KIRMIZI ALARM !

Euzü billâhi mine’ş şeytâni’r racîm,

Bismillâhi’r Rahmâni’r Rahîm

ZALİM DEREBEYLİKLERİ KONYA’DAN BAŞKA BATMAN’DA, BURSA’DA, HER YERDE….

                         
               
   
 
 
                       
Bu içeriği görüntülemek için Flash’ın en son sürümünü karşıdan yükleyin

                    bursalı ilköğretim öğrencisi gizem ve havva sınıf
                    by fikriyet
 

Acı bir gülümsemeyle sizi selamlıyoruz. Çünkü insanlığın kalmadığı, adaletin olmadığı bir dünyada ateş sadece az sayıdaki bazı yerlere değil, her yere düşüyor! Bu nedenle, bu, dünyanın âcil güvenlik sorunudur.

Sözü fazla uzatmadan halkımıza şu korkunç sonucu bildirelim. Orta düzey zalim bürokratlar, işçiyi,memuru,çiftçiyi,garibi ezen ve doğruların bile konuşulmasına izin verilmeyen zalim derebeylikleri kurmuşlar ! Halka göz açtırmıyorlar! Bunlara anayasa, kanun ve acıklı serzeniş filan tesir etmiyor! Bunların anladığı dili tahmin edersiniz!..

Ülkemizdeki 3 ayrı şehirde meydana gelen zulüm olaylarını şimşek mahiyetinde vicdanlarınıza sunuyoruz. Daha yıldırımlar düşmedi !

1- KONYA’DA 20’DEN FAZLA HAKSIZLIK,YOLSUZLUK OLAYI

Konya’da 2002-2009 arasında tespit edilen ve 5-6 kişinin yaşadığı 22 haksızlık, yolsuzluk olayının resmi ve adli makamlara bildirilmesi sonucunda hiçbir şey düzeltilmemiştir! Ne anladınız bundan? 15 yaşındaki akıllı bir lise öğrencisi bile şunu anlar: “Zalim baronlar konseyi toplantılarında şöyle karar alıyorlar; ‘Biz bir-iki tane bile haksızlığı kabul eder, düzeltirsek, herkes hakkını istemeye başlar, baş edemeyiz. En iyisi biz hepsini inkar edelim, yalanlayalım. (Lanetlenmiş) Mevki ve şöhretlerimizi koruyalım! Bunları şiddetle kontrol altında tutalım !

Bu olaylar emin yerlerde kayıtlıdır! Kuş beyinli zalim bürokratların asla anlamadıkları acı gerçek şu: “Yalan,hile,sahtekarlık,iftira vb. kâinatın tarihinde asla sürekli zafer, başarı ve huzur getirmez! Onların hissettiği uyuşturucu maddelerin verdiği yapay mutluluğa benziyor. Bunu hiçbir zaman anlayamamışlardır! Ancak musibetle veya Cehennemle karşılaşınca anlayacaklardır! Şimdi onların ayrıntısına burada girmeyeceğiz.

2- BATMAN TENHA DEĞİL

Hükümet “demokratikleşme”, “hukuk”, “değişim” diyor, ama onun göreve getirdiği pek çok bürokrat başka telden çalıyor.

Özellikle de kendisini gözden uzak hissettiği zaman.

Böyle zamanlarda, eski, Tek Parti Döneminden kalma ceberut bürokrat hortluyor ve kaldığı yerden tahakküme devam ediyor. Halkın hizmetçisi olmayı içine sindiremeyen ve “failimuhtar” günlerini özleyen bürokrat, vatandaşı tenhada yalnız yakaladığında affetmiyor. Hak, hukuk veya anayasal güvence tanımıyor.

***

Batman Valisi, öğrencileri üniversiteye hazırlamaya katkı amacıyla Hedef 15” projesi başlatır. Öğretmenler de bu kapsamda hafta sonu çalışıp, emek harcarlar.

Ama paraları tamamen ödenmez. Bunun üzerine Özgür Eğitim Sene bağlı öğretmenler, Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması yaparak, kalan paralarının ödenmesini isterler.

Eylemden hemen sonra paralar ödenir, ama Müdürlük bu eylemden dolayı bir grup öğretmen hakkında soruşturma açar.

Hakkında soruşturma açılan öğretmenler, basın açıklamasının suç olmadığını ifade ederek, neyle suçlandıklarının yazılı olarak bildirilmesini isterler. Sendika’nın Batman İl Başkanı Mustafa Sevinçer, 5 Ocak 2010’da, soruşturma gerekçesinin kendilerine tebliğ edilmesini ister. Ama bu yapılmaz. Kendilerine “bir nedenden dolayı” soruşturma açıldığı ve ifade vermeye gelmeleri söylenir.

İlginç olan, söz konusu eylemde bulunmayan sendika üyesi bazı öğretmenlere soruşturma açılırken, orada olduğunu açıkça belirten diğer bazılarının dışta tutulmasıdır.

İşte bu dışta tutulan öğretmenlerden Murat Kurhan, soruşturma komisyonuna başvurarak, kendisinin de söz konusu basın açıklaması yapanlar arasında olduğunu söyler; eylemdeki fotoğrafları gösterir ve ortada bir suç varsa, kendisi hakkında da soruşturma açılmasını ister. Talebi sözlü olarak reddedilince, 8 Ocak’ta bir dilekçeyle başvurup, soruşturma kapsamına alınmasını ister. Ancak İl Milli Eğitim Müdürü, cevabi yazıda, Kurhan’a “soruşturma kapsamına dahil edilmesinin mümkün olmadığını” belirtir.

***

Şimdi Özgür Eğitim Sen, Batman Cumhuriyet Savcılığına başvurarak, İl Milli Eğitim Müdürü hakkında, hiçbir hukuki mesnede dayanmaksızın ve yetkilerini kötüye kullanarak sendikal faaliyetleri engellediği” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Özgür Eğitim Sen Başkanı Yusuf Tanrıverdi de, Cumhurbaşkanına, Başbakana, TBMM İnsan hakları Komisyonuna, Çalışma Bakanına ve Milli Eğitim Bakanına başvurarak, soruşturmanın kaldırılması ve İl Milli Eğitim Müdürü hakkında işlem yapılması için girişimlerde bulunuyor.

Tanrıverdi, yeni Batman Valisine de hangi gerekçeyle soruşturma izni verdiğini soruyor. Ben de soruyorum.

Aynı soruyu, hukuka bağlı ve demokrat bir bakan olarak tanıdığım Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçuya da soruyorum.

Bilgi edinme hakkını kullanan bir vatandaş ve Özgür Eğitim Sen üyesi bir akademisyen olarak, bürokratlarının yanıltma riskini ihmal etmeden, bu işlemi incelemesini ve gereğini yapmasını talep ediyorum.

***

Yapılan onca reforma rağmen, bürokratik mekanizma eski alışkanlığını sürdürmek istiyor.

Ama artık Batman tenha değil; Özgür-Eğitim Sen de yalnız değil.

Artık hiçbir baskı veya keyfi işlem gizli kalmıyor.

Geriye, hukukun gereklerini yapmak kalıyor; ki bizim de talebimiz o.


Berat Özipek; Star Gazetesi; 26.01.2010

3- BURSA ORHANGAZİ’DE (TÜRKİYE) ATATÜRK İLKÖĞRETİM OKULU 3/F SINIFINDAKİ 2 ÖĞRENCİNİN DRAMATİK OLAYLARI CANLANDIRDIĞI VİDEO YAYININA SORUŞTURMA (OCAK 2010)

Bursa’nın Orhangazi İlçesi’nde Atatürk İlköğretim Okulu’nda ,hayatın acı gerçeklerini 2 öğrenci çok güzel dile getirmiş. Öğretmen Cemal Aykaç ta dram açısından iyi bir örnek diye halkın kültürel hizmetine sunmuş. Bir edepsizlik veya ahlaken yanlış bir şey mi var ? Peki bu beyefendiler bundan neden rahatsız; çünkü hayatın kış mevsimini ve hüzünlü tarafını gösteriyor. Acı gerçekler şöhretlerini zedeliyor ! Orta düzey bürokratların kirli işlerini destekleyici yalan konuşursanız, yalakalık, dalkavukluk yaparsanız bol bol ödül alırsınız! Tam tersi bir örneği düşündüğünüzde; yetkili zalim bir bürokratın veya ailesinin bir gün 30 lira sadaka vermesiyle (Pek vermezler de, verdiğini varsayalım) sevinç gözyaşlarıyla o gün mutlu olan ve aile yemeği yiyen fakir bir ailenin hatırasını ve minnettarlığını gösteren bir haber veya videodan dolayı memura “takdir belgesi” veya “ödül” verirler! Ama doğruları veya yaşanan haksızlıkları bildirirseniz size disiplin cezası verirler! Böyle uygarlığınıza lanet olsun ! Siz ona buna yalan ve iftirayla 10 lanetli altın madalya mı almak istiyorsunuz, yoksa acıklı doğruları söyleyerek, yaparak disiplin cezası mı? İsterseniz 100 tane disiplin cezası verin, onlarca kul hakkı hırsızlığıyla ve iftirayla gideceğiniz yer Cehennemdir !

Haberle ilgili bazı ayrıntılar:

*Bursa Orhangazi’de ilköğretim 3. sınıf öğrencisi olan Gizem Bera Yüksel ve Havva Mutlu’nun yoksulluğu Facebook sayesinde görülebildi. Beyaz’ın programına konuk olan minik öğrenciler, öğretmenlerine soruşturma başlatan ve programa izin vermeyen Vali’ye kızdı. (1)

Atatürk İlköğretim Okulu 3-F sınıfında, sınıf öğretmeni Cemal Aykaç’ın karne dağıtım gününde hatıra olsun diye çektiği sınıf başkanı Havva Mutlu ve yardımcısı Gizem Bera Yüksel’in video görüntüleri önce sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta ardından televizyonlarda yayınlandı. İzlenme rekorları kıran video görüntülerinde öğretmeninin kendisini fakir bir öğrenci olduğu için değil, diğer arkadaşlarının başkanlığı sırasında başkanlık görevini merak ettiği için başkan seçtiğini söylemesi videoyu izleyen milyonlarca insanın yüreğini burktu. (2)

Anne Ayla Yüksel, "Kış şartları ağır geçiyor. Bir torba kömür alabilmek için kaymakamlığa başvurduk ancak kimse bize bir torba kömür dahi vermedi. Kaymakamla görüşmeye çalıştık görüşemedik. Kimseyi tanımıyoruz. 19 yıldır Orhangazi’deyiz, Belediye Başkanı İsmail Tartar’la görüşmek istedik. Ancak onunla da bizi kimse görüştürmedi. Tüm görüşme tekliflerimiz geri çevrildi" diye konuştu. Başbakanın sözlerini hatırlatan anne Ayla Yüksel başbakan ‘kömür girmeyen ev kalmayacak, sobası tütmeyen ev kalmayacak’ diye seslenirken biz Orhangazi’de bir torba kömür dahi alamadık. Orhangazi bizim feryadımızı duymadı bir video sayesinde Türkiye bize yardıma koştu. Bu durum bizi çok üzdü" diye konuştu.” (Milliyet) (3)

Kanal D televizyonunda Beyaz’ın programına konuk olan öğrenciler ise bu durumu şu sözlerle anlatıyor:

"Öğretmenime neden izin vermediler. O valilerin kalıplarına tüküreyim. Sıcacık koltuklarında oturuyorlar. Öğretmenimden ne istediniz” (4)

SONUÇLAR: PÜF NOKTA 1:

HER ZAMANKİ GİBİ HALKA VE BELLİ MEVKİLERE YALAKALIK POLİTİKALARI

KÜÇÜK KIZIN EVİNE YARDIM YAĞIYOR !

Bursa Valisi Şahabettin Harput, bugün düzenlediği basın toplantısında Gizem Bera Yüksel ve Havva Mutlu’nun içlerinden gelen saf, samimi duyguları aktardığını onlara sahip çıkılacağını söyledi. Gizem ve Havva’nın çok akıllı ve kendini ifade edebilen çocuklar olduğunu vurgulayan Vali Harput, İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar’a talimat verdiğini yatılı veya başka bir okulda okumaları için elinden geleni yapacağını kaydetti. "Fakiriz biz" sözleriyle bir anda Türkiye’nin gündemine oturan ve çıktığı Beyaz Şov Programı’nda Bursa Valisi’ne yaptığı sitemle milyonların kalbinde taht kuran minik sınıf başkanı kıza ve ailesine Türkiye sahip çıktı. Bursa’nın Orhangazi İlçesi’nde öğretmeni tarafından videoya alınıp sosyal paylaşım sitelerinde yayınlandıktan sonra ilgi odağı olan Gizem Bera Yüksel’in babası Salih Yüksel konuşma yayınlanmadan önce evindi 1 çuval kömür bulunurken şimdi 80 çuvala ulaştığını söyledi. Haber: HASAN BOZBEY / ORHANGAZI/ BURSA DHA (5)

Dikkat ettiniz mi, daha önce Ayla Yüksel Hanım, yardım için kaymakamlığa, belediye başkanlığına müracaat etmiş, bırakın yardım almayı görüşememiş bile, yüzlerine bakmamışlar! Olay videoyla duyulunca hepsi yardımsever oluyor! İyi görünme politikası, zalim bürokratları ne hale getiriyor!

Şimdi vali bey de çocuklara kızsa, tenkit etse ülkede adları kötüye çıkacak! Bunlar gerçekten iyilik mi sizce? Sahte müslümanlar, sizin dininizde ameller niyetlere göre değil miydi?

PÜF NOKTA 2:

Madem önceden yardım etmeyen, ilgilenmeyen sonra fikir değiştirerek iyiliksever olan bürokratlar, yoksul kızlara yardım etmeye karar verdiniz ve affettiniz, neden bu gerçeklerin ortaya çıkmasına sebep olan öğretmenlerine soruşturmadan vazgeçip ona da ödül vermiyorsunuz ?

Bütün bu olanlar koyun postuna bürünen kurt politikacıların dünyayı aldatmacalarından başka nedir ki? Aile maddi yardımdan faydalanır, ama politikacılar Allah katında sevap kazanamaz!

PÜF NOKTA 3:

Gizem Bera Yüksel’in 3 Şubatta basında çıkan açıklamasına ve yorumlara dikkat edin!

Videoyu izleyen herkesin sevgisini kazanan minik Gizem ise, "Vali amcadan özür dilerim. Öğretmenimin hiçbir suçu yok. Öğretmenim hakkında soruşturma açtılar ki? Ben onu demek istemedim. Ağzımdan çıkıverdi. Vali amcadan özür diliyorum. Beyaz amca da ağzımı kapattı, ama çok geç oldu" diye konuştu.” (6)

Dikkat edilirse 29 Ocak 2010 Cuma günü öğretmene soruşturma başlayınca, o akşam TV’ye çıkartılmıyor ve Gizem adlı öğrenci bu duruma kızarak soruşturma izni veren başta Vali olmak üzere yetkilileri tenkit ederek hakaret ediyor! Yani anlaşılan soruşturma küçük kız valileri tenkit ettikten sonra değil ondan önce başlamış! Sonra ne oluyor? Her zamanki gibi baskı ve menfaat galip gelerek gerçekleri kahramanca söyleyen kıza özür dilettiriyorlar!

Çin’deki deprem için “İlâhi ikaz!” diyen Sharon Stone’a da böyle yaptırmışlardı! Ey zâlim politikacılar! Siz ne cesur ve kahraman adamlarsınız (!) Küçücük kıza özür dilettirip fakir aileye karşı zafer kazanıyorsunuz! Türkiye’de devamlı kötü bilinen hangi zalim Yahudi veya Yunan subaya karşı zafer kazandınız? 3.Dünya Savaşı’nda kaçacağınız delikleri merak ediyoruz !

PÜF NOKTA 4:

Orhangazi Kaymakamı’nın devamlı yardım yaptıklarına dair açıklama:

"AİLEYE 2006 YILINDAN BU YANA GEREKLİ YARDIM YAPILDI"

Orhangazi Kaymakamı Ertan Peynircioğlu, 2006 yılından bu yana Yüksel ailesinin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın her türlü imkanlarından yararlandığını açıkladı. Öğrenim gören 4 çocuk için her ay düzenli eğitim yardımları kapsamında ‘şartlı nakit transferi’ yapıldığını anlatan Peynircioğlu, yardımların hala sürdüğünü dile getirdi. Ailenin bu güne kadar yaptığı hiçbir yardım talebinin reddedilmediğini vurgulayan Peynircioğlu, "Salih Yüksel’in veya ailesinin 2009 yılı içerisinde kömür yardımı için geçen haftaya kadar herhangi bir talebi olmadı. Biz kömürleri zaten yerimiz olmadığı için ağustos ayından itibaren dağıtıyoruz. Daha sonra ise nakdi yardımlar yapıyoruz. Salih Yüksel başvuru dilekçesini de kaymakamlık yerine 10 metre ilerideki postaneye atarak bize göndermiş. Kamera kayıtlarında yaptığımız incelemede de, Salih Yüksel’in o gün bize uğramadığını tespit ettik. Ancak biz gerekli yardımları yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. (7)

Şimdi kime inanacağınızı şaşırmışsınızdır! Öncelikle ve acil olarak şunu belirtelim ki 20 yıllık tecrübelere göre politikacıların % 90’ı yalan söyler ve hile yapar! Hiçbir kusur ve şikayet dilekçesinin altında kalmıyorlar, bu dünyada geçici bir süre sahte zafer kazanıyorlar! Kaymakamlık geçmişte yardım yapmıştır ama anne Ayla Yüksel, kömür talebi için görüştürmediklerini ifade ediyor! Hatta belediye başkanlığına görüşme için ‘tüm görüşme tekliflerimiz geri çevrildi.’ Diyor. Görüşmek istememişlerse bunu saklarlar! Gerçeği itiraf etmezler! Çünkü bu politika gereği şöhretlerini zedeler!

Eğer kadın yalan söylüyorsa o zaman niye yardım ediyorsunuz, değil mi? Yetkililerin şöyle açıklaması daha mertçedir: “Biz yalan söyleyen, bize iftira atan aileye yardım etmeyiz. Fakat çocukların hatırına onlara yardım ediyoruz!” Karşılıklı yalakalıklar ve dalkavukluklar tiyatrosu izliyorsunuz!

Öyle konuşan çocuğa da yardım etmezler, hepsi politika gereği ! Allah hepinizin hak ettiğini versin!

Bu haftaki duamız, “Yüce Rabbimiz, saf mü’minlere münafıkları tanıma yeteneği ver! Onları bizden, bizi onlardan uzak eyle, onları zelil edici, utandırıcı karakterlerine uygun köpek virüsü gibi hastalıklar ver, âmin ! ”

İyilik Perisi (Fairy of Favour)

6 Şubat 2010 15:00

Dramatik video ve ilgili videoların internetteki adresleri:

 

  1. http://www.dailymotion.com/video/xc2g0e_bursaly-ilkoyretim-oyrencisi-gizem_news

  2. http://www.fikriyet.com/anasayfa/haber_detay.asp?haberID=570

  3. http://www.dha.com.tr/n.php?n=42144c62-2010_01_30

  4. http://webtv.hurriyet.com.tr/category.aspx?cid=3&vid=3792&bid=1&hid=13651519

 

KAYNAKLAR:

(1),(2),(3),(4): http://www.fikriyet.com/anasayfa/haber_detay.asp?haberID=570

01 Şubat 201

(5) http://webtv.hurriyet.com.tr/category.aspx?cid=3&vid=3792&bid=1&hid=13651519

01 Şubat 2010

(6) http://www.habervakti.com/?page=news_details&id=22600 ; 3 Şubat 2010

(7) http://www.habervakti.com/?page=news_details&id=22600 ; 3 Şubat 2010

  •  MÜTHİŞ SÖZLER:

  • Ahlakın olmadığı yerde kanun bir şey yapamaz!” (Napolyon)

  • Zalimlere isyan etmek, Tanrı’ya itaat etmektir. (Jefferson)

  • Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, sevdiği ve kendisini seven müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah’ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah’ın lütfu ve ilmi geniştir. (Kur’an, Maide Süresi: 54.)

KARAR: İnsanlık ve adalet savaşında 2 seçenek vardır: 1- Ya zalimlere ve Şeytana hizmetkar olmak 2- Ya da Allah yolunda cesur kardelen süvarisi (mücahid) olmak. Kararınızı verin ! Yapacağınız iş sizin aynanız olacaktır ! Selamlar.