LANETLENMİŞ DÜNYAYA DOMUZ GRİBİ !

                  
 

 

                           Kıymetli Okurlar, Bir Avuç Kıyamet Savaşçıları!..

Bugünlerde moralim bozuk!.. “Neden?” diye merak ederseniz çağlar boyunca var olan büyük suçlardan, kötü adetlerden dolayı değil!.. Dünyanın başından sonuna kadar kötülükler ve günah işleyen insanlar olacaktır ! Hepimizin az veya çok günahı var! Normal, kibar insan olarak görünen fakat haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlardan moral bozukluğum !.. Yani hep içkici-kumarcıların-fahişelerin halk arasında adı çıkmıştır; ilk ve en tehlikeli olarak onlar akla gelir. En kötüsü nedir biliyor musunuz? İyi ve kibar insan olarak görünüp te, dertli, hasta ve borçlu insanlardan “veba” dan kaçar gibi kaçan korkak fareler ve içinde insan olmayan elbiselerdir !..

Ben veya başka bir kardelen söylesek, herkes bize kızar! Müslümanların peygamberi demiyor mu, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır!” Eğer susuyor ve kaçıyorsanız, dilsiz şeytansınız !

Yine ahir zamanda müslümanların acil tedavi gerektiren belli başlı hastalıkları; “dünya sevgisi”, “ölüm korkusu” ve “gizli zehirli maddeler…” Siyonistler organik tarımla domatese, pirince, mısıra… fare, domuz geni katarak Müslümanların domuz gibi namussuz, fare gibi korkak olması için elinden geleni yapıyor!

Bu dünyada normal vatandaşların, çiftçilerin, işçilerin, memurların değeri yok!.. Varsa yoksa artistler, şarkıcılar, meşhurlar, zenginler, politikacılar vb.. Hatta dindar görünen gazetecilerin, ünlülerin gündeminde bile hep onlar var! Ya bu dünyada en az 300 tane konu yok mu ?

Son zamanlarda sosyal ve iş hayatında bir derdimiz oldu! Baktım ki çevremizdeki kimse yaklaşmıyor, 10 metre uzaktan gidiyor! İçimden dedim ki, bende virüs veya veba yok, virüs sizin kalbinizde!.. DOMUZ GRİBİ NEDEN ÇIKTI BİLİYOR MUSUNUZ? ÇÜNKÜ BEN NİSAN ORTALARINDA DÜNYAYA BEDDUA ETTİM! Hakikaten EN BÜYÜK HAKİM Dünyalıların cezalarını vermeye başladı ! “Ya Rabbi, bu münafık Müslümanlara, siyonist masonlara, zalim kafirlere ve zalim Müslümanlara öyle bir ceza, virüs ver ki kendi pisliklerini yaşasınlar, masum, dürüst mazlumlara hastalıklı gibi bakmaktan vazgeçsinler!

Gülerek inanmayanlar yüz çevirmeye devam edebilirler !..

Cahil ve zalim insanoğlu, paraya,mala,şöhrete, haksız güçlüye tapıp dururken onlar birden hastalıklı varlığa dönüştüğünde bu sefer kaçarak bir kurtuluş arayacak ama Allah’tan başka sığınacak bir yer bulamayacak!

Garibe, mazluma, hastaya bu dünyada hiç acıyan yok; yok denecek kadar az !.. “Düşenin dostu olmaz! ” atasözü bile insanoğlunun genel acımasız karakterini yansıtmıyor mu ! Öte yandan İslam Dini’nde, “Merhamet etmeyene merhamet edilmez!” deniyor. Demek ki insan ne yaparsa karşılığını bulacak!

Şu anda domuz gribi 8 ülkede görüldü; o ülkelerin yaygın adetlerine hiç dikkat ettiniz mi? Anlarsınız!.. Allah c.c. Türkiye’ye biraz zaman verdi galiba. İnşaallah Türkiye’dekilere de akıllanacakları bir ilahi ceza gelir!.. Her tarafımız adı Müslüman, iç yapısı münafıklık dolu bir sürü insanla dolu! Yani koyun postunda kurtlarla dolu! Ülkemizde de bir meseleniz olduğunda doğru sözler, belgeler, kanıtlar vs. işe yaramıyor! Her tarafı sinsi kurtlar, yılanlar, yalancılar,hilekarlar, sahtekarlar, şerefsizler vb. sarmış!.. Normal vatandaş nerede, nasıl hakkını alabiliyor Allah aşkına!.. Hatta iftira atılıyor! Çoğu zaman bir gerçeği tasdik etmek için 2 şahit bulunamıyor !..

Sadece bir örnek; 1994’de Ankara’da Arapça KPDS dil sınavına gitmiştim. Sınav salonunda görevli, başörtülü bir genç kıza şüpheli gördüğü için bir belge doldurtmak istedi. Kızın da morali bozuldu, bir zararı olacak diye üzüntüyle feryat etti. Salondan bir adam tepki göstererek hemen görevliye kızdı. Bizim hacı hoca takımı kızın derdine ilgisizdi. Bencilce, “Ya ne bağırıyorsunuz, sınavdayız, rahatsız etmeyin, bir problem varsa gidip tuvalete resimdekine benziyor mu, bakın!” gibi laflar ettiler. Kendim sınav bitiminde bekledim, görevliye, “Arkadaş, bu belgeyi doldurmanın bu bayana zararı olacak mı? Diye sordum. “Yok!” dedi. O zaman, “Tamam öyleyse!” diyerek bayanın yanında destekçi olmak istedim. Yani 20-30 kişiden iki kişi meseleye yardımcı olmak istedik.

Bugün tam tersi de olabilir; başörtülü veya namaz kılan münafıklar dürüst müslümanın aleyhinde eylemde bulunuyorsa, fakat haklı olduğumuz konuda gayri Müslim bir fahişe bizi savunursa biz de onun uğrunda savaşırız ! Hani duymuşsunuzdur; çok susuz bir köpeğe pabucuyla su veren bir fahişeyi Allah c.c. affedip Cennetine koymuş; öte yandan Hz.Musa aleyhinde Şeytani güçlere hizmet eden bilgin Bel’am’ı Allah mahvetmiş !..İşte böyle…

Hz. Muhammed a.s.’ın bir ara kimin doğru ve haklı, kimin yalancı ve haksız olduğu konusunda Yahudilerle karşılıklı Allah’ı şahit göstererek lanet okumaya davet etmesi gibi günümüzde de öyle durumlar yaşıyoruz !.. Kim yalancı ve haksız ise Allah c.c. 40 gün içinde hak ettiği felaketi versin!

Müslümanlar ! Pla.bo. tavşanları gibi değil, Hz.Ali gibi aslan olun!..

Özgürlük-aşk-cesaretle savaş, üçüz kardeştirler ! Cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir!

Kardelen ruhlu devlet bakanlarımız, milletvekillerimiz, “Boondock Saints (Şehrin Azizleri)” gibi adalet savaşçılarını koruyun ve destekleyin, ülkedeki bütün pislikler temizlensin ! Yoksa şiddetli musibetlerle bu halk çarpılacak !

10 katlıya kadar her binada en az 5 tane dürüst, yetenekli, cesur

Kardelen ruhlu insan, iyilik ve adalet için mücadele ederse, bina, kurum temizlenir! Ama maalesef bırakın 5 kişiyi, 3 kişi bile çıkmıyor! Gökdelenlerde en az 10 kişi lazım! Bu yüzden şu anda Dünya, şeytani güçlerin egemenliği altında… Bu yüzden Alemlerin Rabbi, çok az sayıdaki Moni’ye, 313 Bedir Savaşçısına 3000 melekle yardım ettiği gibi yardım eder!.. Ama güçlü inancı olanlar nerede?

Son söz olarak Mahatma Gandhi’nin er ya da geç zalimlerin

yenileceğini vurgulayan güzel sözüyle bitireyim, “Gerçeğin ve sevginin daima galip geldiğini hatırlarım. Her zaman zalimler ve caniler olmuştur, bir süre için yenilmez görünebilirler ama sonunda hep yenilirler, her zaman bunu düşün.”

01 Mayıs 2009 Cuma

Mimoza33, X1…..X313

Ümmetimden bir taife, Kıyamet gününe kadar Hakk için muzaffer bir şekilde mücadeleye devam edecektir.” (Müslim)

DİPNOT: ABD, “Boondock Saints” (Şehrin Azizleri) gibi filmlere şundan izin veriyor; kene gibi sosyal kurumlara ve topluma yapışmış, kanını emen mafya ve organize suç gruplarıyla polis, FBI ve diğer güvenlik güçleri de baş edemiyor! Halkın içinde dürüst ve cesur savaşçıların destek olması gerekiyor! FBI kayıtlarına göre, ABD’de yılda ortalama 1,400,000 kanlı şiddet olayı olduğu bildirilmektedir. Devlet bu kadar azmış, kudurmuş toplumla nasıl baş edecek!? Hani geçen haftalarda dedik ya; “Kötülüğün ergemen olması için tüm gereken şey, iyi kişilerin hiçbir şey yapmamasıdır!”

     Öyleyse yılanlar size dokunmadan bir şeyler yapın!…

     İyilere selam, kötülere önce ıslah dileği, olmazlarsa beddualarımla…