Bismillâhirrahmânirrahîm

                    ALEMLERİN RABBİ ALLAH’IN ADIYLA,

FİRAVUNLARA VE MÜNAFIKLARA İLAHİ MUSİBETLER !..

     

ANI: 11.09.2009 Cuma

Sabahleyin dün akşamki gibi hafif bir deprem oldu. Saat 05:00 sularında Konya’da 4.7 şiddetinde bir depremdi.

        Sevimli küçük ayıya baktım; içime ne ilham gelecek, diye. “Merak etme, Allah c.c., bütün zalimlerin yakında belasını verecek! Şuara Süresini oku!” sözleri ilham edildi.

        Hakikaten Türkçe tercümeli Kur’an-ı Kerim’de Şuara Süresi’nin anlamına baktığımda, yaşadığımız olayları yansıtıyor !

        Tıpkı Avustralyalı Müslüman olan gencin olağanüstü manevi bir işaret bekleyip aradığı işareti Kur’an’da bulduğu gibi, Konya’da 1 yıldır özellikle zalim politikacılara karşı eşimle verdiğimiz mücadele sonunda kördüğüm ve çıkmaz sokakta hissedip “İlahi yardım ne zaman?” diye merak edince Şuara Süresi’nin ayna gibi sayfalarında kendi dünyamızı gördük.

        9 Eylül 2009 Çarşamba günü,insan haklarının ihlal edilmemesi ve adaletin gerçekleşmesi için mücadele eden kardelen ruhlu hanıma, Konya’da X semtinde X Müdürlüğü’nde bir bürokrat, her zamanki gibi gerçekleri örtbas ederek inkar eden ve zalimleri savunan bir tebliğde bulunmuştu. Aynı zamanda, “Bu meseleyi daha ileri götürmeyin, siz zararlı çıkarsınız!” anlamında tehditte bulununca, yalancı, hilekar, sahtekar politikacı bürokratlara lanet ettim ! Binanın karşısındaki kaldırımda halkın önünde elleri kaldırıp açıkça beddua edecektim; yandaki bir bahçenin bankında çocukla oturduğum için oradan “Kahhar” olan Allah (c.c.)’ın "Allah’la beraber başka bir ilaha dua etme. Ondan başka (ibadete layık) ilah yoktur. O’nun zatından başka her şey helak olucudur. Hüküm O’nundur.Ve O’na dödürüleceksiniz." ayetlerini okuyup binaya üfledim !..Açıkça halkı şahit göstermeye de muhtaç ettirmiyor Yüce Mevla. Zihnimizden geçeni ve halimizi biliyor. Allah-ü Teala’nın  duamı kabul ettiğine şahit oluyorum. 1 gün sonra gittikçe zulüm, gaflet ve fesad yuvası haline gelen Konya’yı birçok kez hafif tokatla salladı, binalarını boşalttırdı ! Bu sadece ilahi uyarıydı, esas felaket ansızın gelir!

       

      Arif olana bir-iki işaret yeter! Şimdi Şuara Süresi’nin ibret verici ayetlerini dinleyelim:

26:ŞUARÂ SÜRESİNDEN BAZI İBRET VERİCİ BÖLÜMLER…

ALLAH C.C. DİLERSE İNKARCILARA GÖKTEN BİR MUCİZE İNDİRİR, ONA BOYUN EĞERLER !

1. Tâ. Sîn. Mîm.

2. Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir.

3. (Resûlüm!) Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendine kıyacaksın!

4. Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize indiririz de, ona boyunları eğilip kalır.

5. Kendilerine, O çok esirgeyici Allah’tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.

6. Üstelik (ona) "yalandır" derler; fakat alay edip durdukları şeylerin haberleri yakında onlara gelecektir.

7. Yeryüzüne bir bakmazlar mı! Orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirdik.

8. Şüphesiz bunlarda (Allah’ın kudretine) bir nişâne vardır; ama çoğu iman etmezler.

9. Şüphe yok ki Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

10,11.  Hani Rabbin Musa’ya: O zalimler güruhuna, Firavun’un kavmine git. Hâla (başlarına gelecekten) sakınmayacaklar mı onlar? diye seslenmişti.

12. Musa şöyle dedi: Rabbim! Doğrusu, beni yalancılıkla suçlamalarından korkuyorum.

13. (Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun’a da elçilik ver.

14. Onların bana isnad ettikleri bir suç da var. Bundan ötürü beni öldürmelerinden korkuyorum.

15. Allah buyurdu: Hayır (seni asla öldüremezler)! İkiniz mucizelerimizle gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz.

16. Haydi Firavun’a gidip deyin ki: Gerçekten biz, âlemlerin Rabbi’nin elçisiyiz;

17. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder.

18. (Kendisine Allah’ın emri tebliğ edilince Firavun) dedi ki: Biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının birçok yıllarını aramızda geçirmedin mi?

19. Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!

20. Musa: Ben, dedi, o işi o anda sonunun ne olacağını bilmeyerek yaptım.

        (Tefsirlerde daha çok,Hz. Musa’nın öldürme kasdı olmaksızın o adama vurduğu ve bu işin, kasdı aşan müessir fiil neticesi adam öldürme olduğu izahı ağır basmaktadır.)

21. Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı.

22. O nimet diye başıma kaktığın ise, (aslında) İsrailoğullarını kendine kul köle etmendir.

23. Firavun şöyle dedi: Âlemlerin Rabbi dediğin de nedir?

24. Musa cevap verdi: Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız, (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.

25. (Firavun) etrafında bulunanlara: İşitiyor musunuz? dedi.

26. Musa dedi ki: O, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbidir.

27. Firavun: Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir, dedi.

28. Musa devamla şunu söyledi: Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir.

        *      *      *      *      *      *      *

CEHENNNEME ATILACAK AZGINLARIN PİŞMANLIKLARI…

91. Cehennem de azgınlara apaçık gösterilir.

92. Onlara: Allah’tan gayrı taptıklarınız hani nerede? denilir.

93. Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine (olsun) yardımları dokunuyor mu? .

94. Artık onlar ve azgınlar oraya tepetaklak (cehenneme) atılırlar. 95. Ve İblis’in bütün orduları da.

96. Orada birbirleriyle çekişerek şöyle derler:

97. Vallahi, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.

98. Çünkü biz sizi âlemlerin Rabbi ile eşit tutuyorduk.

99. Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.

100. ”Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var”.

101. ”Ne de yakın bir dostumuz”.

102. Ah keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da, müminlerden olsak!

103. Bunda elbet (alınacak) büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

104. Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

        *      *      *      *      *

ASIRLAR BOYU KAFİRLERİN PEYGAMBERLERE, ZALİMLERİN TEBLİĞCİLERE TEHDİDİ

116. Dediler ki: Ey Nuh! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşlanmışlardan olacaksın!

117. Nuh: Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla suçladı.

118. Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.

119. Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.

120. Sonra da geri kalanları suda boğduk.

        *      *      *      *      *      *      *

        HZ.LUT (A.S.)’UN SAPIK KAVMİNİN YAĞMURLA HELAKİ

167. Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!

168. Lût: Doğrusu, dedi, ben sizin bu işinizden tiksinmekteyim!

169. Rabbim! Beni ve ailemi, onların yapageldiklerinden (vebalinden) kurtar.

170. Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.

171. Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan (oldu).

        (Burada Hz.Lut’un karısına işaret edilmektedir.)

172. Sonra diğerlerini helâk ettik.

173. Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki… Uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) yağmuru ne de kötü!

174. Elbet bunda büyük bir ibret vardır; fakat çokları iman etmezler.

175. Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

         

HZ.ŞUAYB’IN EYKE HALKINA ÖĞÜTLERİ VE KAVMİN BULUTLARDAN YAĞAN ATEŞLERLE HELAKİ

181. Ölçüyü tastamam yapın, (insanların hakkını) eksik verenlerden olmayın.

182. Doğru terazi ile tartın.

183. İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

184. Sizi ve önceki nesilleri yaratan (Allah) dan korkun.

185. Onlar şöyle dediler: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!

186. Sen de, ancak bizim gibi bir beşersin. Bilki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz.

187. Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten (azap) parçaları düşür.

188. Şuayb: Rabbim yaptıklarınızı en iyi bilendir, dedi.

189. Velhasıl onu yalancı saydılar da, kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. Gerçekten o, muazzam bir günün azabı idi!

        (Çok sıcak günlerden sonra gökte bulutlar belirmiş,onların gölgesine sığınmışlardı. Allah bulutlardan ateş yağdırarak azgınları,asileri yakmış ve cezalandırmıştı.)

190. Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

191. Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

        *      *      *      *      *      *

İNKAR EDENLER NEDEN İNANMAZLAR VE ACIKLI AZAP  NASIL GELİR?

201. Onun için, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.

202. İşte bu (azap) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.

         HİÇ BİR MEMLEKETİN UYARICI GÖNDERİLMEDEN HELAK EDİLMEDİĞİ !..

208, 209. Biz hiçbir memleketi, öğüt vermek üzere (gönderdiğimiz) uyarıcıları (Peygamberleri) olmadan yok etmemişizdir. Biz zalim değiliz.

        ŞEYTANLAR KİME İNER ?

221. Şeytanların ise kime ineceğini size haber vereyim mi?

222. Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler.

223. Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.

        ZALİMLER HAFİFE ALDIKLARI AKIBETLERİNİ YAKINDA BİLECEKLER !..

227. Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah’ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.

                                       SON

 

Kardelen X 2033,

13 Eylül 2009

ASİL KARDELEN SÜVARİLERİNE:

Ey kardelen ruhlu süvariler! Siz, Kıyamete yakın karanlık bir çağda sahte ve yapay ışıkların arasında, nonoşların, ibnelerin, münafıkların dünyasında Allah’a ve O’nun Yüce Dini’ne, sanatına, Kıymetli Son Elçisine gönülden inanıp bütün dünyaya ve Evrene yüce hakikatleri tanıtmak için geçici bir dünyada önemli bir görevle  yaşıyorsunuz !  Bu gezegene devamlı bir oyun ve eğlence için gelmedik!

Gaflet uykusuna dalıp nefsin ve Şeytan’ın kuklası, oyuncağı olma! İnsan alışkanlıklarının çocuğudur. Kötü alışkanlıklarının zavallı diz çöken esiri olma! Ruhunu ve onurunu 3 kuruşluk dünya çıkarları için ayaklar altına atma ! Sisli ve gizemli ormanın içindeki değerli hazinelere ulaşmak için inançlı, dürüst, güvenilir ve cesur olmalısın ! Gerektiğinde yılmadan maceralara atılmalısın !

Gerçek bir kardelen, özgürlük ve aşk için, Allah c.c. için ölümüne savaşır ! Haydi kalk ayağa, kılıcını al, karanlık ve sapıtan bir dünyada Şeytan’ın sinsi hizmetkarlarına karşı savaş !

Bu kutsal yolda Allah’ın müjdesini unutma: “İyi bilin ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur,onlar üzülmeyecekler de!  Onlar iman edip de takvaya ermiş olanlardır. Dünya hayatında da Ahiretde de onlara müjde vardır.Allah’ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.” (Yunus Süresi 62-64)