En Büyük Hakim Allah’ın Adıyla              
                                                                                  

3.LANET VE BEDDUA BAŞLADI TEMMUZ 2010’DA ; YEZİD KARAKTERLİ
ZALİM VE MÜNAFIKLAR…

                                          
                                                                                            *     *     *     *     *     *     *

HÜSEYİN değil o bir YEZİD

20 Aralık 2008 Cumartesi 16:09

Gençlik yıllarında
Akıncılar Derneği’nde görev almış. M.T.T.B.’de kendi kimliğini şekillendirmiş.
Afganistan Cihadı’na katılmak için yollara düşmüş. Pakistan’da gezmiş dolaşmış,
Türkiye’ye dönmüş. Mahallesine ilk kez çarşaflı bir gelin indirmiş. Aradan
yıllar geçmiş, Konya Ticaret Odası’na başkan seçilmiş. Başkanlık kazanımı, Milli
Görüşçü yapının zaferi olarak, büyük bir coşkuyla kutlanmış.

Bu kadar geçmiş
bilgisi yeterli sanırım. Kendisini başkanlığa taşıyan da bu kimliğidir. Bütün
inançlı kesimin gayret ve çabalarıyla kazanılan Konya Ticaret Odası Başkanlığı,
bir süre sonra siyasi denetimden de kendini koparan bir saltanat haline
dönüşmüştür.

 

Mekke’nin zengin ve
etkin insanlarına dini anlatan Hz. Muhammed (s.a.v), yanına gelen âmâ Ümmü
Mektum’a garibanlığından dolayı yüz çevirmiştir. Hemen kendisini uyaran ayet
nazil olmuştur. Bilal-i Habeşi’ye siyah kadının oğlu diyen Ebu Zerr Gıffari,
Peygemberimiz tarafından -hem de hâlâ sende cahiliye adetleri var diye-
uyarılmıştır.

Konya
Ticaret Odasın’da Hüseyin Üzülmez’in 26 personele yaşattığı ne küçük görmedir,
ne de sadece kendini üstün kılmasıdır. Apaçık bir zulüm vardır. Bu zulme
seyirci kalanların fetva mı isteniyor, ben o fetvayı veriyorum: İmanından şüphe
ederim. Sadece bir siyah kadının oğlu denilmesine karşılık Peygamber
Efendimiz’in gösterdiği tavra karşılık, bu zulme gösterilmesi gereken tavır
daha sert olmalıdır. Kendi ellerimizle zalimler seçmek zorunda değiliz.
Bizlerin görevi, görevini şahsi hırs ve emelleri için kullananları seçim
tarihini dahi beklemeden alaşağı etmektir. 10 Ocak’ta yapılacak, Ticaret Odası
seçimlerine girmeye yüzü olmaması gereken şahıs, yeniden başkan seçilmenin
eşiğine gelmiştir.

Konya,
inançlı olan insanların en fazla yaşadığı şehirdir. Bu şehirde onca talan, onca
zimmete geçirme, onca zulüm yaşanabiliyorsa, bütün Türkiye Konya gibi olsa ne
değişir? Kendimizden utanacak bir durumdayız. Hatta bu utancın bile farkında
olmayacak kadar utanmazlaştık. Ne oldu da bu hale geldik? Nasıl bu kadar
hayvanlaşabildik? Nasıl bu kadar vicdansızlaştık? Nasıl bu kadar dini, imanı;
siyasi ya da mesleki hırslarımıza kurban verdik? Allah’ı diyorum Allah’ı;
Peygamberi diyorum Peygamberi; Kur’an’ı diyorum Kur’an’ı; nasıl bu kadar
şerefsizce, kendi hırs ve emellerimizin aleti edebildik?  

Konya’da
bütün siyasi partilerin il başkanlıkları var. Konya’da 50’ye yakın sivil toplum
örgütü var. Konya’nın 16 tane milletvekili var. Konya’da 5-6 tane günlük gazete,
5 tane televizyon var. Konya’da ulusal gazetelerin temsilcilikleri, bir o kadar
da haber ajansları var. Gözünüzün önünde bir zulüm yaşanıyor. Konya’da demek
ki, hiçbir şey yok. Merhaba Gazetesi ve Yeni Meram Gazetesi’ni sadece bu konuda
ayrı tutuyorum. Bir çok konuda onlar da sessiz kalıyor.

4857
sayılı İş Kanunu
statüsüne geçmelerini
zorlamak için Oda Yönetimi, izin ve ücret hakları üzerinde tesis ettiği hukuka
aykırı idari işlem ve eylemleriyle yaklaşık 4 yıldır kadrolu personele baskı
yapmaktadır. Bu yolla netice alamayacağını anlayan Oda Yönetimi, 3 yeni Servis
(Birim) kurarak tüm kadrolu personeli, bu yeni kurulan Servislerde toplamayı,
Oda’dan ve Oda Hizmet Binasından tecrit etmeyi amaçlamıştır. Bununla da
yetinmemiş, 11 personeli Konya’nın ilçelerine sürgüne göndermişlerdir. Sadece
suçlu Hüseyin Üzülmez değil, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis
Üyeleri’dir. Bu zulme hepsi ortaktır. Hepsi de zalimdir. Zulme seyirci kalanlar
da zalimdir. Zulüm olduğunu seslendirmekle yetinen yönetim kurulu üyeleri ve
meclis üyeleri adamlıklarından utanmalıdır. Hiçbir ayrım yapmadan hepsine
yazıklar olsun. Hiç mi şahsiyetine, onuruna, haysiyetine düşkün bir adam çıkmaz
içinizden? Bu nasıl bir imtiyaz hevesliliğidir ki, sessiz kalabiliyorsunuz?
Ayrıca o adamı başkan seçtiren de sizlersiniz. Hiç biriniz, adaletli ol başkan
diyecek kadar onurlu değil misiniz? Hüseyin Üzülmez’in ilk işi, bu yazıdan
dolayı hepinizi kışkırtmak olacaktır, onu da biliyorum. Size hakaret etti,
hepiniz tazminat davası açın da diyecektir. Kendi onurunu ayaklar altına alan
adamlara ne dememi bekliyorsunuz?!    

Ben
sizleri onursuzlaştıran yapıyı açıkça söylüyorum, bunun suçlusu ben değilim.
Sizi bu hale düşüren önce kendi istekleriniz, sonra da Üzülmez’in bu istekleri
keşfetmesidir. Kendi ellerinizle seçtiğiniz zalimin hesabını nasıl
vereceksiniz? Aynı masada oturmaktan utanç duyacağınız yere, seçim
çalışmalarını yürüttüğünüz Bera Otel’de ceketlerinizi düğmeleyerek, Üzülmez’e
tekmil vermek hiç mi ağırınıza gitmiyor?

26
personel ve bazı oda yöneticilerinin tanıklığında Hüseyin Üzülmez’in söylediği
sözlerden sadece bir bölümü aktaracağım:

 “Ben
bunu tarafıma savaş ilanı olarak kabul ediyorum. Sizin bu işiniz, yumurtanın
kayayla çarpışmasına benzer. Ben, 30 yıldır savaşan bir insanım, hiç
yenilmedim, bu mücadeleden ben değil siz zararlı çıkarsınız. Neler
yapabileceğimi biliyor musunuz. Sizi her türlü yola sokar, süründürürüm.
Aranıza fitne fesat sokarım, birbirinize düşürürüm kanlı bıçaklı olursunuz.
Telefonlarınızı dinletirim. İstersem bunu yapabilirim. Sizin bu hareketiniz,
açık başkaldırı olarak anlaşılır, ne yaptığınızı biliyor musunuz, bu
hareketiniz açıkça bir bayrak kaldırmadır. İstediğim takdirde, her
hareketinizden suç unsuru çıkarabilirim. Sicilinizi bozabilirim. Mesela, geriye
dönük bir yıllık mesaiye geç gelmenizden dolayı, ki bu bir dakika bile olsa
savunmalarınızı alır ve ceza vererek işlem yaparım. İstersem, bu şekilde de
işten atabilirim. Ben istersem, matbaadaki (Mustafa Öcal ve Fatih Mehmet Öcal’ı
kastederek) arkadaşlarınızı bir dakika bile Oda’da tutmam… Sizler, aldığınız 10
liranın 5 lirasını avukata cebinizden vereceksiniz, oysa ben, 3-5 tane avukat
tutar, gerekirse 500 milyar para harcar ve bunu Oda’ya ödettiririm. Mesela
bugün, TOBB’dan 2 tane avukat getirttim. Onlar da bu dilekçelerden hiçbir şey
çıkmayacağını söylediler. Mesela; maaşlarınızı zamanında ödemem, üç taksitte
öderim, ayın 20’sinde, 25’inde, 27’sinde öderim. Kredi kartlarınız faize girer,
çok zor durumda kalırsınız.’’

Adam
dediğini de hemen uygulamaya koydu. Konya Ticaret Odası’nın bu zamana kadar
uygulamadığı bir sürgün kararı aldı. 11 personeli Konya ilçelerine sürgüne
gönderdi. Sabahtan akşama kadar sürgüne gönderilen personel boş boş oturuyor.
Başlarında sorumlu oldukları bir amirleri yok. Konya Ticaret Odası Fuar
alanındaki hizmet binasına gönderdiği personelin bulunduğu odaya da kamera
sistemi kurdurttu. Bilgisayar üzerinden personel takibi yapıyor. Bu nasıl bir
kin ve düşmanlıktır ki; maaşlarını düşürdüğü personele yeni masraflar
çıkartıyor. İlçelere günlük gidip gelenler de var, orada ev tutanlar da.
Ailelerini taşıyanlar olduğunda başka bir ilçeye görevlendirme zevki de hazırda
bekliyor. Kim evini sürgüne gönderildiği ilçeye taşıyacak olsa, yeni bir
görevlendirilmeyle başka bir ilçeye gönderilecek.

Gülseren
Erceylan Hadim’e sürüldü, görev yeri olarak da belediyeden bir yer ayarlandı.
Mustafa Öcal Kadınhanı’na sürüldü, görev yeri belediye binası. Naci Tekin
Sarayönü’ne sürüldü, görev yeri Ticaret Borsası binası. Ömer Çetin Altınekin’e
sürüldü, görev yeri belediye binası. Mehmet Elma, Zekeriya Demir, Saffet
Sarışen Cihanbeyli’ye sürüldü, görev yerleri belediye binası. Fatih Mehmet
Öcal, Hasan Yalçın, Safinaz Güldest Kulu’ya sürüldü, görev yerleri Ziraat Odası
binası. Geçen hafta göreve giderken kaza geçirdiler, arabaları takla attı,
ölümden döndüler. Ali Usta Bozkır’a sürüldü, görev yeri bir belediye çalışanının
kendi özel iş yeri. Mehmet Gökyer, Abdullah Uyanık, Hasan Çiftçi Tekstil
Pazarı’na sürüldü; Hasan Güneş, Mustafa Özdemir Ayakkabı Sektörüne İş
Yetiştirme Merkezi’ne sürüldü. Mustafa Akgöl, Mehmet Altıparmak, İsmail Coşkun
Fuar Alanı Hizmet Binası’na sürüldü, denetimleri kamerayla yapılıyor. Sabit
Sayılır Arşiv ve Dökümantasyon memuru olarak bodrum kata sürüldü. İbrahim
Çakır, Mehmet Daban, Mustafa Yılmaz görev yerleri değiştirilerek tecrit edildi.
Sözleşmeli personel statüsüne geçmeyen ama Hüseyin Üzülmez hakkında suç
duyurusunda bulunmayan Abdurrahim Özdemir, Fatih Rastgeldi ve Fatih Özsoy odada
bırakıldı.

Personeli
ailesinden, çocuklarından ayıran bu zalimliğin faturası bununla da bitmiyor.
Sürgüne gönderdiği personelin işlerini yaptırmak üzere 40 tane yeni personel
almak zorunda kaldı. Sadece odaya yeni personelin maaş zararı 40 bin YTL. Kimin
kin ve nefretine karşılık, oda üyelerinin paraları kullanılabiliyor?

Hüseyin
Üzülmez hakkında suç duyurusunda bulunan personelin hastane sevk işlemleri ve
izinleri de durduruldu.

Hüseyin
Üzülmez, Hilton Otel’de bir kadınla yakalansa Konya ayağa kalkar. Allah zinayı
dahi affedebileceğini, kul hakkını affetmeyeceğini söylüyor. Üzülmez’in zulmü
tescillidir, daha nasıl başkanlık yapmasına yönetim kurulu üyeleri ve meclis
üyeleri müsaade edebiliyor?

Bera
Otel’de batmalara
devam mı diyeceksiniz, yoksa vicdanlarınız hesap mı sordurtacak? Karar
zamanı!… Yeni bir başkan adayı çıkarmalısınız. Size yakışanı yapma zamanı
geldi de geçiyor. Kendinizi yanına yakıştırdığınız hiç mi bir isim yok
içinizde?

Çocuğun
adını Hüseyin koymakla kimse Hz. Hüseyin olmuyor. Hüseyin değil, o bir
Yezid! 

Kaynak: Siyasetin Sesi

 http://www.kononline.com/haber.php?id=2198  ,20 Aralık 2008

 *        *        *        *        *        *        *


!!! TEMMUZ 2010’DA KONYA TİCARET ODASI VE
SOSYAL HAYATTAKİ ACI GERÇEKLERDE SON DURUM NEDİR !!!

1. Konya Ticaret Odası Başkanlığına 10 ocak
2009’da tekrar Hüseyin Üzülmez seçilmiştir. Hani 2-3 mahkemenin kararı yanlış
olabilir fakat 24 mahkeme kararını hiçe sayıp takmayan bir adam yeniden başkan
seçiliyorsa, halk yığınlarının “PARA VE GÜCE TAPMA” adetine sarıldıklarını
göstermektedir!

        Aşağıdaki alıntı söz de yalandır. Kimse
asrımızda düşüncelerini özgürce söyleyememektedir ! Halkın gözü önünde öyle
söylerler, sonra sinsi ve yıldırma planlarını yaparlar!

                                

BİRLİK BERABERLİK
İÇİNDE OLACAĞIZ

         KTO Yönetim Kurulu
Başkanı Hüseyin Üzülmez, “…Oda’mızın bu meclisi 4 yıl süreyle birlik,
beraberlik içerisinde çalışmalarını sürdürecek. Üyelerimiz düşüncelerini
özgürce bu kürsüden ifade edebilecek.”dedi. 

 KAYNAK:  www.huseyinuzulmez.com
, Temmuz 2010

          Hüseyin
Üzülmez yeniden” BAŞLIKLI HABERDEN

11 ocak 2009

 Selçuklu İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının nezaretinde
gerçekleştirilen seçimlerde 75 meslek komitesinde 397 meslek komitesi üyesi ile
161 kişiden oluşacak KTO Meclisi üyesi belirlendi. 75 meslek komitesinden
69’unu Hüseyin Üzülmez’in gurubu kazandı. 4 komitede Ali Sarı’nın gurubu galip
gelirken, 2 komitede ise bağımsızlar seçildi. Bu sonuçlara göre Konya Ticaret
Odası’nın 161 meclis üyesinden 148’i Hüseyin Üzülmez’in ekibinden oluştu. 13
üyelik ise Doğru Adım Hareketi Başkan Adayı Ali Sarı’nın grubu ve
bağımsızlardan oluştu.

 http://www.kononline.com/Huseyin_Uzulmez_yeniden_haber2229.html

          2. Yaklaşık 30 kişinin tanıklığında zalim
politikacıların gerçek yüzünü yansıtan şu konuşmayı Yüce Allah, Hüseyin Üzülmez
kuluna söyletmiş. İşte asıl acı gerçek bu ! Yeterli yetenek ve savaşçı ruha
sahip olmayan bir grup mücadele etse de zalimler geçici bir süre galip geliyor
! Güçlü münafıkları yenilmez ve ölümsüzlük vesvesesine iten de zaten halkın
korkuya esir olup, paraya tapmasıdır…

          “Ben bunu tarafıma savaş ilanı olarak kabul ediyorum. Sizin
bu işiniz, yumurtanın kayayla çarpışmasına benzer. Ben, 30 yıldır savaşan bir
insanım, hiç yenilmedim, bu mücadeleden ben değil siz zararlı çıkarsınız. Neler
yapabileceğimi biliyor musunuz. Sizi her türlü yola sokar, süründürürüm.
Aranıza fitne fesat sokarım, birbirinize düşürürüm kanlı bıçaklı olursunuz.
Telefonlarınızı dinletirim. İstersem bunu  yapabilirim……

             NOT: Ey halkım,
kullanmadığınızda cep telefonlarının bataryasını çıkarın ve mafya babalarının
yaptığı gibi siz de önceden hazırladığınız şifreli cümleler kullanın !  

 3.
Mazlumlara Önemli Taktik:
Bir bürokrat, politikacı hakkını arayan birine, “Boşver,
bırak mücadeleyi, bu işi uzatma, bu işten siz zararlı çıkarsınız,boşuna
uğraşmış olursun! Gibi laflar ediyorsa ya bozuk düzenin köpeğidir ya da korkak
ruhlu birisidir! Ey halkım! Hakkınız ve onurunuz için ölümüne savaşacaksınız!
Yoksa hakkınızı alamadığınız gibi şerefinizi, ailenizi, insanlığınızı, her
şeyinizi kaybedersiniz !

            
Erdem savaşçıları, Allah’ın ayetlerinden, peygamber hadislerinden,
atasözlerinden, merhamet ve kul hakkından anlamayan köpek ve domuz karakterli
münafıklara ve zalimlere anladığı metotları uygulamalıdır ! Başta Konyalı zalim
ve münafıklar olmak üzere bütün zalimler korkun çünkü Mehdi a.s.’ın erdem
savaşçıları geliyor !!!

        4. Gerçek ve onurlu bir gazeteci ölümü
pahasına bile olsa gerçekleri savunur; dansöz gibi kıvırmaz !
 
Gafil ve korkak Müslümanlar, Rus gazeteci Anna Politkovskaya’ dan ibret alın !
Cesur ve aslan gibi kadınlara  bir örnektir !

        5. Konya Milli Eğitim Müdürü Halil ŞAHİN gibi mecazi
ibneleri, zalimlere hizmetkarları, kendi binasından bir MONİ, fırıldak gibi
adam diye belirttiği halde, onlarca kişi bakanlığa zulümlerini bildirdiği halde
devlet hala orada tutuyorsa yazıklar olsun, bu ülke elbette lanetlenir !

        
 İnşaallah Yüce Mevla size 40 günden fazla süre vermez ! İl Milli Eğitim
Müdürü seçecekseniz , Selçuklu’daki Mustafa ARICI dürüst ve mert biridir !
Doğru yolda olduğu sürece Allah c.c. ve azizler ona yardım eder. Politikanın
yalan ve hilelerine bulaşmadığı sürece, kul hakkı günahı boynuna yüklenmez!
Onun bu önerimizden haberi yoktur, kimse bağlantı kurmasın !

            
6. En büyük Hakim Yüce Allah’tan, Mürşidi Kamil’den ilham gelirse biz münafık
ve zalimlerden bazılarını halkın önünde ölümcül dövüşe davet edeceğiz !

        
Çünkü ey halkım bu adamlara kanun işlemiyor !  1 dakikada işi biteceği
halde, vatandaşlarımız aylarca,yıllarca çıkmaz sokakta deli tiyatrosu olan
bürokratik ve hukuki işlerle uğraşıyorlar ! Sonuç ancak % 5-10  başarı !

         
7. Az önce evliyadan himmet istedim; “Bu zalim ve münafıkların işi ne zaman
bitecek ?” diye. “Onların işini biz bitireceğiz!” diye ilham geldi.

İnşaallah En Büyük Hakim mazlumların dileğini kısa sürede kabul eder !

         
8. Ey halkım, Allah’ı şahit tutarak söylüyorum, zerre
kadar endişe den değil; teke teke bir münafıkla dövüşün zararı da şu: “Sen
yensen de yenilsen de, mücadele sürecin o anda biteceği ve çembere alınacağın
için, o akşam diğer zalim köpekler, “Ohh ya, şu iş bitti de, kurtulduk! Bizden
hırpalanan şu politikacı da acemiydi, zaten ondan da pek hoşlanmıyorduk, hadi
kadehlerimizi tokuşturalım!” diye pis eğlenceyi onlara yaşatmamak için
sabırlı  ve planlı olacağız !

         
DÜNYA CENNETİ VE GÜZEL SANATLAR

        
Hava  bugün açık, az bulutlu, beyaz bulutlar bazen ne güzel şekiller
oluşturuyor! Güneş hala bizi aydınlatıyor ve ısıtıyor. Mevla’ nın sanatından
harika eserler olan ağaçların yaprakları dans ediyor, aslında zikrediyorlar !
Aldığımız havaya, ışığa, sağlığımıza, bunca nimetlere şükredelim! Günde 5 vakit
namazı kılmaz ve hep dünya işleriyle uğraşırsak biz kurtuluşa eremeyiz ! Zaten
dünya işi bitmez, öldüğün günde dünya işleri devam edecek. İnsanlar bizi kabre koyup
birkaç gün sonra eğlence ve kahkahalarına devam edecekler! Bizim diğer Kainata
yolculuğumuzda namazlarımız ve okuduğumuz Kur’an arkadaşlık edecek! Bendeniz ne
yöne baksam Allah’ın muhteşem nimetlerini ve  güzel sanatını görüyorum.
İnsan olmak ve sağlık, yaşama sevinci ne güzel nimetler!

        
Derler ki bir insan Allah  katındaki değerini öğrenmek istiyorsa, kendinin
Allah’a ne kadar yöneldiğine, değer verdiğine baksın! Günlük yaptığın işlerde
Allah için ne yapıyorsun; para,mal,mevki,şöhret için ne yapıyorsun! Hepimiz
kabul ederiz ki işlerin % 90’ı para, mal, eğlence ve kısaca dünya içindir! Bil
ki hepsini burada bırakacaksın! Sadece ruhumuz yaptığımız işlerin karşılığı ile
gidecek!

        
Ne en küçük bir iyilik ne en küçük bir kötülük asla yok olmaz! Hepsi Korunan
bir Kitap’tadır. Nimetlerden sorguya çekileceğiz. Şu yaptığım iş Allah içindir.
Övgüye layık olan Kral  ve Evrenin sahibi  Allah’tır, halimizden
haberdardır ! Allah’ı seviyorum ve şu güzel varlıklar gökkuşağının renkleri gibi
!

        
Dertli, borçlu, hasta, zahmet vb. şeylerden kaçanlar aslında Allah ve O’nun
emrinden kaçıyor ! Engelli koşu gibi! Engelleri ve tuzakları geçemezsen
Cennet’e kavuşamazsın! Haydi gel, Sinbad gibi sevgi kervanında maceraya devam
edelim! Hoşça kalın !

        
Mücahid Tekin, 17 Temmuz 2010

 NEYİ ÖZLEDİM: Ekteki Power
Point Dosyasındaki gibi saf kalpli yiğit erkekleri, resimdeki gibi nur yüzlü ve
giyimli Müslüman kadınları özledim!