CANİLER VE SAPIKLAR DÜNYASIYLA YÜZLEŞME !!!

                   (DİKKAT ! 16 Yaşından küçükler için uygun değildir!)

   

            

        Şöyle güzel ve güneşli bir ilkbahar gününde parkta gezerken veya yeşil bir ormanda piknik yaparken dünyanın ne kadar korkunç ve tüyler ürpertici,  beklenmedik olaylarla dolu olduğu çoğu kimsenin aklına gelmez veya onları düşünmek istemez!

Geçen yıl önemli ve ilginç olayları araştıran kendim bile mahallemize bakarak içimden, “Sakin bir mahalle, pek şiddet olayı olmuyor veya görünmüyor!” diye düşündükten birkaç gün sonra abim ile yengem gündüzlerin uzun olduğu bir sabah, saat 6 sularında spor yürüyüşüne çıktıklarında, kar maskeli çevik kuvvet polislerinin bir apartmana çete üyelerini yakalamak için baskın düzenlediklerini görmüşler. Yani insan aklından, “Dünyanın 1001 çeşit hali var!” fikri hiç çıkmamalıdır. Alışkanlıklardan kaynaklanan sabit fikir yanılgısına düşmemek gerek!

Çağlar öncesinde insanların kurban edildiği, kocası ölen kadınların yakıldığı, kölelerin mal gibi alınıp satıldığı dönemlerden bugüne vahşilik açısından pek bir şey değişmemiştir! Günümüzde de başta Avrupa olmak üzere ölüm cezasını, aslında Allah’ın “cana can, dişe diş, göze göz…” ilahi hükmünü beğenmeyen veya uygulayamayan hukuk sistemine sahip ülkeler, seri katillerin ve sapıkların artmasına neden olmuştur!

“Ed Gein” gibi anormal derecede ürkütücü seri katilleri ve sapıkların hikayelerini anlayınca ABD gibi ülkeler elektrikli sandalyeye oturtmasın da ne yapsın! Orta yaş kuşağında olanlar hatırlayabilirler; yıllar önce müfettiş Kruzo’nun maceralarını konu edinen dizi yayınlanırdı. Onun Çinli bir hizmetkarı vardı. Ona demişti ki, “Ben eve gelince, saklandığın çeşitli yerlerden bana saldır, reflekslerim gelişerek duyarlılığım artsın!” Böyle bir dünyada faydalı bir metot! İnsanlar nazlı ve tecrübesiz yetişmemeli ! Korkak ve mıymıntı evlatlar ve arkadaşlarla hayatta neyi başarabilirsiniz !?

Size gerçek hayat hikayelerini anlatan korkunç 3 sinema filminin konusunu incelemenizi tavsiye eder, hafızanızda unutulmaz tecrübe olarak kalması için de mümkünse izleyebilirsiniz !!! Zararlı yönü de olabilmekle beraber hayati önem açısından faydası, zararından çoktur ! Şarabın ise zararı faydasından çoktur! Bu yüzden haramdır !

Hayatta hep ilkbahar ve yaz mevsimini yaşamak isteyenler, romantizm düşkünleri, böyle savaş, cinayet, felaket ve korkunç şeyleri duymak istemezler ! Yaşam, iyi ve kötü olaylardan oluşan bir mozaiktir. Acı gerçeklere kulak tıkayıp yüz çevirenler, Dünya yuvarlak olduğundan ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın, isterse zikzak şeklinde, başladığı noktaya bir gün döner ! İnsanoğlunun öğrenmesi gereken gerçekler vardır; bir de öğrenip te yapması gereken iyilik ve yardımlar vardır !

Müslümanlıkta her gün okunan dualar vardır. Bir Müslüman bazı günahları olsa bile, kötülüklerine pişmanlık duyar ve kendini kontrol etmeye çalışarak dua ederse, böyle kullarına Yüce Yaratan hafif cezalar verir veya affeder!

Allah’ın hükümleri hep insanlığın faydası içindir; fakat dinleyen ve uygulayan insanlık nerede?

Belki de yakın bir gelecekte Dünya sularla ve ateşlerle kirlerinden, sapıklardan, yoldan çıkmışlardan ve gazaba uğramışlardan temizlenecek ! Esenlik ve dualarla…24 Ocak 2009

 

1-ED GEIN… (AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ)

 

AMERİKA’NIN İLK SERİ KATİLİNİN TÜYLER ÜRPERTİCİ GERÇEK HİKAYESİ

1907 doğumlu en az 15 kişinin ölümünden sorumlu bir seri katil: Ed Gein..1957 yılında seri katil olduğu ortaya çıktığında bütün ulusu sarsacak bir şekilde şoka uğratmıştır. Ed Gein, 1950’li yıllarda Wisconsin’in Plainfield kasabasında yalnız yaşayan utangaç bir çiftçidir. Gençlik yıllarını seksin büyük bir günah olduğuna inanan dindar annesiyle geçirmiş, onun ölümünden sonra kadın vücuduna merak sararak, anatomi konusunda araştırmalar yapmıştır. Bu araştırmalardan öğrendiklerini mezarlıklardan çaldığı cesetler üzerinde uygulamaya başlamıştır.bir süre sonra daha büyük merakla ve kana susamış bir şekilde canlı kadın bedenleri isteyen Ed Gein, kurbanlarını genellikle annesinin öldüğü yaştan (55) seçmiştir. Cesetlerle cinsel ilişki ve yamyamlığın dışında derilerinden elbise dikme, duvarları bu derilerle kaplama gibi sapıklıklar da gösteren katil,1957 yılında yakalandığında evinde bir ayakkabı kutusu dolusu üreme organı, duvarlara asılmış kadın kafaları yenmek için ayrılmış iç organlar bulunmuştur. Yaşamının son yıllarını akıl hastanesinde geçiren Ed Gein, 77 yaşında kalp yetmezliğinden ölmüştür.

KAYNAK 1: http://urun.gittigidiyor.com/ED-GEIN-URPERTICI-GERCEK-DEHSET-VERICI_W0QQidZZ4919776

KAYNAK 2: http://www.korku.org/index.php?news=ed-gein

*        *        *        *        *

* “Öteki sinema” ile ilgilenip de Ed Gein’in hikayesini herhalde bilmeyen yoktur. Hastalıklı derecede zorba bir annenin demir yumruğu altında kişiliği bozuk bir insan müsveddesine dönen Ed Gein, annesinin ölümüyle beraber 50 yaşında antisosyal ve tek başına, yapayalnız, zavallı bir insancık olarak kalakalır. Yavaş yavaş yalnızlıktan ve anne özleminden iyice delirir ve 1 sene sonra annesini mezardan çıkarıp evinde saklamaya karar verir. Bir dizi sapkınlık, ölü sevicilik ve katilliğe kadar giden korkunç yanlış bir oyun başlamıştır artık…

Oedipus Kompleksi ve “çocuklarını demir bir yumrukla kendi emirleri altında tutan anne babaların dehşeti”ni yansıtan bu hikaye, insanoğlunun sosyal yapısının çekirdeğindeki aile kavramının içinde saklı korkunç bir hastalığı su yüzüne çıkardığı için herkesi derinden etkilemiştir. Bu sebeptendir ki üzerine türlü sinema başyapıtları yapılmış, bu korkunç hikaye adeta mitoslaştırılmıştır.

http://www.otekisinema.com/?tag=ed-gein

 

Yönetmen: Chuck Parella


Oyuncular: Steve Railsback,Carrie Snodgress

Film Yapım Yılı: 2000

Yapım: 2004 ANS Uluslar arası Yapım Yayın Reklamcılık A.Ş.

 

Ve 2004 Palermo Film Ltd. Şti.

*        *        *        *        *

2-A

Teksas Katliamı (The Texas Chainsaw Massacre)

(AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ)

            20 Ağustos 1973 günü güvenlik güçleri, Teksas Travis Country’deki mezbahalardan birisinde çalışan Thomas Hewitt’in çiftlik evine bir baskın düzenlediler.
            Polisler bu meşum çiftlik evinde 33 kişinin doğranmış cesedi ile karşılaştılar. Kurbanlarının yüzülmüş derilerinden bir maske takan, ve “Deriyüz” olarak bilinen testereli katilin yarattığı dehşet gazetelere “Teksas Katliamı” olarak yansıdı. Bugün bile üzerindeki esrar perdesi tam olarak aralanamamış bu korkunç olay tüm zamanların bilinen en korkunç seri cinayeti olarak biliniyor. Yetkililer ölü olarak ele geçirdikleri deri maskeli bir adamı cinayetlerden sorumlu tutarak davayı kapattılar. İlerleyen yıllarda meydana gelen olaylar, polisin tüm soruşturmayı büyük bir beceriksizlikle yürüttüğü ve gerçek katilin asla yakalanamadığı şüphesini doğurdu.
            Bu korkunç cinayetlerin bilinen tek tanığı ilk kez sessizliğini bozdu ve ıssız Teksas otobanında beş gencin yaşadığı kabusun iç yüzünü anlattı.

Sinema tarihinde benzeri görülmemiş bir başarı kazanan ilk filmin ardından Teksas Katili bir kez daha iş başında.
            Teksas Katliamı’nın 1974’te çekilen orijinal versiyonu, kanı donduran gerçekçi sahneleri sayesinde izleyenleri şok etmiş ve inanılmaz bir başarı elde etmişti. Gerçek olaylara dayanan bu korku hikayesi, türünde bir çok filme öncülük etmiş, tüm zamanların en iyi korkularında sayılıyor. İlk film 150.000 dolar gibi mütevazı bir bütçe ile kotarılmış olmasına karşın benzeri görülmemiş bir başarı kazanmış ve 100 milyon doların üzerinde hasılat yaparak sinema tarihinin en önemli kült filmlerinden birisine dönüşmüştü.
            “Deri Surat” şeytanı ifade eden bir ikon olarak popüler kültürde yerini alırken, ilk film yapım bütçesinin yüzlerce kat üzerinde gişe yaparak sinema tarihinin ticari açıdan da en başarılı filmlerinden birisi olmuştu. Armageddon, Ada, Pearl Harbour filmlerinin yönetmeni Michael Bay’in yapımcı koltuğuna oturduğu bu yeniden çevrim de ilk film gibi büyük beğeni ile karşılanmış ve Amerika’da onbinlerce seyirciyi sinema salonlarına çekmişti.

            Filmin Künyesi
Yönetmen: Marcus Nispel
Senaryo: Kim Henkel, Tobe Hooper
Yapım: ABD
Dil: İngilizce
Süre: 98 dak.
Dağıtım: Bir Film

Yapım Yılı: 2003
            Oyuncular:
Jessica Biel, Jonathan Tucker, Erica Leerhsen, Mike Vogel

http://www.ntvmsnbc.com/news/377811.asp ;

Ocak 2009

2-B:

Teksas Katliamı

The Texas Chainsaw Massacre

Sene 1969. Vietnam Savaşı başlar. ABD’nin ölü sayısı felaket boyutlarında, kayıpları ölçülemez niteliktedir; askeri mekanizmayı beslemek için gençlere askere çağrı belgeleri yağmaktadır. Sıra 18 yaşındaki Dean Hill’e gelir. Ama Dean henüz yoklamaya gidemeden, Vietnam’daki görevinden yeni dönmüş olan ağabeyi Eric, Dean’e bir sürpriz yapmaya karar verir. Kendisini çok seven nişanlısı Chrissie’nin tüm endişelerine rağmen, Eric çok sevdiği Deniz Kuvvetleri’ne tekrar kaydolarak ne yapacağını bilemeyen erkek kardeşine göz kulak olmayı planlar.

Ne yazık ki, Dean’in planları Eric’inkiyle uyuşmamaktadır. Dean’in niyeti basittir: Askere çağrı belgesini bir kenara bırakıp, kararlı kız arkadaşı Bailey’yle Meksika’ya gidecektir. Ama her iki çift de karşılarına çıkacak gerçek savaşın ne olduğunu bilemeden, son bir büyük eğlence için Teksas’a giderler. 

Yolculuklarının başlamasından kısa bir süre sonra, dört genç, saldırgan motosikletçiler Holden ve kız arkadaşı Alex tarafından korkutulurlar. Alex grubun cipini takip ederken ciddi bir kaza yapmalarına yol açar ve Chrissie araçtan dışarı fırlar. Alex yaralı üçlüyü soymaya çalışırken, Şerif Hoyt olay yerine gelir ve her şeyi alt üst eder. Chrissie yakındaki bir çalılıkta saklanarak, şerifin bilinmez bir nedenle arkadaşlarını tartaklamasını ve ardından polis arabasının arkasına geçmelerini emredişini izler.

Chrissie’nin bilmediği şey, Hoyt’un onları Hewitt ailesinin evine götüreceğidir. Burada, gençleri, Hoyt’un sonradan Leatherface olarak tanınacak korkunç canavara dönüşmek üzere olan yeğeni Thomas ile Hewitt ailesinin diğer üyeleri beklemektedirler. Chrissie, ailenin sevdiği insanlara yaptıkları korkunç şeylere tanık olur ve yaşamaları için tek umutlarının kendisi olduğunu anlar.

http://sinema.milliyet.com.tr/Film.aspx?FilmNo=1365 ;

Ocak 2009

 

*          *          *          *          *

2-C

Teksas Katliamı

İki kardeş savaşa gitmeden önceki son hafta sonlarını geçirmek üzere kız arkadaşlarıyla birlikte plan yaparlar. Aynı zamanlarda Texsas’ın küçük bir kasabasında tek geçim kaynağı olan bir mezbaha çevreyi rahatsız ettiği için kapatılmak üzeredir. Bu mezbahada çalışanlardan biriside akli dengesi bozuk, psikopat Thomas Hewitt’dir (Leatherface). Hewitt’in ustabaşını öldürdüğü sıralarda bu iki kardeş ve kız arkadaşları ıssız otoyolda bir kaza yaparlar. Çok geçmeden kaza yerine gelen şerifin gerçek şerif olmadığını, gerçek şerifinse Leatherface tarafından öldürüldüğünü anlayacaklardır. Burası ıssız bir kasabadır ve ortada olanları fark edecek kimseler yoktur. Şimdi gençler öldürme yeteneğini geliştirmek üzere eğitilen Leatherface, kız kardeşi ve bunak amcaları Monty ile başbaşa kalmışlardır.

http://www.geyikhane.biz/forums/f216/teksas-katliami-izleee-12277/

Ocak 2009

*          *          *          *          *         

2-D

Teksas Katliamı

            1973’te Amerikan Tarihi’nin en korkutucu ve tüyler ürpertici olaylarından biri yaşanır. Beş genç arkadaş Texas’ın terkedilmiş, küçük bir şehrinde ortadan kaybolurlar. Onlardan hiç haber alınamaz. Bu korkunç olay, bugün bile çözülememiştir…

            Bir belgesel film yapımcısı, üzerinden yıllar geçmesine rağmen yaşanan bu katliamın izini sürmektedir. Çünkü o Teksas katliamının hayatta kalan tek kişisidir. Korku içinde yaşanan otuz yıldan sonra, bu kadın birdenbire ortaya çıkacak ve gerçekten neler yaşandığını anlatacaktır. Bu film yapımcısı üç yıl süren araştırmalarını bir filme kaydetmektedir. Bulunan bütün belgeler Şerif’in odasındaki dolapta kilitli durmaktadır. Bunlar 73’te yaşanan katliamın gerçek sahneleridir…

            Dedektifler kanıtların ardından iz sürerler. Bu onları katliamın yaşandığı evin bodrumuna götürür. Bu sırada korkunç bir görüntüye sahip ve insan derisinden yapılmış berbat bir maske taşıyan cani, iki araştırma görevlisini korkunç bir şekilde öldürür. Bütün bu cinayet işlenirken herşey filme alınmış ve bir kanıt olarak kalmıştır. Suçlar işlenmiş ancak cani yakalanamamıştır.

http://www.sinematurk.com/film.php?action=goToFilmKeywordsPage&filmid=15375&type=film#konu ;

Ocak 2009

         

3- Kurt Kapanı (Wolf Creek) (AVUSTRALYA)

“Wolf Creek – Kurt Kapanı” Avustralya’nın terk edilmiş bölgelerinde yaşanan gerçek olaylara dayanmaktadır.

Avustralya’da her yıl 30,000 kişi kayboluyor.

% 90’ı bir ay içinde bulundu.

Diğerlerinin izine bir daha hiç rastlanmadı…

2005 Sundance Film Festivali’nde, film, cesur, hipnotize edici bir görsel gerilimle, dayanılamayacak ölçülere ulaşan bir korku filmini harmanlamış bir yapıt olarak yorumlandı.

FİLMİN ÖYKÜSÜ
Olaylar, üç üniversite arkadaşı olan, Liz, Kristy ve Ben’in, tatil için Wolf Creek Ulusal Parkı’ndaki gizemli meteor kraterini görmek üzere parka gitmeleriyle başlar. Geri döndüklerinde arabalarının çalışmadığını görürler. Hiç kimsenin olmadığı bu dev, boş alanda çaresizce kendilerini kurtaracak birilerini beklerler.

Hava kararmaya başladığında, oranın yerlisi olan bir adam (Mick) gençleri kamyonuyla kurtarır. Sabah olduğunda, Mick’in, arabalarını tamir etmek ve onların gitmelerine izin vermek gibi bir niyeti olmadığı gerçeği ortaya çıkar. Üç arkadaş bir kaçış yolu ararken, inanılmaz, vahşet dolu gerçekle yüz yüze gelirler.

YAPIM HAKKINDA…
Film, yazar ve yönetmen Greg McLean’in korku türünü tekrar kavramlaştırmak istemesiyle ortaya çıktı.

Düşünce tohumları büyüdükçe, sinemanın hayal edebileceği her şeyden çok daha soğuk bir gerçeklikten köklenmeye başladı. “Filmin tretmanını yazmaya başladığımdan bu yana altı yıl geçti” diyor McLean ve ekliyor “Gerilim kavramıyla ve Avustralya’da yaşayan bir karakter fikriyle başladım. “Crocodile Dundee” ‘deki klasik Avustralya yerlisi figürünü yerle bir edecek bir karakter yaratmak istedim. Seneler içinde Avustralya’da meydana gelen birkaç gerçek olay duydum. Bunlardan biri, Ivan Milat adlı otoyolda otostop yapanları alıp, onlara ormanda korkunç şeyler yapan bir seri katildi. Bu olay bir çok açıdan çok etkileyiciydi çünkü tüm gerilim ve korku unsurlarını, benim ele alabileceğim tüm diğer şeylerden daha iyi vurguluyordu. Bu dava, Mick Taylor karakterinin neler yaptığı, geçmişinin nasıl olduğu gibi konularda belirleyici oldu.

Son zamanlarda gene benzer bir olay olan Bradley Murdoch davasında katil, Batı Avustralya’da yaşayan oto yollarda bozulan arabaları çekmek bahanesiyle iki İngilizi kaçıran, adamı vuran ve kadına tecavüz eden benzer bir karakter.” [ 12/1/05 itibari ile, bu dava hala Avustralya’nın kuzeyinde sürüyor.]

Bu olaylar Avustralyalıları şaşırtırken, yabancıları da korkutuyor. Cinayetler şiddet, vahşet ve korku içeriyor ve soğuk kanlılıkla planlanıyor. Dünyanın en güzel plajlarına sahip olan Avustralya, bir anda ruh hastası, yalnız adamlarının akıllarında cinayet fikriyle otoyollarda dolaştığı ve evlerinden uzak turistler aradıkları bir yere dönüştü.

Filmin künyesi
Yönetmen : Greg McLean
Senaryo : Greg McLean
Süre: 99 dk.
Tür: Gerilim
Dağıtımcı: Medyavizyon

Oyuncular:
John Jarratt, Cassandra Magrath, Kestie Morassi, Nathan Phillips, Gordon Poole, Guy O’Donnell
Yapım : 2005 Avustralya

Web Sitesi: http://www.wolfcreekthemovie.com

 

KAYNAK: http://www.ntvmsnbc.com/news/368309.asp

*        *        *        *        *

4- SATANİSTLER 4 KİŞİYİ KESİP, YEDİLER!! (RUSYA)

Rusya’da 8 şüpheli satanist, bölge sakini 4 Rus gencini bıçakla öldürüp cesetlerini yedikleri gerekçesiyle tutuklandı.

 

Rusya polisinin açıklamasına göre, yaşları 16-17 arası olan 4 genç, ayrı ayrı tuzağa düşürülerek Volga Nehri yakınlarında kırsal bir kesimde bulunan kır evine getirildiler. Üçü kız, biri erkek olan kurbanlara, önce zorla içki içirildi.

Ardından satanistlerin ayini olarak her kurban 666 kez bıçaklandı. Satanistler, kır evinin yanındaki ağacın altında ateş yakarak kurbanların parçalarını pişirerek yediler.

 

http://www.habervakti.com/detay.asp?id=55576&kat=Toplum ;

 

9/12/2008

*      *      *      *      *

5- SERİ KATİLE İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULANDI ! (TÜRKİYE)

Anne ve babası çalıştığı için gündüzleri evde tek başına kalan Vedat Karabulak’ı (8) 6 Temmuz 2005’te Beylikdüzü’ndeki evlerinde öldürdüğü belirlenen Deniz Yağmur, Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde son kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, sanığı suçlu bularak ağırlaştırılmış ömür boyu hapse çarptırdı. Mahkeme, duruşmadaki iyi halini dikkate alarak sanığın cezasını ömür boyu hapse çevirdi. 2002 yılında işlediği bir cinayetten aldığı 10 yıl ağır hapis cezası 6 yıl 8 aya indirilen ve Şartlı Salıverme Yasası’ndan tahliye edilen Deniz Yağmur’un, Beylikdüzü’ndeki cinayetin ardından biri 15 yaşında çocuk olmak üzere 4 kişiyi daha öldürdüğü belirlenmişti.

 

KAYNAK: Hürriyet Gazetesi; 18.01.2008