EY DÜNYALILAR ! SİZE FELAKET GELECEĞİNİ SÖYLEMİŞTİK !

ÂD KAVMİNİN HELAKİ,YUŞA (A.S.)’IN KAVMİNDEN 100.000 KİŞİYE AZAP VE DOMUZ GRİBİ MUSİBETİ ARASINDA BAĞLANTILAR !…

(ANLAYANA KUL OL, ANLAMAYANA AĞA OLMA ! )

 

                                         

                

   

ÂD KAVMİNİN HELAKİ,YUŞA (A.S.)’IN KAVMİNDEN 100.000 KİŞİYE AZAP VE DOMUZ GRİBİ MUSİBETİ ARASINDA BAĞLANTILAR !…

(ANLAYANA KUL OL, ANLAMAYANA AĞA OLMA ! )


Âd kavminin hikayesi, peygambere inandıkları halde işlerine gelmediği için anlattığı gerçekleri kabul etmeyen başta mevki sahibi kişiler olmak üzere bütün halkın helakini anlatıyor !

Yuşa (a.s.)’ ın kavminden azap görecek 100.000 kişiden salih olan 40.000 kişi

de Allah’ın gadab ettiklerine gadap etmemişler yani haksızlık yapan zalimlere karşı mücadele etmediklerinden, onlarla birlikte olup yiyip içtiklerinden azaba maruz kalmışlardır!

Bu feci durumların aynısını günümüzde de dünyadaki nice insan yaşamakta ve şahit olmaktadır ! İşte Dünyaya yayılan domuz gribi gibi musibetler, haksızlıklar karşısında kendi rahatını, çıkarını düşünerek dilsiz şeytan gibi davranan, iyilik ve adalet adına hiçbir şey yapmayanlar ile zalim yöneticilere, zulüm krallıklarına, diğer bir deyişle sapıtan tüm dünyaya ilahi cezadır! Çünkü belli bir şehre, ülkeye deprem,sel gibi felaket geldiğinde sadece o bölge halkı acı duymakta, diğerleri o kadar endişe ve ıstırap duymamaktadır! Ama domuz gribi, köpek virüsü gibi hastalıklar dünyaya yayılınca herkes korku içinde yaşayacak, rahat uyuyamayacak, mazlumların çektiği sürekli acıyı ruhunun derinliklerinde hissedecekler! Yani ateş sadece düştüğü yeri yakarken bu virüsler dünyalıların ruhunu kemirecek!

Kardelen Kütüphane üyesi Konya’daki bir öğretmen yazar arkadaşın, 5 Aralık 2008’de “Ülkemizi ve Halkımızı Günah ve Suç Bataklığından Bin Nasihat mı Kurtarır Yoksa Bir Musibet mi Helak Eder ?! adlı makalesine, anayasanın 26.Maddesinde ifade özgürlüğü olduğu halde ve yasak olanın kamu görevlileri hakkında bilgi vermek olmasına rağmen ve onun kişi isimleri belirtmediği halde, insan haklarından olan yaşadığı haksızlıkları doğal eleştiriyle ifade etmesini Konya’daki bazı resmi kurumlar meseleyi saptırarak başka bir iftira suçlamayla 2 disiplin cezası verdirmişlerdir! Gafil ve zalim bürokratların, diğer birçok öğretmeni de uydurma suçlamalarla ve yalancı şahitlerle cezalandırıp baskı altında tutmaya çalışarak o lanetlenmiş koltuklarına yapışmaları sosyal anarşinin ve ilahi felaketlerin geliş sebebini açıklıyor aslında! Allah yolunda ve adalet uğrunda mücadeleden korkup korkmadığı sorulursa, “İmanının, ilahi aşkının ve cesaretinin daha da arttığını söyledi! “Turgut Özal, Rachel Corrie, Prenses Diana, Muhsin Yazıcıoğlu, Gavs-ı Sâni, Necmettin Erbakan, Recep Tayyip Erdoğan, Mimoza33 gibi kardelen savaşçılarının asla yılmayacağını” söyledi! Bakalım yalan ve hilelerle orta düzey bürokratlar güya mutlu ve başarılı krallıklarını sürdürebilecekler mi yoksa Kral Nemrud’ a musallat olan sivrisinek gibi küçücük virüsler mi onları mağlup edecek !

 

İnancı az da olsa mü’minler Allah’a daha fazla yönelecek, şükredecek, daha anlayışlı hale gelecek! İsterse dik ve inatçı kafalarıyla küfre devam etsinler, sonlarının nasıl olduğunu herkes görecek !!! Selam, hidayete tabi olanlara olsun!

                                                                                             Dedicated to Christa McAuliffe

31 Ekim 2009

* * * * * * *

ÂD KAVMİNE KORKUNÇ KASIRGA GELDİĞİ ZAMAN SARAYDA KRAL İLE KOMUTAN ARASINDA GEÇEN KONUŞMA:

Kralın Komutanı Şihab: Sizce tüm bunlar Hud’un (peygamberin) bahsettiği ceza

günü mü?

Kral Şaadi : Bunu bekliyordum. Fakat Hûd aramızdayken böyle olmayacağını

düşünmüştüm.

Komutan : Öyleyse siz Hûd’ un gerçek bir peygamber olduğuna inanıyorsunuz.

Kral :Evet,aslında herkes inanıyordu. Fakat Hûd’ un istekleri hiç kimsenin

işine gelmiyordu.

Komutan :Hûd’ un peygamber olduğunu bildiğiniz halde inanan insanlara baskı

talimatını siz verdiniz!

Kral : Evet, yoksa sahip olduğum makamdan indirirlerdi.

Komutan : Eğer şehir fırtınadan kurtulamazsa her şeyi yine kaybetmiş

olacaksınız!

Kral : Evet, ya sen? Ben krallığı feda edemedim.Sen neyi kaybetmekten

korktun? Bir maaşı mı?

Komutan : Benim bir ailem var. Çalışmak zorundayım.

Kral : Şimdi onlar için ne yapabiliyorsun? Sadece oturup bekliyorsun!

Ben krallığım için, diğeri zenginliği için, sen ailen için Allah’la savaştın,

hepsi bu! Halbuki tüm bunları veren zaten Allah’tı. Şimdi tek tek geri almaya başladı.

Komutan : Ben sizin kadar karamsar değilim.

Kral :Bu sonucu değiştirmeyecek !

Komutan : Efendim izninizle arkadaşlarımın yanına gideyim!

Kral : Tabii.

* * * * * * *

Fırtına başladıktan sonra Hûd Peygamber ve yanındakiler çok az bir

kimseyle şehri terk ettiler. Allah onları bu fırtınadan koruyarak şehirden çıkmalarını sağladı.

Ubar halkı akıllı sandıkları kişilere tabi oldular. Ölümü bildikleri halde ölümü unuttular. Allah’ı bildikleri halde uzaklaştılar.Şeytan ve nefs onlara yaptıklarını süslü gösterdi!

“ Âd halkına gelince, onlar da uğultu yüklü azgın bir kasırga ile helak edildiler ! (Allah) Onu 7 gece ve 8 gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti.Öyle ki o kavmin içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldıklarını görürsün. Şimdi onlardan hiç arta kalan (bir şey) görüyor musun?” ( Kur’an-ı Kerim,Hakka Süresi, 6-8 )


KAYNAK: Ad Kavmi Kayıp Şehir Ubar Video CD; Baraka Film Prodüksiyon,

Tevhid Seda Film Prodüksiyon, Konya

SONUÇ : Bir toplumda mevki sahipleri hep birbirinin tarafını tutarak zulümde ortak oluyorsa, “Haklı olan mazlumların değil, haksız olan güçlülerin tarafı tutuluyor” ise hatta adli kurumlar bile adaleti sağlayamıyorsa, o memlekete ilahi musibet yaklaşıyor demektir ! ! !

* * * * * * *

YUŞA PEYGAMBERİN KAVMİNDEN 100.000 KİŞİYE AZAP !

(VE DÜNYAYA GELEN DOMUZ GRİBİ GİBİ FELAKETLER…)

Allahü Tealâ, Yûşa’ Peygambere buyurdu ki:

― “Kavminden 40.000 sâlih kimseye ve 60.000 fâsık (günahkar) kimseye azap yapacağım!”

― “Yâ Rabbi! Fasıklar azabı hak etmiştir. Salihlere azap yapmanın hikmeti nedir?”

Cenab-ı Hakk buyurdu ki:

― “Benim gadap ettiklerime onlar gadap etmedi. Birlikte yediler ve içtiler.”

KAYNAK: www.ilahi-tr.org/peygamberler/231-musa-yusa-aleyhimusselam.html ,

Ekim 2009

YORUM: Bir toplumda iyi bilinen, kendilerini iyi zannedip fakat çok tehlikeli kötü bir işte bulunduğunu fark etmeyen salih kimseler, kötülüklere engel olmazlarsa, haksızlıklara susarlarsa, zalimlerle birlikte olup eğlenirlerse,davetlerinde bulunurlarsa, hayattaki diğer zulümleri para veya çıkar nedeniyle, korku nedeniyle, sosyal mevkisini kaybetme endişesiyle veya gaflet sebebiyle tasdik ederlerse, ilahi musibet geldiğinde azap aynı şekilde onları da çarpacaktır! İşte halk arasında çok merak edilen bir soru olan “felaketlerde iyi kişilerin de neden helak olduğu” nun bir cevabı da budur !

Gerçekten çocuklar gibi masum olan veya aziz olan insanların ölümüne gelince; Yüce Allah c.c. dilediğini kurtarıyor , bazılarını da acı çektirmeden kendine has koruyucu bir şekilde onların canlarını aldığına inanıyoruz.

Allah c.c., sâdıklarla beraberdir; iyilik yapanlarla beraberdir; sabredenlerle beraberdir…

Ekim 2009

                                        Dedicated to Christa McAuliffe

* Haberleşme için:

kardelenkutuphane_library@hotmail.com