CANİ
VE SAPIKLARI TANIYAMAYAN YAŞAYAN ÖLÜLER…

                               
                               CANİ KADİROV’U ÖVEN TÜRK HEYETİ NE YAPMAK İSTİYOR ?

          Gönderilme
zamanı: Prş Kas 05, 2009 5:31 pm

 

   

 Kafkasya sorunu üzerine yazılarıyla
bilinen Araştırmacı Yazar Yusuf Ensar Çalışkan, Türk heyetinin Kadırov’a yaptığı
ziyareti değerlendirdi. 

 Çalışkan’ın "Cani Kadırov’u Öven Türk
Heyeti Ne Yapmak

İstiyor?" başlıklı yazısını sunuyoruz: 

         Çeçenistan’da
on yıldır yaşanan savaş halen devam ededursun Rusya ve onun kuklalarının
direnişi zayıflatma ve dünya kamuoyunda kötü gösterme çabaları devam
etmektedir. Bu bağlamda Türkiye’den bir gurup yazar, TV yöneticisi ve
STK başkanları Rusya’nın eli kanlı ve sapık kuklası Ramzan Kadırov’un özel
davetiyle İnguşetya üzerinden Çeçenistan’a geçtiler ve burada bir takım
ziyaretler ve açılışlara katılarak kukla Kadırov ile aynı masada oturma
‘şerefine’ (! ) nail oldular. 

         Peki
kimdi bu şahıslar ve temsil ettikleri kurumlar; 

         TGTV
(Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı) Başkanı Necati Ceylan, Diyanet İşleri eski
Başkanı Süleyman Ateş, Vakit Gazetesi ve Milli Gazete yazarı Mustafa Özcan,
şair-yazar Yavuz Bülent Bakiler, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya
Karaman, Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur ve Kafkas-Çeçen Kültür Derneği
yöneticilerinden Abdurrahman Özdil bu isimlerden bir kaçı! 

         Çeçen
cihadının bu yaz ayında kazandığı müthiş ivme Rusya ve kuklası Kadırov’un
canını sıkmış olacak ki yoğun bir medya kuşatması ve önde gelen STK
temsilcileriyle görüşme isteğinde bulundular. 

         Şu bir gerçek
ki Kadırov kendi iradesiyle karar alamaz. Türkiye’de Çeçen halkının
bağımsızlık mücadelesine verdiği ve tüm Çeçen liderler ve halkı tarafından
takdir kazanan desteğini kesmek için Rusya’nın tezgahladığı ve Türkiye’den
Türksoyla İpekyolu adlı programın hazırlayıcısı olan Seyfullah Türksoy adlı
zevatın aracı olarak kullanıldığı bir oyundur bu davet. 

         Şaşırtıcı
olan ise bazı yazar çizer ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin bu davetin
gerekliliklerini anlayamama basiretsizliğini göstermesidir. Gerçi basiretsizlik
mi, gönüllü seferberlik mi orası da bu günlerde netleşmeye başlayacak. 

         Zira
birkaç gündür Vakit gazetesindeki köşesinde bu ziyarete yer veren Mustafa Özcan
Kadırov’un yaptırdığı Mescid-i Dırar’lardan ve Kadırov’un davudi sesinden
bahsede dursun,Vahabiliğe karşı (mücahidleri kastederek) Tasavvuf açılımlarını
destekleyerek Çeçenistan’da olumlu şeylerin olduğundan bahsetmektedir. 

         Kadırov
gibi cani, sapık ve psikopat bir kuklayla aynı sofrada oturmaktan
dolayı vicdanları sızlayacağına oradaki olumlu (!) gelişmelerden bahsetmek ne
kadar ahlakidir. 

         Kadırov
kendi hanımını sırf işkence gören Çeçenlere acıdığı için kendi elleriyle
kurşunlayan bir canidir. Ve o ‘cani’ şimdi kalkmış yaptırdığı
‘camilerle’ Türkiye’de bir takım güruhtan övgüler alıyor. 

Çeçenistan’da Kadırov döneminde binlerce mücahidin ailesi ve çocukları bizzat
Kadırov’un elleriyle katledilmiştir. Müslümanlar yaşananları ne kadar çabuk
unutuyorlar yarabbi!

          

         

         Kadırov’un
kadınlarla gurup sex (affınıza sığınarak ve utanarak yazıyorum) partilerini,
içkili alemlerini, yılbaşında körkütük sarhoş olup Noel baba kıyafetiyle
dolaşmasını, evli kadınları ülkesine davet edip evlenme teklif etmesini,
Çeçenistan cumhurbaşkanı Abdulhalim Sadullayevi’in cansız bedenini
tekmelemesini ve aşağılamasını, İçki içerken tekbir getirmesini, Putin’i İslam
aleminin lideri kabul etmesini, Rusya’nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü
korumakla görevli olduğunu açıklamasını, kendi eşini katletmesini, evinin
altında bulunan işkence hanede binlerce mücahidi ve kadın çocuk demeden
ailelerini şehid etmesini, travestilerle eğlenmesini, Türkiye’deki çeçen
suikastlarını, bu şahsiyetlere bir kez daha hatırlatmak
istiyorum. 

         Bu
yazılanların haricinde onlarca daha aklımıza gelmeyen ve bilmediğimiz olaylar
daha var. Ama Kadırov’un gemisine binenler Kadırov canisinin yaptırdığı o
müthiş ‘Türk libası giymiş’ camilerinden bahsederken Allahtan korkup
Müslümanlardan ve şehidlerden hiç mi utanıp çekinmediler doğrusu merak
ediyorum. Camilerin yanında bu yukarda zikrettiğimiz eylemlerin hiç mi kıymeti
yok. 

         TGTV
adlı bir kuruluşun başkanlığını yapan Necati Ceylan’ın durumu ise
ayrı bir muamma. TGTV içerisinde bulunan kurumların bu ziyaretten hiç
haberi oldu mu, olduysa verdikleri tepki nedir? Eğer olmadıysa şimdi
verecekleri tepkileri dikkatlice izleyeceğiz Türkiye Müslümanları olarak. 

         Seyfullah
Türksoy’a gelince… Bu şahsiyetin ne mal olduğu ise ortadadır. Tamamen
Kadırov’un istekleri doğrultusunda haber yapan ve Türkiye de onun imajını
düzeltmeye çalışmasının altında yatan nedenleri çok merak ediyoruz.           Gerçekten
Kadırov’un dini kişiliğinden mi etkilendi yoksa bir çıkarımı
var.Türkiye’den bazı basın yayın organlarına Kadırov ve Rusya’nın Çeçen
direnişi aleyhinde yayın yapması için yüklü miktarda para aktardığı bir gerçek.
Kadırov’la aynı masada ne yiyip ne içtiklerini(!) biz biliyoruz. Ayrıca
sitesinde kaleme aldığı yazısında belirttiklerinin çoğu gerçek dışı ve
Kadırov’un ağzından çıkmış ifadelerdir. 

         Türkiye
Müslümanları hiçte istemedikleri bir yöne doğru çekilmek isteniliyor.
Bu olumsuz duruma verilecek tepkiler çok önemlidir. Çeçenistan davasına gönül
verenler bu şahsiyetlere derhal dur denmelidir. 

         "Zalimlere
meyletmeyin. Aksi halde ateş size de dokunur."
(Hûd Sûresi: 113) 

         "İnsanlar
zalimi görüp de elini (zulümden alıkoymayacak olurlarsa), aradan fazla zaman
geçmeden, Allah’ın onlara genel bir azap göndermesi yakındır."
(Tirmizî, Fiten 8. Tefsir 5/17. Ebu Davud, Melâhim 17. İbni Mace, Fiten 20.
Müsned, 1/25.) 

Kaynak: İsra Haber

Kavkaz Center


 http://www.paukaf.com/viewtopic.php?f=107&t=16368

 

ÇEÇEN HALKININ SIRTINDAKİ KAMBUR KADİROV

Babası
Ahmet Kadirov’dan sonra ruslara hizmet etmeye devam eden oğul Kadirov babası
kadar da namussuzluğunu gizlemiyor ya da gizleyemiyor. Baba Kadirov müftü
maskesinin altında sinsi faaliyetlerini sürdürüp dağlarda halkı için savaşan
Çeçen akıncıları ”şeytan” ilan ederken , Kadirovun sevgili oğlu Ramazan da
ruslara hizmetinin karşılığında kurduğu küçük dünyasında sahte cennetiyle
meşgul olmaya devam ediyor. Halka karşı verdiği beyanatlarda İslami jargonları
kullanarak halka şirin görünme çabalarına rağmen yaptığı işlerle tezat
görüntüler vermeye devam ediyor.

         Çeçen
memur bayanların geleneksel kıyafetler giymesini ve cinsiyeti ön plana çıkaran
giysilerle dolaşmalarını yasaklayarak sözde geleneksel İslami motiflerle halkı
kandırmaya kalkıyor diğer yandan hamamlarda ve içki sofralarında alemlere devam
ediyor. Zaman zaman halkın içindeki işbirlikçileriyle düzenledikleri zikr
halkalarında kameralar önünde sözde merasimlere katılıyor daha sonra gidip
kaldığı yerden alemlerine devam ediyor , tabi bütün bunları kanını emdiği
vergiye bağladığı halktan topladığı paralarla yapıyor.

         Daha
ilginç olanı da bu satılmış mahluğun alem paraları da Konya gibi mütedeyyin
olarak bilinen ve Çeçen mücahidleri her zaman bağrına basan bir yerden gidiyor
olması da ilginç. Nasıl mı? ..anlatalım ! Konya Kültür Sanat Daire İşleri
başkanı da olan Ercan Uslu başta belediye kaynakları olmak üzere etrafında olan
cemaatlerin parasını ”Çeçenlere yardım ” vaadiyle toplayarak Kadiovun yeğeni de
olan ve Konya’da bir süre önce üniversite eğitimi görmüş olan Emruddin
Edilgiriyev’e veriyor toplanan paraların nereye gittiğini bilmeyen Konya halkı
bu adamlara güvenerek gönül rahatlığı ile yardımlarını yapıyorlar. Toplanan
para ile Grozni’de Avrupa’nın en büyük camisinin temeli atılıyor. Yapılan
camiin açılışında da camiiyi Kadirov kendi imkanlarıyla yaptırmış gibi
gösteriliyor . Sık sık törenlere çıkan Kadirov bu camiiyi örnek göstererek
İslam’a karşı olmadığı mesajını vermeye çalışıyor.
         Ruslar
da Kafkasya’daki Çeçen halka Kadirov’ un aslında ”iyi bir dindar müslüman
olduğu” yalanını pompalıyor ve bu camiin yapılıyor olmasını gösteriyor. Bu
arada şunu da söylemekte fayda var toplanan bu paralarla o bölgede en az 10
camiin yapılabileceği söyleniyor. Peki toplanan paradan camii için ayrılan
kısımdan arta kalan büyük miltardaki para ile ne yapılıyor ? Söyleyelim ne
yapıldığını , Kadirovcu çetelere veriliyor bu para bu çeteler de silah
ihtiyaçlarını ve iaşelerini bu parayla karşılıyorlar yani mücahidlere ve Çeçen
halka sıkılan kurşunlara katkıyı da Ercan Uslu ve taifesi dolaylı olarak yapmış
oluyor. Hala da Konya halkının gözünün içine baka baka bu faaliyetlerine devam
ediyorlar. Peki Ercan Uslu ve eşrafının bunca zahmete girip paraları yolladığı
ve uğrunda Konya halkını kandırdıkları Ramazan Kadirov bütün bu arada nelerle
meşgul oluyor onuda aşagıdaki videodan seyredelim.

http://www.cecenonline.com/tr/devam.asp?yid=243
, 17.09.2007

                 

                               POLİTİKA NEDİR
?

        Politika
Nedir?
İşte budur :
        Çocuk
babasına sorar: "Baba politika nedir?"
        Baba
söyle der: "Bak oğlum, ben eve para getiriyorum, öyleyse ben kapitalistim.
Annen parayı yönetir, öyleyse o hükümettir.
Deden paranın doğru idare edilip edilmediğine dikkat eder, öyleyse o
da sendikadır. Hizmetçi kız ise isçi sınıfıdır. Bizlerin ise tek hedefi vardır,
senin rahatlığın. Dolayısıyla sen de halksın ve altında bezi ile yatan küçük
kardeşin ise gelecektir.

        Söyle
bakalım anlayabildin mi?"
        Çocuk
düşünür ve o gece babasının anlattıklarını düşüneceğini söyler.
        Gece
yarısı çocuk uyanır. Çünkü küçük kardeşi altını pisletmiştir ve ağlamaktadır.
Ne yapacağını bilemeyen çocuk anne ve babasının yatak odasına gider. Annesi
yalnız ve derin bir şekilde uyumaktadır, öyle ki onu uyandıramaz. Hizmetçi
kızın odasına gider, bakar ki babası hizmetçi kızla yatmaktadır. Dedesi de
pencereden gizlice onları izlemektedir. Hepsi öyle meşguldürler ki çocuğun
orada olduğunu farketmezler bile. Çocuk hiçbir şey yapamadan yatağına geri
döner.
        Ertesi
sabah baba çocuğa kendince politikanın ne olduğunu anlatmasını ister.
        -"Evet"
der çocuk, "kapitalizm" işçi sınıfını kötüye kullanıyor… sendika
bunu seyrediyor… Bu arada hükümet uyuyor… Halk ise dikkate alınmıyor… ve
gelecek bokun içinde yatıyor !

http://www.canim.net/fikra/9894-.html
, Nisan 2010

 HALKIMIZA
ACİL REÇETE !

Bir kişinin iki
kez yalanı, hilesi, sahtekarlığı, hırsızlığı vb. kötü huyuna şahit olduysanız
veya tespit ettiyseniz ve hiç pişmanlık ta duyup olumlu yönde değişim
göstermiyorsa onu “kara liste” ye alın ! Bununla beraber sahte gözyaşlarına ve
yapmacık gönül alma politikalarına da aldanmayın ! Bunu sezmek, sizin
ferasetinize kalmış !

Biz size münafıkları
ve zalimleri gösteren gözlük gibi bakış açısı sunuyoruz. Bütün münafıklar ve
zalimlere karşı yıllardan beri süren mücadelemiz şiddetleniyor !

Geciken pişmanlık
ve uyanışın, kaybolan sağlığınızı, hakkınızı, hayatınızı geri getirememe
ihtimali fazla. Bu yüzden iyi niyetle sadece doğru olanı yapın !

         Münafıklık,
suç, sürekli kötü huy, kul hakkı hırsızlığı bir hastalıktır; hastalığın en kötü
yönü münafıkların ve zalimlerin bunun farkında olmamalarıdır ! Kuran’da
Allah’ın açıkladığı gibi kalplerinde hastalık vardır! Kendilerini iyi
göstermektedirler !

         Amerika’da
çoğu zaman markette, okulda, kışlada bazı bunalmış insanların etrafı niye
taradığını anladınız mı? Sosyal düzen ve bozuk adalet sistemi sorunları
çözemiyor, adaleti sağlayamıyor! İnsanlar adaleti kendileri sağlamak zorunda
kalıyor! Bu yüzden günümüz dünyasında sayıları en fazla %10 olan dürüst ve
iyiliksever erdem savaşçılarının dikkatli, planlı, cesur, fedakar olarak dayanışma
içinde yılmadan zulme karşı savaşmaları gerekiyor !

Kardelen
Süvarilerinden Selamlar…05.07.2010 ,

http://kardelenkutuphanelibrary.spaces.ive.com
,

Gerçekleri
keşfetmeyi dileyip üye olmak isteyenlerin kardelenkutuphane_library-subscribe@yahoogroups.com
adresine boş bir e-posta göndermeleri yeter.