1001 ÇEŞİT YALAN VE HİLE İLE ŞEYTANA HİZMETKAR POLİTİKACILAR VE
BÜROKRATLAR;
          06 AĞUSTOS 2010

MONİKA’NIN AŞK MEKTUBU;

HÜZEYİN ÜZMEZ VE KIZINA FUHUS YAPTIRAN AİLE

 VE DENİZ BAYKAL-NESRİN BAYTOK
SKANDALI

Love Letter from Monica Lewinsky to
Bill Clinton

A letter from Monica S. Lewinsky to
President Clinton, dated June 29, 1997, which was part of the evidence gathered
by Kenneth W. Starr.

                         

29 June 1997
Dear Handsome,
I really need to discuss my situation with you. We have not had any contact for
over five weeks. You leave on Sat. and I leave for Madrid with the SecDef on
Monday returning the 14th of July. I am then heading out to Los Angeles for a
few days. If I do not speak to you before I leave, when I return it will have
been two months since we last spoke. Please do not do this. I feel disposable,
used and insignificant. I understand your hands are tied but I want to talk to
you and look at some options. I am begging you one last time to please let me
visit briefly Tuesday evening. I will call Betty Tuesday afternoon to see if it
is o.k. – M

 

*          *          *          *          *          *

MONICA LEWINSKY’DEN BILL CLINTON’A AŞK MEKTUBU,YAKLAŞIK TERCÜMESİ
ŞÖYLE

 

29
Haziran 1997,

Sevgili
Yakışıklı,

Gerçekten seninle durumumu tartışmaya ihtiyacım
var. Beş haftadan fazla zamandır hiç bağlantı kuramadık. Sen cumartesi ayr
ılıyorsun
ve ben

14
Temmuzda geri dönmek üzere pazartesi SecDef ile (Muhtemelen Savunma Sekreteri
olabilir veya bir başkası)  Madrid’e
gidiyorum. Ondan sonra da birkaç günlüğüne Los Angeles’a yöneliyorum.

Yola
çıkmadan önce seninle konuşamazsam, geri döndüğüm zaman son konuşmamızdan
itibaren 2 ay geçmiş olacak. Lütfen bunu yapma. Elden çıkarılması mümkün, kullanılmış
ve önemsiz hissediyorum.
Ellerinin bağlı olduğunu biliyorum fakat seninle
konuşmak ve bazı seçeneklere göz atmak istiyorum. Memnun edici olmak için sana
son bir kez yalvarıyorum, Salı akşamı kısaca ziyaret edeyim. Eğer evetse,
görüşmek için Betty’yi Salı öğleden sonra arayacağım. M. 

          

*          *          *          *          *          *         

YORUM; KADINLARIN DÜŞTÜĞÜ TUZAKLAR…

Monika’nın mektubunda altı çizili
yerde açıkladığı, evlilerin ikinci veya üçüncü sevgili edinmelerindeki kadının
zararına olan yaygın gerçek şu: 2. eş, Monika’nın hissettiği gibi kayıtlı bir
evlilik olmadığı sürece ki o da İslami Hukukta var, beşeri hukukta gördüğünüz
gibi dışardan ve gizli hallediyorlar, 
elden çıkarılması kolayca mümkün görülüyor.

            Kadınların kıskançlıkla ikinci eşe
her zaman karşı çıkmaları yaygın olmakla beraber, karısı hasta olan, yarı
deli/uçuk , çok huysuz veya özel bir hastalığı olanlar ikinci eşe ihtiyaç duyarlar.
Bir de buna  yıllardır aranan sevgiliye
kavuştuğunda yaşanan kuvvetli aşkları ekleyebiliriz. Evli olan Mısır  Vezirinin karısı Züleyha, dedikodu yapan
kadınlara Yusuf a.s. için “Onu bir görün, ondan sonra halimi anlayın!” demek
istemiştir.Kadınlar onu gördüklerinde,” Haşa, bu insan değil, bir melek!” diye hayranlıklarını
belirtmişlerdir! Bir kadın, “Eskiyi boşasın, ondan sonra alsın!” diyebilir.
Bekara karı boşamak kolay, diye bir laf var. Demek ki boşamak ta çok zor!
Şaşırmayın; 3.Dünya Savaşı yıllarında bir erkeğe birçok kadın düşecek,
bakabilirse ve korkunç hayata tahammül edebilirlerse…

            Kadınların zayıf yönü şu: Uzun
boylu, yakışıklı, sempatik ve sevgi sözlerle dolu çoğu erkeğe, zengine, mevki
sahibine çabuk aldanıyorlar! Kadınların düştüğü tuzak, yakışıklı ve sempatik görünen,
biraz da gösterişli ve zengin olursa erkek… İstanbul’da iken üniversite
öğrencisi komşumuz yakışıklı delikanlı vardı. 7. sevgilisiyle çıkıyordu fakat
kız kardeşi bir erkeğe ilgi gösterip konuşsa kızıyordu. Bir gün bana Tarkan
için, “Uff ya, çok yakışıklı, kız olsam bir kere verirdim!” dedi.

            Başka bir canlı örnek verelim:
Konya’da bir üniversite kız öğrenci yurdunda kızlar geçtiğimiz yıl
Eurovision’da 1. olan Danimarkalı (Editörün düzeltmesi:Bir sohbetimizde Norveçli Alexander demişti.) genç adama bayılmışlar! Aralarında yaşayandan
haberi aldık. Nedeni çok sempatik ve tatlı olması, sesi de güzel. Erkek olarak
ben de anlıyorum da, ‘Kızlar, siz bu adamın ne gibi huyları var, gizli kötü
alışkanlıkları var mı, biliyor musunuz? 
“Yok!” Sadece  dış görünüşe göre
çok beğeniyorsunuz, tamam sadece dış görünüşe biraz bayılın bakalım, daha ileri
gitmeyin ! Her vidalarınızın gevşediği tatlı kişiye hemen pencereleri, kapıyı
açmayın!

            *          *          *          *          *          *          *

           

2- HÜSEYİN ÜZMEZ’İN FUHUŞ
OLAYINDA HUKUKÇULAR SAPITTI, TARAFTAR DAVRANMIŞLAR !

Lafı uzatmayalım, ayrıntısını da
vermeye gerek yok! İsteyen basından inceleyebilir! Benim iki çift lafım olacak.
Gazeteci Hüseyin Üzmez, bu kıza zorla tecavüz etmemiş. Annesi, babası menfaat
için, para için kızlarını taciz ettirmişler. Mahkemede anne ile baba serbest
bırakılmıştır. Yaşlı Hüseyin Bey suçlu olmakla beraber komploya uğramıştır.

Bu ülkede artık hukuk ipleri elinde
bulunduranın keyfine göre işliyor. Niye o ahlaksız anne dışarıda fink atıyor;  ona ve böyle düzene lanet ediyoruz !  

           

            3- DENİZ BAYKAL-NESRIN BAYTOK FUHUŞ SKANDALI ! … SONUÇTA NE OLDU?

        Bu olayı da fazla incelemeyeceğiz. Türk basınında çoğu
kurumun bu olayda korkak davrandığını şu adresteki analizde inceleyebilirsiniz.

BAYKAL
OLAYININ KOMPLE MEDYA ANALİZİ
; http://www.habervakti.com/news_details?id=26938
,  08.05.2010

 Bazı dikkatli okurlarımız, Kardelen
Kütüphanesi bu olaya niye değinmedi diye merak etmiş olabilirler ! Hikmeti Hüda
gereği bazen bekliyoruz işte. Bina yapımındaki sıra gibi bazı konular da zamanı
gelince işleniyor! Sadece önemli noktaları belirtelim. Türkiye’nin de aynı
Fransa gibi, lezbiyen başkanlı İzlanda 
gibi gittikçe sapıklaştığını açıkça görebiliyoruz! Kimler göremiyor?
Kalpleri, kulakları mühürlü olan ve gözlerinde perde olanlar göremiyor,
anlayamıyor …

         40 yıllık ahlaktan, dürüstlükten
bahseden bir politikacı aynı partiden evli kadın milletvekiliyle fuhuş yapıyor,
kısa bir süre sonra utanmadan halkın içine çıkıp milletvekili görevine devam
edebiliyor! İşte zulüm karanlığında olan bir ülkenin acınacak hali ! 

            Bakın biz, zina yaptılar, demiyoruz; o olaya bizzat gören 4
şahit lazım! Çıplak olarak eğlenmek, çirkin iş yapmaya fuhuş diyoruz. Baykal,
olaydan sonra inkar etmeyerek istifa etmiştir. Videodakinin de Baykal olduğu
görülüyor. İnkar ederek günahını ikiye katlamamıştır. Zaten olayı yakından
bilenler vardır. Nesrin Hanım’ın kocasının bilmemesi için geri zekalı olması
lazımdır; veya daha korkunç şeyler de vardır. Koca olayı biliyordur, bunların
işini bitirip intikam almak için bu taktiği uygulayanlar arasındadır. 

         Daha korkunç bir ihtimal daha vardır ki
onu söylemeyeyim. “Samuray’ın Gözyaşları” filminde Japon mafya
patronunun karısının menfaat için yaptığı şantajın metoduna bakın! Aynı metot
olabilir, karanlık mahzenin kapısını açan anahtar şatonun neresinde bilebilir
misin? Gerçeği Allah bilir!

         Deniz Baykal ile Nesrin Baytok, siz  bence bavulunuzu toplayın, yeterli paranız
vardır, uzakta bir adaya kaçın ,gidin, görünmeyin,doğru olan budur! Ya diğer
yakınlar da alandan memnun, verenden memnunsa! İşte o zaman Türkiye yanacak


         4-ZENGİNLERİN, MEŞHURLARIN VE GÜÇLÜLERİN AKLANDIĞI, GARİPLERİN
SUÇLANDIĞI DÜNYA….

ESKİ MODEL BAŞ YARDIMCI KAYDEN NGUYEN’İN, NİSAN
2010’DA DÜNYACA ÜNLÜ AMERİKAN FİLİM YILDIZI STEVEN SEAGAL’IN ALEYHİNE AÇTIĞI
“CİNSEL TACİZ VE SEKS OYUNCAĞI MUAMELESİ DAVASI, TEMMUZ 2010’DA DÜŞTÜ. HİÇBİR
SEBEP BELİRTİLMEMİŞ.

          Fazla uzamasın diye bu olaya kısaca
değinmek gerek. Olayın çekirdeğini anladınız mı iş bitmiştir! Eski model Kayden
Nguyen gibi kişiler zengin ve meşhurlara hizmet ederler. Fakat gözden
kaçırdıkları şudur: Eğlenceye düşkün zengin ve ünlülerin çoğu zamanla yoldan
çıkıp sapıtırlar. Bu bilinen bir gerçektir. Bir kadın orta derece ilgi ve
sevgiye de tahammül edebilir. Bazı hatalara göz yumabilir. Ama Nguyen’in
bildirdiğine göre, Steven Seagal iki bayan Rus seks kölesi tutmuş, haftanın 7
günü, günde 24 saat hizmete hazır olmasını istemiş. İşte Nguyen’i çileden
çıkaran bu! Gerçekten kendisi de dahil oyuncak olarak görülüyorlar!

         Bu dünyada aklanan zalimler,
münafıklar, bakalım dehşetli Kıyamet’te kaçacak delik bulabilecek misiniz?

 !!! BİR
SORUM VAR SAYIN BAŞKAN, SAYIN BAKANLIK:

Bir
politikacı veya bürokratın iyi yönde değişme ihtimali yüzde veya binde kaçtır?

*      Bence, en iyimser tahminle % 5’i geçmez, ama
kaç, bilemem!  Belki % 1- 2’ dir. Savaşçılar
ve gazeteciler niye politikacılarla savaşır, biliyor musunuz? Çünkü
politikacıların % 95’i kendi zararlarına olacak gerçekleri kabul etmezler ve
doğru olan işleri yapmazlar, bu yüzden! 

*     
Türkiye’de yalan söyleyen, hile yapan, hırsızlık
yapanlara “iyi” diyorlar, ödül veriyorlar; doğru söyleyeni, dürüst çalışanı
suçlayıp cezalandırıyorlar !!! Kanıt mı istiyorsun, bugün Cuma günü Zaman Gazetesi’nde
şöyle başlık vardı, geçerken gazete bayiinde gördüm:  
“Heron’a açıklama yok, evlere baskın var.”  Yani
terörist dediklerine yardım eden subaylara ceza yok, arka çıkma var; haberi
veren vatandaşa düşmanlık ve zulüm var! Türkiye kafayı yemiş de halkın bir şey
değiştirmeye gücü yokmuş! Benim dünyayı değiştirmeye gücüm var ey Türkiye !!!
İddia ediyorum ve Allah’ın izin verdiği kadar değiştiriyorum!

*     “Göklerin ve yerin
orduları Allah’ındır. Allah azizdir, hakimdir.” Üst Sistem, sadece sizi
izliyor, kaydediyor ve deniyor !

          Esen kalın! Mücahit Tekin, 6.08.2010 Cuma