032-GEÇİMSİZ OLMAK VEYA HOŞGÖRÜLÜ, ANLAYIŞLI OLMAK;

YAPILAN HATALARIN İZLERİ       

         Zamanın birinde bir ailenin yaramaz, kavgacı bir delikanlı oğlu varmış.

         Kavgasız günü geçmezmiş. Babası bu halinden vazgeçirmek için çeşitli metotlar denemiş, bir sonuç alamamış. Sonunda şöyle bir fikir gelmiş aklına ve uygulamış. Çivilerle dolu bir torba getirmiş oğluna. Bir de duvara tahtadan pano asmış. “Bak oğlum, arkadaşlarınla kavga ettiğin zaman, her seferinde bu panoya bir çivi çak.” Demiş. Delikanlı daha ilk günde otuzun üzerinde çivi çakmış. Ama tahtadaki çiviler kendisini derin düşüncelere sevk etmiş. Her geçen gün daha az çivi çakmaya başlamış. Birkaç hafta sonra artık hiç çivi çakmaz olmuş. Babasıyla son durumu tartışş, babası ona : “Bugünden itibaren başka bir işleme başlayacağız. Artık kavga ve münakaşa yapmadığın her gün panodan bir çivi sökeceksin.” Demiş. O da gerçekten her gün ardardına çiviler sökmüş, sonunda tahtada hiçbir çivi kalmamış. Babası delikanlıyı panonun yanına çağırır ve :” Aferin artık insanlara iyi davranmayı öğrendin. Bak bu tahtadan yeniden öğüt alabileceğin bir takım şeyler göstereceğim sana. Tahta panoya dikkatlice bak. Söktüğün çivi adedince oyuklar göreceksin. Artık bu pano eski hali gibi değil artık. İnsan arkadaşıyla ya da başka insanlarla tartışır kavga ederse muhakkak ki birbirine kötü sözler sarfederler. Her kötü kelime bir iz, yara, delik bırakır. Zehirli bir ok gibi sözü arkadaşına saplarsın ve ardından pişman olur çıkarsın. Arkadaşından bin defa özür dileyerek affetmesini istersin, ama bu delik aynen kalır ve kapanmaz. Onun için insanlara saygılı ol, onlara iyi davran” diye nasihat etmiş.

 

Hata ile ilgili güzel sözler:

         * Başkalarının kusurlarını tartarken parmağıyla terazinin kefesine bastırmayan insan pek enderdir.  (Langen Fauld)