIRRI

                   Coca Cola’nın
içeriğinde ezilmiş “Cochineal” böceğinin ( bitinin) kanının kullanıldığını ve
işlem basamaklarını anlatan “power point” sunum dosyasını aşağıdaki adresten
izleyebilirsiniz,

         Arasıra
fabrikaya gelen meyan köklerinin arasına karışan farelerin ezilmiş kanı/ suyu
da extra baharatı oluyor ! Afiyet olsun (!)

         http://library.snowdrop.googlepages.com/2008-CocaCola.ppt