ACI VE GÖZYAŞI İÇİNDE KAHRAMANMARAŞ’TAKİ HELİKOPTER KAZASINDA DALAVERELER !..
   
 
 

Bölüm 1:

! ! ! HELİKOPTER KAZASINDA ŞÜPHELİ TESPİTLER VE PÜF NOKTALAR !!!

1- Muhabir İ.G. , basına verilen 26 Mart 2009 Tarihli telefon konuşması metninin bir yerinde;  “Ölen de var herhalde. Bu arkadaş kim ya.” Diyor. Orada bilinçli olarak yüzünü tanımadığı birini görmüş gibi. CNN’de, Haber Vakti Sitesindeki videoda, orijinal telefon kaydındaki konuşma metninde ise ayrıca şöyle konuşma geçiyor;

 “112 Görevlisi: Diğerleri yanınızda değil, değil mi? O diğer 5 kişi yanınızda değil, şu anda..

İ.G. :Biri yanımda…Biri ayağımın altında…Biri…

 

(Tam o sırada 112 Görevlisi  sanki dinlemek istemiyor, kesmek ister gibi “Hıh, siz cevap alabiliyor musunuz sorduğunuzda?” diyor. Orada kuvvetle muhtemel başka yabancı biri, suikastçı biri var, o kişi kimsenin bilmediği silah zoruyla binmiş veya gizlice helikoptere binmiş biri de olabilir ! Telefon konuşmasındaki ‘Biri yanımda..Biri ayağımın altında…Biri…’ kısmının  basında çıkan telefon metninde verilmemesi de şüphe doğuran, noksan ve yanlış bir iş ! Ve o kadar konuşmayı net yapan kişinin meçhul şahsı tanımayacak kadar bilinci yerinde olmaması imkansız gibi ! 

2- Yazıcıoğlu, helikoptere binmek isteyen biri değil. Basına da yansıdığı kadarıyla, bunu kendisine teklif edenlere, "Beni öldürmek mi istiyorsunuz?" demişti.

(Kaynak: “Muhsin Yazıcıoğlu Kazasındaki Tuhaflıklar “ Köşe Yazısı, Zaman Gazetesi, 28.03.3009)

            YORUM: Kendisi de, belki güvenlik veya önceki suikastler nedeniyle ya da  kış günü karlı ve sisli bir havada yolculuk yapılmayacağını tahmin ederek böyle bir hissini ve endişeni belirtmiş! Fakat isteyerek mi yoksa zorla mı bindiği meçhul!

3- BBP Genel başkan yardımcısı Remzi çayır,: “Miting devam ederken helikopter bir yere gitti.Nereye gitti, ne yaptı bilen yok.”

(Zaman Gazetesi; 27.03.2009)

Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını almadan önce helikopterin bulunduğu yerden ayrılıp bir müddet sonra döndüğü söyleniyor. Helikopter sadece yakıt mı aldı, kimler yanına yaklaştı?

(Kaynak: “Muhsin Yazıcıoğlu Kazasındaki Tuhaflıklar “ Köşe Yazısı, Zaman Gazetesi, 28.03.2009)

YORUM: Helikopter yakıt almaya gitme bahanesiyle ayrıldığında, kaza sonrası muhabirin, “Bu arkadaş kim ya?” dediği muhtemel sabotajcı, suikastçı şahsın binmiş olabileceği anlaşılıyor ! Ayrıca ipucu ve kanıt bırakmamak için gerekli hazırlıkları yaptıkları tahmin ediliyor. Helikopteri kendisi de varken dağa intihar çarpışı yapmaya zorlanmış olabilir.

Diğer bir görüşe göre de; bu kişinin, helikopteri belli bir mesafeden takip eden başka bir helikopterden gelen, kazadan sonra oraya inip dağa çarpıtılmış helikopteri kontrol ederek sinyal kesici cihazı çalıştıran ve işi bittiğinde diğerleri tarafından öldürülen kişi de olabilir.       

4- Helikopterin düştüğü bilgisinin gelmesiyle ciddi olarak aramalara başlanması arasında geçen zaman aralığı ihmal edilmeyecek kadar önemli. Bu arada bir tür "bilgi kirliliği" ortalığı kapladı, helikopterin bulunduğu, yaralıların Kayseri’de tedavi altına alınmak üzere yola çıkarıldığı söylendi. Ciddi arama, karanlık bastıktan sonra başladı. Bu bilgileri kim ve hangi amaçla yaydı?

(Kaynak: “Muhsin Yazıcıoğlu Kazasındaki Tuhaflıklar “ Köşe Yazısı, Zaman Gazetesi, 28.03.3009)

            YORUM: Helikopterin kiralandığı şirket ile yalan haberi yayan kişi veya medya grubu şüphe altındadır ! İncelenmelidir!

         5- Sürpriz Tanık

         ILICA beldesi-Göksun İlçesi arasında servis şoförlüğü yapan 35 yaşındaki Selami Kökünüz’ün, üç gün önce Sarpma Kaya Yaylası’na keklik avına gittiğinde helikopterin düşüşünü gördüğü ancak kimseye haber vermediği ortay çıktı. Televizyon izlemediği için enkazın bulunamadığından habersiz olan Kökünüz, ertesi gün kriz merkezini aradı. Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri Ilıca beldesine giderek bu kişiyi alıp, Kahramanmaraş DSİ 20. Bölge Müdürlüğü’ne götürdü.

*Sabah Gazetesi; 28.03.2009 Sayfa:18

6-BBP’li Tunç: 31 saattir ‘Yanlış yer aranıyor’ diyoruz

BBP Genel Başkan Yardımcısı Üzeyir Tunç enkazın yanlış yerde arandığını söylediklerini belirtti. Tunç şunları söyledi: "Kısa bir süre önce partili 4 mühendisin temin ettikleri GPS cihazıyla koordinat belirledik. Bu koordinat Ilıca beldesi yakınlarında Hacıbudak mevkisi. Aynı zamanda AKUT tarafından da Nasuh Mahruki ve arkadaşları tarafından da tespit edilen nokta. 3’üncü bir teyit ise köylülerden öğrenilen bölgede aynı nokta. Bu koordinat dağın güney tarafında ama birkaç saat öncesine kadar dağın kuzey tarafında arama yapılıyordu. Bunu anlayabilmek, izah edebilmek mümkün değil, biz bunu anlayamıyoruz. Tabanımıza ve büyük Türk milletine bu beceriksizliği yapanların, bu durumu bir an önce izah etmelerini bekliyoruz."

*Sabah Gazetesi; 28.03.2009 Sayfa:18

KIRMIZI ALARM !!!

YORUM: 5 ve 6 nolu haberlere dikkat ederseniz, 26 Mart 2009’da vatandaş, ilk günde de diğer köylüler, Kriz Merkezine, Sivil Savunma Müdürlüğü’ne kaza yerini, BBP yetkilileri de daha ilk günden kamu görevlilerine kaza yerinin yanlış yerde arandığını bildirdiği halde, ya umursamadıkları , ya aptal oldukları, ya inatçı oldukları, ya da korku veya tehditten dolayı organize suç grubunun içinde oldukları anlaşılıyor!

İŞTE 3000 KİŞİLİK KURTARMA GRUBUNUN VE 1000 HABERCİNİN UĞRAŞISIYLA FİYASKO VE MEÇHUL SONUÇ ORTADA!

         7-“Dağdaki cesetlerin üzerini iki parmak buz kaplamış” başlıklı haberden anlaşılan çelişkili ve yalanı yansıtan ifade:

        Akşam saatlerinde ise Sivil Savunma ekipleri "6 kişinin de cenazesine ulaşıldı" açıklaması yaparak, Yazıcıoğlu’nun da öldügü bilgisini verdi.

            Korucu Bahri Karataş, şöyle konuştu: "Kestirme yola girelim dedik. Burada helikopterin kırmızısını gördük. Helikopter paramparçaydı. Üstü karla kaplıydı, diğer parçaları da çevreye savrulmuştu. 5 kişinin cesedini bulduk. 2 parmak kadar buz var yüzlerinde." Döngel köyü muhtarı Zekeriya Koca da cesetlerden dördünü helikopterin içinde gördüğünü, ikisini ise helikopterin altında ve üzerleri karla kaplı olarak bulduklarını söyledi.

*Sabah Gazetesi; 28.03.2009; Sayfa:18

            YORUM: Sivil Savunma ve Döngel Köyü muhtarı , “6 cenazeye ulaşıldı” diyor. Korucu Bahri Karataş, 5 ceset bulduk, diyor. İki farklı haber de şöyle doğru olabilir. Muhabir 30 Mart 2009 günü 500 metre uzakta bulunduğuna göre ve onunla 7 ceset ettiğine göre; 6 ceset bulanların, bulduklarının biri helikopterdeki bilinmeyen yabancı kişiye ait. Bu hemen saklanarak, diğer vatandaşlara 5 ceset gösterilmiştir. O kadar kişi orada beş mi, altı mı ceset var, fark edemiyor mu ? Bakalım çözebilecekler mi !

8-Kaza bir komplo mu?

………………………………

Ergenekon davasının 2. iddianamesinde, muvazzaf olduğu dönemde Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı Teknik İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan şüpheli Hasan Atilla Uğur’un yaptığı görüşmelerde suikast yöntemleri ile ilgili ilginç bir konuşma yer alıyor. 25.04.2008 tarihinde saat 20.14’de Eyüp ile yaptığı görüşmede H.A.Uğur’un "(Uydu kanalıyla istedikleri yerde istedikleri aracı bak bu yolda giden araç ta olabilir, kaza yaptırabiliyorlar, uçağı düşürttürebiliyorlar, gemiyi batırttırabiliyorlar, bu çok özel bir Yahudi Grubun elinde…) dediği belirtiliyor. Yapılan bu konuşma bile insanın kanını durdurmaya yetiyor ve bu tür kazalar hakkında insanın kafasında birçok soru işareti bırakmaya yetiyor.

http://www.habervakti.com/?page=articles&id=799 ;

28.03.2009