KIRMIZI
ALARM: NEFSİ EMMARE VE ŞEYTANIN HİZMETKARLIĞI VİRÜSÜ

 

         VİRÜS VE HASTALIK: Nefs-i Emmarenin (Kötülüğü Emreden Nefs) ve
Şeytanın hizmetkarı olan başta çoğu politikacılar olmak üzere hilekarların,
zalimlerin tedavi edilmeyen yönü, kendilerini iyi ve yeryüzünde ıslah ediciler
olarak görmeleridir !

         Bu virüsün bulaştığı kimseler doğru ile
yanlışı ayırt edememekte veya Hz.Musa (a.s.) gibi salihlerin aleyhine dünyevi
çıkar, mevki, şöhretin etkisiyle sapıtan âlim Bel’am gibi  zalimlere hizmetkarlık yapmaktadırlar ve
böylece lanetlenmişlerdir !

* Yüzyıllardır çoğu kimsenin anlamadığı tıbbi ve
ruhsal bir tedavi formülü vardır: Gerçekleri akıl değil, kalp anlar! Bunu Yüce
Rabb, açıklamıştır. “Kalpleri olup ta anlamayan…” şeklinde. Kalp te ancak
temizlendikçe gerçekleri, hikmetleri ve sırları anlamaya başlar… Mühürlenmiş
kalplerin, kulakların, gözlerin üzerinde perde vardır, işi bitmiştir !

 

GERÇEKLERİ KİM KABUL EDER VE SALİH İNSAN
OLMAYA NASIL BAŞLAR?

Makam ve mevkisi ne olursa olsun bir insan ancak
ikinci nefs derecesi olan ‘Nefs-i Levvâme (Suç işlediğinde kendini kınayan
nefs)’ derecesinde veya üst derecede ise doğru ile yanlışı ayırt edip kabul
edebilir! Kul hakkı yemez, bunu yalanlamaz, yalancı şahitlik ve hile yapmaz! İftiradan
şiddetle sakınır !       

 

ÇÖZÜM: Kobra (Sylvester Stallone)’nın belirttiği gibi, “Suç bir hastalıktır, tedaviyle yüzleş!” “Kanunların
bittiği (adaleti sağlayamadığı yerde) biz başlarız !”
Allah’ın lütfuyla
ve kerametle mazlum ceylanlar aslanlara dönüşüyor!

         Ve bir de mürşid-i kamil bir veliye
samimiyetle bağlananlar, nefs-i levvame derecesine geçerek anlayışlı bir kişi
olarak İlâhi  sırra yolculuğa devam
ederler…

 

CEHALET,İNAT, KİBİR VE ZULÜMDE ISRARIN
SONUCU:     

İspatlanan gerçekleri bile inkar eden, yalanı,
hileyi, sahtekarlığı, iftirayı,sözünden dönmeyi prensip edinmiş hiçbir münafık
veya zalimlere gerçekler kabul ettirilememektedir ! İsterse 100 tane delil
sunulsun ! Peygamberlerin bile açık deliller ve mucizelerine inanmayıp yüz
çeviren, alay eden kafirlerin ve çok yüzlü münafıkların pislikleri ancak ilâhi
musibetin helak etmesiyle temizlenecek veya Yüce Rabbin izniyle mazlumlar ile
zalimlerin savaşıyla takdir edilen sona ulaşacaktır !!!

 

DUA  :

         Bismillâhi’r
Rahmâni’r Rahim ,

         Ya kahhârü
entellezi kahhertel cebâbirete vel firâanete bil ihâneti vel ezlâli ve
entellezî mehavte esrehüm fissâhireti ve radedtehüm ilennâri lekel kuvvete vel
kudrete’l ğâlibete ve’l ızzete’ş şâmihate kaadirün alâ mâ türiydü filhâli ve’l
mâli lâ mevcûde illâ ente ve küllemâ ebdeytehü minel mahlûkati dâhilün tahte
kahrike es’elüke bidekaaikı lütfike’l hafiyyi ve ihsânike’l veffe en
tec’ale  nefsî bienvâ’ıl ımâreti
ma’mureten ve rûhî biesrâril meârifi menşûreten ve kalbî bihakaaikı revâikı
esmâike ve sıfâtike  vâhıden leke
şâhiden. Allahümme inni es’elüke letâife berrike ve tevâtüri ihsânike
litekemmüli bihâ nefsî fil if’âli ve tekemmüli lisânî fil’akvâli ve ente’l muhallilü
limâ harremtehü fil’edvâri ya kahhârü.

 

         TÜRKÇE DUA: Ya
Rabbi, hamd ve şükür sanadır. Bizi en şerefli bir varlık insan olarak
yarattığın ve bunca nimetleri verdiğin için sonsuz teşekkürler ! Sana olan
görevimizi elimizden geldiği kadar en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz.
Kusurlarımızı bağışla! Dünyanın 5. Hakimi ortaya çıkmadan önce çoğu yanmakta
olan insanlığın hidayetine vesile eyle ! Sana inanmak, seni hissetmek, sana
yönelmek en büyük nimettir! Aramızda bir yakınlık ve iletişim olduğu için sana
hamd ediyoruz, ne Yücesin ! Göklerin ve yerin
orduları senindir, aziz ve hikmet sahibisin ! Sen Kâinatın en büyük hâkimisin.
Hüküm senindir.

         Münafıklara
ve zalimlere karşı olan cihadımızda zafer nasib eyle! Adalet ve insan hakları
için yapılması gereken hemen hemen tüm dünyevi işleri yaptık, nefsimizle de
cihada devam ediyoruz. Zalimler, kendilerinin yanlışları, zulümleri  düzeltme imkanları varken, senin gücünü ve
hâkimiyetini hafife aldıklarından olsa gerek ve inanmayarak sana havale
etmemizi söylediler ! Münafıklara ve zalimlere öyle bir hastalık ver ki asla
sağlık ve huzur yüzü görmesinler, işleri hiç bitmesin! Çünkü onlar dürüst ve
mazlum vatandaşlarla  ıstırap
labirentinde oynamayı seviyorlar. Kendilerinin güçlü ve yenilmez olduklarını
zannediyorlar ! 1999’dan 2009’a 10 yıl geçti. Sapıtan çoğu kimse tekrar İlahi
azabı görmek istiyor! Eğer Son Peygamber Efendimiz, ara sıra namaz kılan zalim
ve münafıklara karşı savaş izni verseydi, şehir meydanında veya tören alanında
o pisliklerin kafalarında şişeler kırmaktan daha zevkli bir savaş olmazdı ! Her türlü yalanı, iftirayı ve benzerlerini masumlara
yamamaktan zevk alan bu zalim ve münafıklara lanet olsun !!!

         İlâhi adaletin kusursuzdur ve
muhteşemdir ! Bize nimetin tamamını, devamlı afiyet ve güzel bir son nasib
eyle! Son peygamber Hz.Muhammed (a.s.) ile Livâü’l Hamd sancağının altında ,
Havz-ı Kevserin  başında buluşmayı nasib
eyle ! Âmin !

Ve
selamün ale’l mürselin ve’l hamdü lillâhi Rabbi’l âlemin.

                            *       *       *       *       *       *       *

Mazlumların Sözcüsü, Editör İyilik
Perisi (Fairy of Favour)

Aralık 2009 (December 2009)