OKUYUCU POSTALARI….

    (MAKİNELERE YOĞUN İLGİNİN OLDUĞU DÜNYADA İLGİSİZ VE GARİP ÇOCUKLAR !)

     Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki
çocuğunu kapının önünde beklerken buldu.
Çocuk babasına, "Baba bir saatte ne kadar para
kazanıyorsun" diye sordu… Zaten yorgun gelen
adam, "Bu senin işin değil" diye cevap verdi.
Bunun üzerine çocuk "Babacım lütfen, bilmek
istiyorum" diye üsteledi. Adam "İllâ da bilmek
istiyorsan 20 milyon" diye cevap verdi. Bunun
üzerine çocuk "Peki bana 10 milyon borç
verir misin" diye sordu. Adam iyice sinirlenip,
"Benim senin saçma oyuncaklarına veya
benzeri şeylerine ayıracak param yok. Hadi,
derhal odana git ve kapını kapat" dedi.

    Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı.
Adam sinirli sinirli "Bu çocuk nasıl böyle şeylere
cesaret eder." diye düşündü. Aradan bir saat
geçtikten sonra adam biraz daha sakinleşti ve
çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını
düşündü, "Belki de gerçekten lazımdı"…
Yukarı çocuğunun odasına çıktı ve kapıyı açtı…
Yatağında olan çocuğa, "Uyuyor musun" diye
sordu. Çocuk "Hayır" diye cevap verdi…
"Al bakalım, istediğin 10 milyon. Sana
az önce sert davrandığım için üzgünüm.
Ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim" dedi…
Çocuk sevinçle haykırdı, "Teşekkürler
babacığım"… Hemen yastığının altından
diğer buruşuk paraları çıkardı. Adamın
suratına baktı ve yavaşça paraları saydı.
Bunu gören adam iyice sinirlenerek, "Paran
olduğu halde neden benden para istiyorsun?…
Benim, senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak
vaktim yok" diye kızdı…
     Çocuk "Param vardı ama yeterince yoktu " dedi ve yüzünde o
mahcup bir gülücükle paraları
babasına uzattı; "İşte 20 milyon…
Şimdi bir saatini alabilir miyim babacım?…"

Gönderen: aloneyasmin58@hotmail.com

*   *   *   *    *   *    *
şeytanın hikayesi..
 
>> İnsanligin ilk varoldugu dönemde,adamin biri seytani
yakalamaya karar vermis.Ancak bunun için 40 yil Tanri’ya ibadet etmesi
gerekiyormus.Karisiyla , dostlariyla ve bütün dünyayla iliskisini kesmis,
kendisini ibadete adamis.40 yil sora Tanri , ibadetinin karsiligi olarak
ona agzi kapali bir sisenin içinde seytani sunmus.Artik özgürmüs adam.Dünyada neler olup bittigini görmek, nelerin degistigini ögrenmek için sabirsizlaniyormus.siseyi karisina teslim etmis,ona iyi sahip olmasini
söylemis ve disariya çikmis.Kadincagiz seytani çok merak ediyormus.Ve merakina yenilip sisenin agzini açivermis…Açar açmaz da seytan siseden firlayip cikmis ve gülmeye baslamis:’Merakina engel olamadin ve kocanin 40
yillik emegini bosa çikardin ‘diye alay etmis kadinla.
‘Yok canim’ demis kadin. ‘Sen hiç o sisenin içinde olmadin ki.’
‘Nasil olur? ‘ diye haykirmis seytan. ‘Sen de gördün…siseden çiktim ben !
‘Hiç o sisenin içinde degildin, inanmiyorum buna.Nasil küçücük siseye
girebilirsin ki? ‘
Kafasi atmis seytanin . ‘Gireyim de gör!’demis ve yeniden sisenin içine girivermis….
Adamin seytani hapsetmesi 40 yilini,kadinin ise yalnizca 5 dakikasini almis.
Seytan da söyle isyan etmis Tanri’ya :’TANRIM ,MADEM KADINI YARATACAKTIN , O ZAMAN BANA NE GEREK VARDI?


Gönderen: bluestar042@hotmail.com; 11 Eylül 2009
   
    *    *   *   *    *   *   *
     (GÖZYAŞLARINDAN DOĞAN BİR KARDELEN)

Gül yüzlülerin kirini gülsuyu kokan gözyaşları alır…
Ve damla damla gül dökülen ellerde gül kokusu kalır.

Tohumu eken bilir

Göz yaşın döken bilir

Gül kadrin diken değil

Çileyi çeken bilir

Ve ey gözyaşım,

Bulutuna sadık yağmurlar gibi gel,
ve KADİM BİR DOSTU UĞURLAR GİBİ GİT…

Bir atımlık mesafede yalnızlığın kurşunlanan coşkusuyla gel,
geleceği savaşa mecbur annelerin korkusuyla git…

Geceyi içine döken tomurcukların yeşiliyle gel;
goncayı açılsın diye bekleyen bülbülün diliyle git…

Bülbüller konan dallarda yaprak gibi gel,
ve derinlerde bendini yıkan bir ırmak gibi git.

Yalınkalem savaşlara meftun acılarla gel,
pişmanlık dolu yüreklerden sancılarla git…

Ve ağlamaktan korkma gözüm!..

İSKENDER PALA

   Gönderen: CEREN Arkadaşımız ; 09.09.2009

                           *    *    *   *   *   *   *    
                             KAMYON YAZILARI

Paran varsa aleme cik alem adam gorsun, paran yoksa eve git coluk cocuk baba gorsun…

Yuzuk lordun yol Ford’un

Paran varsa Range Rover, paran yoksa game over…

Aglamayi Ferdi’den, baglamayi Orhan’dan, sevmeyi Ibrahim’den ogrendik

Bir meyhane buldum mezarligin karsisinda, bir gun beni ararsan ya oradayim ya da karsisinda

Dikkat: Aracta yalniz var

Bir sana bir de sabah uykusuna doyamadim

Saglam sofor kalmaz rampada, Muslum baba sigmaz ipod’a

Senin araban namaz kiliyo mu, benimki Clio

Sari kizin nazi, Ford’un ara gazi

Al Fordun dizelini, sev koyun guzelini

Guzeli sevdikce nazlanir, Ford’a bastikca sahlanir

Gonlunde yer yoksa guzelim; fark etmez, ben ayakta da giderim

Beni cekemiyorsan anten tak

Hataliysam caldir kapat, ben seni ararim

Parayi buldum simdi kiro olacagim

Menfaat yolunda edinilen dostluk, cile yokusunda son bulurmus.

Kizin gulusune, kisin gunesine aldanma

Evlenip gidecegime balayina, evlenmem giderim alayina

Dunyayla nisanli, olumle sozluyum

Onunu gormeden sollama, evine aci haber yollama…

Fakiri fakir yapan kuru inat, zengini fakir yapan hayirsiz evlat, memuru fakir yapan suslu avrat.

Dunyada MAN ahirette iman

Karayollarinda degil, senin kollarinda oleyim.

Vur kalbime hanceri, yuregim parcalansin; fazla derine inme, cunku orda sen varsin.

Ankara Istanbul 6 saat sana sevgim 24 saat

   Gönderen: Taylan Arok ; siyah917@hotmail.com ; 9 Eylül 2009