MUTUALLY PROMISING OF TURTLES

         Four turtles had decided to go out for a picnic. They get provisions ready, then set out. As waiting for one year, two year, five years, ten years, they arrive in the place for picnic thirty years later. They take out provisions right away; fizzy lemonades, foods, everything is extracted. Fizzy lemonades are also in the shape of bottle. And THERE IS NO OPENER ! The only solution is that one should go home and take the opener, then should bring it. As a common sense, they choose the youngest turtle. The young one says:

–“I go but I have a condition” and adds:

         –“Nobody should eat any food here until I come back.

         Others also accept this. That personnel sets out. One, two, ten, twenty years pass since then. Meanwhile, one of old turtles gets worse, it is about to die. There is no use that whatever its friends do ! They ask if it has a last wish or not. It also says:

–“As a matter of fact, we promised to the young turtle but may I eat one piece of dish wrapped of grape leaves ?

         Others don’t want to hurt and give a piece of dish wrapped of grape leaves saying “Of course !”

         While it is about to put into its mouth, the young turtle rushs out from brushwood;

         “I’m not going, look ! I’m not going !..”

*        *        *        *        *

                                                               

 

KAPLUMBAĞALARIN SÖZLEŞMESİ

         Dört kaplumbağa pikniğe çıkmaya karar veriyorlar. Erzakları hazırlayıp yola koyuluyorlar. Bir yıl, iki yıl, beş, on yıl derken 30 yıl sonra piknik yerine varıyorlar. Hemen erzakları çıkarıyorlar, gazozlar, yiyecekler, her şey ortaya çıkıyor. Gazozlar da şişe gazoz. Ve açacak YOK ! Tek çözüm, birinin eve gidip açacağı alıp getirmesi. Doğal olarak en genç kaplumbağayı seçiyorlar. Genç eleman:

        “Giderim, ama bir şartım var.” Der ve ekler.

        “Buradaki yiyeceklerin hiçbirine ben gelinceye kadar

dokunulmayacak.”  Diğerleri de bunu kabul eder. Elemanımız yola çıkar. Aradan bir, iki,on,yirmi yıl geçer. Bu arada yaşlı kaplumbağalardan birisi fenalaşır, ölmek üzeredir. Arkadaşları ne yapsa faydasız. Kaplumbağanın son dileği olup olmadığını sorarlar. O da:

         – “Gerçi genç kaplumbağaya söz verdik ama, şuradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu? “ der. Diğerleri de kıramaz ve:

        “Elbette!” diyerek, sarmalardan birini verirler. Tam ağzına atacağı

sırada genç kaplumbağa çalıların arasından fırlar ve:

        “Gitmiyorum işte, gitmiyorum!”  J

 

*        *        *        *        *

 

HABERLEŞME İÇİN/ FOR COMMUNICATION:

·         http://kardelenkutuphanelibrary.spaces.live.com

·         mimoza33m@yahoo.com

·         kardelenkutuphane_library@hotmail.com

*          *          *          *          *