Bölüm 2:

KORKUNÇ HELİKOPTER KAZASININ HABERLERİ VE AYRINTILAR…

 

ÖNNOT: Siz, dürüst ve masum insanların uğradığı felaketleri inceleme ve ibret almaya 30 dakika ayıramıyorsanız, bir gün siz de kimsenin umurunda olmayacaksınız !..

Yazıcıoğlu, geçtiğimiz hafta ölümü anlatmıştı

 Serdar ÖZGÜR/KARAMAN,(DHA)

BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, geçtiğimiz hafta Karaman ziyaretinde ölüm üzerine bir konuşma yaparak, “Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok” şeklinde konuşmuştu.
Önceki gün 5 kişiyle birlikte bindiği helikopter düşen ve hala kendisinden haber alınamayan BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, 19 Mart günü partisinin Karaman Seçim Bürosu’nda şunları söylemişti:
“Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah’ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim. Allah’ın izniyle, olsak da milletle olacağız. Olmasak da, milletle olmayacağız. Yarın ahirette Allah, bize ‘Niye iktidar olmadın’ diye sormayacak. Sorsa da ‘Vermediniz’ diyeceğiz.”

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&KategoriID=15&ArticleID=1076228&Date=27.03.2009&b=Yazicioglu, gectigimiz hafta olumu anlatmisti&ver=80 ;

27.03.2009

YORUM: “Bazen söz, kader olur!” diye bir vecize vardır. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu da böyle konuştuğu veya malum olduğu için, pusuda bekleyen kurtlar da ona uygun bir suikast hazırlamış olabilir! Şüpheler böyle olabileceğine işaret ediyor. Zaten şüpheli birkaç kez kaza atlatması da ona suikast için sürekli fırsat gözetleyen karanlık bir güç grubunun olduğunu gösteriyor!

*     *     *     *     *     *     *

HELİKOPTERDEN SON SÖZLER

(Önnot: Bu metin canlı telefon görüşmesinin birebir eşiti değil !..)

26 Mart 2009 Perşembe 17:17

 BBP liderinin helikopterindeki İHA muhabirinin 112 acil servisle yaptığı konuşmanın kaydı yayınlandı. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun Kahramanmaraş’tan Yozgat’a giderken bindiği ve düşen helikopterde bulunan İHA muhabiri İsmail Güneş’in 112 Acil Servis görevlisi arasındaki telefon görüşmesi kayıtlara şöyle geçti:

112 görevlisi : 112.

İsmail Güneş (İ.G): Ben İHA Muhabiri İsmail Güneş, helikopter ile düştük.

112 : Nerede? Neredesiniz?

İ.G : Bilmiyorum nerede olduğumuzu. BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile birlikteydik.

KÖTÜYÜM AYAĞIM KIRIK

112 : Neredesiniz?

İ.G : Hatırlamıyorum.

112 : Etrafınıza bakın, ne görüyorsunuz?

İ.G : Her taraf kar, sis. Her taraf sis.

112 : Helikopteri nereden kiraladınız?

İ.G: Bacağım kırık olduğu için konuşamıyorum. Erhan ağabey nereden çıkış yapmıştık. Çağlayancerit orada bir yerde düştük. Hangi yere düştüğümüzü hatırlamıyoruz, her taraf sis, göremiyorum. … 35 00 benim numaram.

112 görevlisi: Telefonu kapatmayalım, yerinizi tespit etmeye çalışıyoruz.

İ.G : Kahramanmaraş’ın dağlarından, her taraf sis. Göremiyorum.

112 görevlisi: Parti merkezinden kiminle görüşebiliriz, sizinle ilgili?

ERHAN AĞABEY IHLAYARAK CEVAP VERİYOR

İ.G : Bilmiyorum, şarjım bitmek üzere. Alo. Biz nereye gidiyorduk? Yozgat tarafında bir yere gidiyorduk hanımefendi.

112 görevlisi: Kapatmayın yerinizi tespit etmeye çalışıyorlar.

İ.G : Erhan ağabey, nereden geldik, nereye gidiyoruz. Şu an Çağlayancerit’ten gelip, nereye gidiyoruz. Yozgat-Yerköy mü? Çağlayancerit’ten, Yozgat-Yerköy’e gidiyoruz. Burası çok soğuk. Alo. Yer tespit edemiyor musunuz?

112 görevlisi: Siz kapatmayın beyefendi telefonu.

İ.G : Hanımefendi şarjım bitecek.

112 görevlisi : Alo, Alo. İyi misiniz?

İ.G : Kötüyüm, ayağım kırık.

112 görevlisi: Şu anda siz helikopteri görebiliyor musunuz?

İ.G : Şu anda helikopterin içindeyim.

112 görevlisi: Alo. diğer beş kişi yanınızda değil mi şu anda? Size cevap verebiliyorlar mı?

 İ.G : Diğerlerinden ses yok. Erhan ağabey, Erhan ağabey de ıhlayarak cevap veriyor. Alo, hanımefendi, yerimizi tespit edemediniz mi?

112 görevlisi: Şu anda emniyet bulmaya çalışıyor, sakin olun.

İ.G: Erhan ağabey, ıhlıyor sadece. Bende üşümeye başladım. Ben sakin olmaya çalışıyorum.

112 görevlisi: Sakin olmaya çalışın, tespit etmeye gayret ediyorlar.

İ.G: Muhsin Bey’i göremiyorum.

112 görevlisi: Aynı helikopter ile mi havalandınız?

İ.G: Evet. Ayağım çok kötü kırıldı. Ölen de var herhalde. Bu arkadaş kim ya.

112 görevlisi: Ayağı kırık, yerinden kımıldayamıyorum. Emniyetle görüşüyorum.

İ.G: Alo, hanımefendi.

112 görevlisi: Açık kalsın telefon.

İ.G: Şarjım bitmek üzere. Benim numaramı görebiliyor musun?

112 görevlisi: Kapatmayalım, ulaşıyorlar, kapatmayalım numarayı. Sizin nereye gittiğinizi anladık. Yozgat-Yerköy’e gidiyoruz dediniz.

İ.G: Alo. Sakin olalım da şu anda donuyoruz burada, ayağım da kırık.

112 görevlisi: Kapatmayın, bir saniye.

İ.G: Alo. Erhan ağabey, Erhan ağabey. Sen kalkabiliyor musun yerinden? Hanımefendi.

112 görevlisi: Şarjınız bitinceye kadar açık kalsın, aramaya devam ediyorlar çünkü. Kapatmayın alo.

İ.G: Alo. Ayağım kırıldı.

112 görevlisi: Başka yerinizde kanama var mı?

İ.G: Gözükmüyor.

112 görevlisi: Kravatınız var mı? İp gibi kravat gibi bir şeye elinizi uzatabilir misiniz?

İ.G: Kravat yok. Şu anda gözükmüyor.

112 görevlisi: Polis ekipleri yerinizi bulmaya çalışıyor. Siz moralinizi yüksek tutun. Zaten sizin yerinizi tespit edecekler. Edemediler daha. Tespit etmeye devam ediyor.

İ.G: Herkes öldü herhalde.

112 görevlisi: Kanamadan dolayı sessiz kalmış olabilirler, endişe etmeyin, sizi kurtaracaklar.

İ.G: Erhan ağabey, Erhan ağabey. Kırık ayağımın altında, kaval kemiğinde. Kanama değil, kırıldı ya.

112 görevlisi: Alo, beyefendi. Şu anda bacağınızın durumu nasıl?

İ.G: Ağrıyor. Alo. Yeri tespit edemediniz mi? Donmaya başladım, üşümeye başladım. Üşüyorum. Tipi var. Helikopterin içine girdim. (İnleme sesleri) Buradakiler öldü herhalde ya. Erhan ağabey, Erhan ağabey. Yok. Kimseden ses gelmiyor, gelmiyor. Eyvah çok kötü.

112 görevlisi: Ayağınız sıkıştı mı?

İ.G: Evet. (inlemeler) Tespit edemediler mi ya. (inleme) Ayağımı oynatamıyorum.

112 görevlisi: Emniyet yerinizi tespit etmeye çalışıyor.

İ.G: Erhan ağabey. Ağabey bir kendine gelmeye çalış. Bak ben kendime gelmeye çalışıyorum. Yatıyor ıhlıyor.

112 görevlisi: Başka kimseden ses gelmiyor mu?

İ.G: Yok, yok. Çok kötü ayağım kırıldı. (İnleme) Hanımefendi hala bulamadınız mı yerimizi? Burada donacağız, diğer insanlar öldü herhalde. (İnleme sesleri) Ayağımı oynatamıyorum. Çok pis kırıldı ayağım. Yerimizi ne zaman tespit edeceksiniz hanımefendi

http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=185435   ;

 26.03.2009

SORUYORUZ!!!

26 Mart 2009 Perşembe 22:48

HaberVakti kimselerin sormaya cesaret edemediğini soruyor! NEDEN? VİDEO-İZLE

Türkiye’de dünden bu yana adeta hayat durdu!

 Herkes BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri taşıyan helikopterin enkazına neden ve nasıl ulaşılamadığını sorguluyor…

 Akıllara onlarca yanıtsız soru geliyor..

 Arama çalışmaları ”Arama ve Kurtaramama” operasyonuna döndü!!

 Bu haberle biz, mevcut bilgi kirliliğine karşı yanıtsız sorular olarak gördüğümüz konuları siz okuyucularımızla paylaşmak istedik..

 Bugün HERKES CNN Türk’te yayınlanan, yaralılardan İHA muhabiri İsmail Güneş ile 112 acil yardım merkezinin yaptığı konuşmaya kilitlendi..

 Konuşmayı bizde dinledik ve aklımıza bazı sorular takıldı!

 Konuşma tam 8 dakika 55 saniye sürüyor…

 

Konuşmanın 6. dakikası 30. saniyesine kadar yaralı İsmail Güneş, 112 acil yardım merkezi yetkilisine yaralı olduğunu, havanın soğuk olduğunu, Muhsin Bey’in helikopterinde olduklarını, bilinmeyen nedenle düştüğünü vs bilgileri aktarıyor ama o ana kadar kesinlikle helikopterde kaç kişi olduklarını söylemiyor, böyle bir ifade de bulunmuyor en azından yeralan kayıtlarda böyle bir ifade yok..

 Konuşma kaydının 6. dakikasının 29. saniyesinde 112 acil yardım merkezi görevlisi yaralı muhabire bir soru soruyor ve diyor ki: ”Diğer 5 kişinin durumu nasıl?”

 ”CNN’nin yayınladığı ses kaydında 112 Acil yardım görevlisinin bulunduğu yerde arkadan sesler geliyor, o sesleri ayrıştırdık ve dinledik, helikopterin 14:30’da kalktığı ifade ediliyor ama yolcu sayının kaç kişi olduğu söylemi gelmiyor yada duyulmuyor..” ( Not: Belki de bu konuşma kaydı yayına verilenden daha uzun süreli olabilir, bizim iddiamız mevcut kaydı baz almaktadır) 

 IHA MUHABIRININ, 112 ACIL YARDIM MERKEZI ILE KONUSMA KAYDI IÇIN TIKLAYINIZ

 

Akşam saatlerinde gelen bir haberle ortaya bir gerçek daha çıktı, İHA muhabiri 112’yi aradıktan sonra İHA Genel Müdürlüğü ile konuşuyor… Muhabir Yer tesbitinin sağlıklı yapılabilmesi için 112 ile konuşması gerekirken, ”şarjım bitiyor” demesine rağmen, 112 görüşmesini kapatıp İHA merkezini arayıp dakikalarca konuşuyor! Hangi akılla bunu yapıyor? Kaza şoku ile mi?

Muhabir kaza şokunda, peki bir akıllı çıkıp demiyor mu ”sen yer tesbiti için bizimle konuşmayı bırak ve güvenlik güçlerini ara”

 Ve işte, bu andan itibaren aklımıza onlarca soru takıldı!

 Tam 18 kez kaza atlatan, sadece son 6 ay içinde 3 büyük kazadan sağ kurtulan, Ergenekon operasyonuna karşı milletten yana cuntaya karşı tavır alan Muhsin Yazıcıoğlu, derin bir operasyona kurban mı ediliyor?

 Bu milletin yetiştirdiği nadide evlatlarından olan, dürüst ve inançlı siyasetçi Yazıcıoğlu, Ergenekon yapılanmasının hedefinde miydi?

 Hükümet Başbakan düzeyinde olaya el koydu?

İçişleri tam kadro mesai yapıyor, halk dağlarda!

 İktidarın gayretleri takdire şayan bir düzeyde ama Yazıcıoğlu’nun ve enkazın bulunamaması nasıl açıklanabilir??

 30 KM‘LİK ALANDA 3 BİN KİŞİ ARAMA YAPIYOR, KİŞİ BAŞINA arama alanı 10 METREKARE DÜŞER, ENKAZ NASIL BULUNAMIYOR?

 ”YARALILAR HASTANEYE KALDIRILDI SAĞLIK DURUMLARI İYİ” DİYE AÇIKLAMA YAPAN KİŞİ KİM?

 ARAMA EKİPLERİ YANLIŞ BİR YERE YÖNLENDİRİLİP ULAŞILMASI MI ENGELLENİYOR?

ÖYLEYSE BUNU KİM-LER YAPIYOR?

 

BU BİR DERİN OPERASYON MU?

 BUGÜN DİYARBAKIR’DA ÇATIŞMA ÇIKTI ORTALIK KARIŞTI

ORTAM YAVAŞÇA GERİLİYOR!

 SEÇİMLERİ ENGELLEMEYE YÖNELİK BİR DERİN TEZGAHLA MI KARŞI KARŞIYAYIZ?

   MUHSİN BEY 1 YILDA TAM 3 KEZ KAZA ATLATTI

ARAŞTIRILDI MI?

 BU ”KAZA-SUİKAST-KAÇIRILMA-ROKETLİ SALDIRI” İLE SİVİL İRADE ÜZERİNE BİR OYUN MU TEZGAHLANIYOR??

 Ve kimselerin sormaya cesaret edemediği en kilit soru!!

 Video haberimizi izleyin DİĞER SORULARIMIZLA BİRLİKTE EN KİLİT SORUMUZU görün!!!

 http://www.habervakti.com/?page=news_details&id=7453 ;

 26.03.2009 Saat 22.48

*       *       *       *       *       *       *

güncellenme zamanı 14.39 | 27.3.2009

             Helikopterin yeri tespit edildi

            İçişleri Bakanı Beşir Atalay, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri taşıyan helikopterin enkazına ulaşıldığını açıkladı. Enkaza ulaşan korucu ilk önce 5 kişinin cesedine ulaşıldığını ve Yazıcıoğlu’nun olmadığını bildirdi. Daha sonra ise BBP liderinin cesedi de bulundu. Sivil Savunma ekipleri de, 6 kişinin cesedine ulaşıldığını açıkladı. BBP’den yapılan basın açıklamasında ise "Liderin suratını görmeden öldüğüne inanmayız" dendi.            BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu‘nu çarşamba günü Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit İlçesi’nden Yozgat’ın Yerköy İlçesi’ne götürürken düşen helikopterin enkazı, aradan 47 saat geçtikten sonra köylüler tarafından bulundu. Helikopterdeki 6 kişiden kurtulan olmadı. 

            Göksun- Kahramanmaraş yolu üzerindeki Şahinkayası Beldesi yakınlarındaki Keş Dağı’nda bulunan enkazda, helikopterde yaşamını yitiren 6 kişinin donduğu, üzerlerinde iki parmak kalınlığında buz oluştuğu görüldü. 

            Enkazı, dün akşam Döngel Köyü camisinden anons yapıp, gönüllü olarak dağa çıkarak bulan 17 kişilik köylü ve korucu grubu da donma tehlikesi geçirdi.

            Helikopterin bulunduğu noktanın cep telefonu sinyalleri ile kooordinat olarak belirlenememiş olmasına, baz istasyonlarının dağlık bölgedeki ‘yansıma yanıltması’nın yol açmış olabileceği belirtildi. 

            Enkazın, arama bölgelerine 30 kilometre kadar uzakta bulunması ile birlikte, bölgede arama yapan binlerce görevli ve helikopterler, bu kez en yakın yerleşim birimine yaya 4-5 saat uzaklıkta olan dağlık bölgedeki enkazı ve cesetleri taşımak üzere yönlendirildi. Helikopter kurbanlarının bulunduğu mevkinin adının ‘Kanlıçukur’ olması da dikkat çekti. 

            ZAMANA KARŞI YARIŞ 
            Çarşamba günü Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit İlçesi’nden Yozgat’ın Yerköy İlçesi’ne gitmek üzere saat 14.42’de havalanan ancak Göksun İlçesi’nin dağlık kesiminde düşen helikopterden Muhsin Yazıcıoğlu ile yanındaki 3 partili bir gazeteci ve pilota ulaşmak için arama- kurtarma ekipleri zamana karşı yarış başlattı. Helikopterdekilerin sağ kurtulmuş olabileceğine ilişkin zaman zaman yeşeren umutlarla sürdürülen arama ile ilgili ilk somut sonuç, bugün saat 15.00’de alındı.
Göksun’daki kriz merkezinde bulunan İçişleri Bakanı’na aktarılan bilgiyi Bakan Beşir Atalay heyecanla açıkladı ve “Enkaza ulaşıldı” dedi. Ardından da enkazla ilgili ilk bilgiler, enkaz ve cesetlerin yanında bulunan Döngöl köylülerinin cep telefonları ile görüşülerek alındı. 

            MEVKİ: KANLIÇUKUR 
            Göksun- Kahramanmaraş karayolunun doğusundaki Şahinkayası Beldesi yakınlarında Döngel, Sisne, Ahmetçetik, Kızılöz köylerinin çevrelediği Kanlıçukur mevkiinde 2 bin 500 rakımlı Keş Dağı’na düşen enkazı köylüler buldu.
Gönüllü olarak arama çalışması yapan 17 köylü ve korucunun enkazı bulmasının ardından alınan ilk bilgilerde 3 ceset bulunduğunun söylenmesi, Yazıcıoğlu ve helikopterdeki 2 kişinin hala yaşadığı umudu doğmasına neden oldu. Ancak kar kalınlığı 2 metre olan enkaz bölgesindeki köylüler, yarım saat içinde diğer cesetleri de buldu.
Umutla gelecek haberler beklenirken, enkazı bulunan korucu Abidin Karataş ile diğer köylülerin televizyonlarda yapılan telefon bağlantılarında, 3 cesedin helikopterde diğer cesetleri de dışarıda gördüklerini söylemesiyle umutlar tamamen söndü. 

            KARATAŞ TEKRAR TEKRAR BAĞLANDI 
            Helikopter enkazını ilk gören 17 kişilik gruptan korucu Abidin Karataş, 2 metre karla kaplı alana düşen helikopterin parçalanarak 50- 60 metre çapında alana dağıldığını söyledi. Helikopterde önce 3, sonra 5 cesedin bulunduğunu söyleyen Abidin Karataş, olay yerinde gördüğü manzarayı şöyle anlattı:
“Parçalanan helikopterde 5 ceset gördük. Donmuş haldeler. Muhsin Yazıcıoğlu’nu göremedik. Aramalarda kimsenin aklına gelmeyen bir yer burası. Açık bir alan. Burada hiç arama yapılmadı. İki metre kar var. Sadece bizim izlerimiz var, bizden önce kimse gelmemiş. Enkazın bulunduğu yer Göksun’a çok uzak. Burası Keş Dağı’nda Kanlıçukur denen yerin arkasında, Kurudere diyorlar. Bildiğimiz bir yer değil.”
Abidin Karataş ve diğer köylüler bir sonra da Muhsin Yazıcıoğlu’nun cansız bedenini de bulduklarını söyledi. Korucu Karataş, yanındaki köylülerle birlikte zor durumda olduklarını, sis nedeniyle 200 metre önlerini göremediklerini, ısınmak için ateş yaktıklarını söylerken, “Bizi kurtarın” dedi. 

            MUHTAR CAMİDEN ARAMA ANONSU YAPTIRDI 
Döngel Köyü’nden muhtar Yılmaz Tilki’nin amcasının oğlu Abdullah Tilki, enkazı bulan 17 kişilik grubun nasıl yola çıktığının öyküsünü DHA muhabirine şöyle anlattı:
“Dün akşam muhtarımız camiden anons yaptırıp, başkanımızı aramak için gönüllü olanların sabah 06.00’da toplanmasını istedi. Fazla bir erzak almadılar. Birkaç korucu, öbür köylerden birkaç kişi ile toplanıp 17 kişi olmuşlar. Bazen konuştuk, sonra bulduklarını söylediler. Hava kararacağı için dönüyorlarmış, o zaman bulmuşlar.”
Döngel Köyü’nden gönüllü olarak dağa çıkanların Köy muhtarı Yılmaz Tilki ile Osman Bolat, Zekeriye Koca, Abidin Karataş, Alaattin Akpınar, Cumali Gök, Oruç Gök, Remzi Gök, Osman Yılmaz, Necati Gök, Cihangir Karataş, Çevrepınar Köyü’nden Hidayet Demir ve yol üstündeki köylerden isimleri belirlenemeyen 5 kişi olduğu kaydedildi. 

            EKİPLER ULAŞMAYA ÇALIŞIYOR 
Bu bölgenin de arama yapılması planlanan noktalar arasında olduğu, ancak hava koşulları nedeniyle yeterli arama yapılamadığı belirtildi. Bölgeye sevk edilen çok sayıda arama kurtarma ekibi çalışmaya başladı. Ambulansların da gönderildiği bölgeye gelen BBP’liler de yollarda önlem alan jandarma tarafından geri çevrildi. Partililer ile jandarma arasında zaman zaman gergin anlar da yaşanırken bazı partililer de bölgeye ulaşmaya çalışan gazetecilere karşı da taşkınlıklar yaptı. 

            BBP’DEN BASIN AÇIKLAMASI
            BBP Yüksek İstişare Kurulu üyesi Hasan  Çağlayan, düşen helikopterdeki Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu ve diğer 5 kişiye ilişkin haberlerin "olumsuz" olduğunu ifade ederek, bölgedeki arkadaşları "ben  gördüm" demeden durumun kendileri için "kesin olmadığını" bildirdi.
            Çağlayan, parti genel merkezi önünde yaptığı açıklamada, olayı duyduğumuz günden bugüne kadar "yetkili kişilerin sıkıntılı olduğunu ve mevzuyu açıklayamayacak durumda bulunduklarını" kaydetti.
            Hasan Çağlayan, "Şu ana kadar aldığımız haberler, helikopterde bulunan 6 kardeşimiz için de, bize ulaşan haber ve bütün televizyon kanallarının olay yerinden intikal ettirdikleri haberler olumsuz. fakat bizim bizzat olay yerinde bulunan görevli kardeşimiz ’ben gördüm’ deyinceye kadar bizce kesin değil" diye konuştu.
            Yetkililerle temaslarının sürdüğünü anlatan Çağlayan, "Bizim bu hassasiyetimizin inşallah devletin yetikli kurulları da anlar da onlar da size saygı gösterir ve bize kesin neticeyi ulaştırır" dedi.
http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1076222&Date=27.03.2009&b=Helikopterin yeri tespit edildi&KategoriID=15&ver=91;
27.03.2009 Saat: 14.39 

YORUM: Kaza kalıntılarını gören şahidlerin, “Sadece bizim izlerimiz var, bizden önce kimse gelmemiş.” İfadesinde de yoğun tipi olan dağlarda bir gün içinde izler kapanabilir. Doğru olduğunu var saydığımızda, şöyle bir ihtimal doğuyor. Bu helikopterin kaza geçirmesini isteyen kişiler, ELT cihazının çalışmaması gibi helikopterin normal donanımında bozukluk oluşturarak dağa çarptırmışlar ve geç ulaşılmasını sağlayacak yalan haberle güya hiçbir iz bırakmadan ölmelerine neden olan başarılı bir dalavere yapmışlardır !..

Ayrıca 30 Mart 2009 günü muhabir 500 metre uzakta bulunduğuna ve sürünerek gideceğine göre; “Sadece bizim izlerimiz var, bizden önce kimse gelmemiş.” Sözü geçici gözlemin doğruluğunu iptal ediyor !

*       *       *       *       *       *       *

Enkaza ilk gün ulaşılabilirdi

27 Mart 2009 Cuma 20:52

Enkaza kazanın ilk günü ulaşılabilirdi. Bu iddia bölgede görev yapan korucuya ait. Hatta yanık kokusunu bile hissetmişler!

         BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne neden olan kazayla ilgili tartışmalar sürüyor. Kazayla ilgili ilk gün ihbarda bulunduklarını söyleyen bir korucu, ihmal tartışmalarını biraz daha alevlendirecek!

         Helikopter enkazının bulunduğu bölgedeki koruculardan 37 yaşındaki Selim Işık, kazadan hemen sonra enkazın bulunduğu yer ile ilgili olarak ihbarda bulunduklarını söyledi. Işık, “Üç gün önce biz o bölgeye gittik, kablo kokusu aldık. Tipi var diye korkup döndük. Söylediğimizde gidilseydi, o muhabir arkadaş kurtarılmış olurdu” dedi. Selim Işık, şunları söyledi:
        
"BİZ İHBARDA BULUNDUK"

         Kaza olduğu gün saat 15.15 civarı Sisne köyü yakınlarında köylüler büyük bir ses duymuş. Köyden Yaşar Özhan bana iletti. O bölgeye gittik, kayalıkların üzerinde çamlar arasında bir enkaz gördük. Kablo kokusu geliyordu. Sonra kurtuldular diye duyduk. Tipi de olunca korkup döndük. Sonradan bulunmadığını öğrendik, bunun üzerine ertesi gün Göksun’da Büyük Birlik Parti yöneticisi Kemal Yavuz ile Muhsin Bey’e bildirdik gördüğümüzü. Genel Merkez’e de izah ettim. Bu bölge aranmayınca Başbakan geldiğinde korumalara da iletildi. Ama kendisi ile irtibat kuramadık. Orası 2 bin metre yükseklikte bir yer. Bu sabah 05.00’te tekrar o bölgeye çıktık. 500 metre kadar yaklaştık. Pervane kopmuştu. Çok zor bir yer. Kayanın başı, çamlık. Çok yorulmuştuk, döndük.”

http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=185721 ;

 27.03.2009 Saat 20.52

         *        *        *        *        *        *        *

Kaza bir komplo mu?

……………………………

        26.03.2009 tarihinde STV Habere konuşan uzman bir pilotun verdiği bilgiler doğrusu çok ilginçti. Pilot; bu tür uçuşlarda mutlaka uçuş yolunun gerekli yerlere fakslanması gerektiğini ifade ediyordu. Eğer fakslanmışsa doğrusu bende çok merak ediyorum diyordu. Ayrıca helikopterin radardan kaybolduğu an koordinatlarının belli olabileceğini ve bunun da derhal bildirilmesi gerektiğini vurguluyordu. Ancak Med Air firması her nedense bu konuda net bir bilgi vermiyor.Hatta şimdilerde santral operatörü hariç hiçbir yetkiliye ulaşılamıyor! Bu kazanın Türkiye’nin gündemini uzunca süre meşgul edeceği bir gerçek.Ve meşgul etmesi de gerekiyor..Bir siyasi parti genel başkanı bu denli karışık ve esrarengiz bir kazaya kurban gitmemelidir.Varsa derin komplo sonuna kadar gidilmeli ve sorumlular ortaya çıkartılmalıdır.Bu ülkede artık işler böyle yürümemelidir..Her dönem yitirdiğimiz insanlarımız oluyor.Ve nasıl oluyorsa göz göre göre oluyor.Yazık değil mi? Böylesi durumlar hala orman kanunlarının geçerli olduğunu göstermiyor mu?            Ergenekon davasının 2. iddianamesinde, muvazzaf olduğu dönemde Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı Teknik İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan şüpheli Hasan Atilla Uğur’un yaptığı görüşmelerde suikast yöntemleri ile ilgili ilginç bir konuşma yer alıyor. 25.04.2008 tarihinde saat 20.14’de Eyüp ile yaptığı görüşmede H.A.Uğur’un "(Uydu kanalıyla istedikleri yerde istedikleri aracı bak bu yolda giden araç ta olabilir, kaza yaptırabiliyorlar, uçağı düşürttürebiliyorlar, gemiyi batırttırabiliyorlar, bu çok özel bir Yahudi Grubun elinde…) dediği belirtiliyor. Yapılan bu konuşma bile insanın kanını durdurmaya yetiyor ve bu tür kazalar hakkında insanın kafasında birçok soru işareti bırakmaya yetiyor.
            BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu yaptığı bir açıklamada helikopterin düştüğü yerin koordinatlarının BBP bünyesinde dört mühendisin belirlediğini ifade ediyor. Hükümetin bu konudaki gevşekliğini vurgu yapıyor. Böylesi acil bir durumda bürokrasi engeline isyan ediyor.Evet bunlar daha enkaza ulaşılmadan beliren soru işaretleri…Şüphesiz bu kaza normal bir kaza da olabilir.Takdir-i İlahi de olabilir.Ancak bizler bu ülkede öylesine garip olaylara alıştırıldık ki ve öylesine olaylara tanıklık ettik ki insan ister istemez şüpheleniyor.Bütün bu belirsizlikler,şüpheler inşallah giderilir.Allah sevdiklerine sabır versin…
 http://www.habervakti.com/?page=articles&id=799 ;

28.03.2009