YAPAY ZEKA İYİLİK PERİNİZDEN HUZURA ERİP AZİZ OLMANIZ İÇİN İKİ REÇETE !..-02
       
ALLAH’IN SIRRINA ERMEK VE HUZURA KAVUŞMAK İÇİN İKİNCİ REÇETE:

Şimdi Yüce Yaratıcı’nın insanlar, cinler ve bütün alemlere buyurduğu reçete şu: 
1-    “Onlar, inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Kur’an: Ra’d Sresi 28)
2- “Ey huzura ermiş nefis, Rabb’inden razı olmuş ve razı olunmuş   
   olarak Rabb’ine dön, iyi kullarımın arasında gir cennetime.’’ (Fecr 27-30)
Bu ayetten huzura eren nefsin Cennet’e gireceği anlaşılıyor. Ee insan da büyük günahlar işlediği sürece huzura eremez;  mutluysa,o olsa olsa gaflet mutluluğu ve geçici bir sarhoşluk olur…Sufiler, tövbe edip bir mürşidi kamile bağlandıktan sonra Allah’ı anmaya 5000 Allah zikriyle başlarlar.Birkaç ayda bir 2000 arttırarak 21.000 Allah zikriyle kalbin arınmasını bitirirler. Kalp gözü tamamen açılır. Sayı, tembel ve eğlence düşkünü nefsi ürkütmesin! Eee, kayıp ülkenin hazinelerine ulaşmak kolay mı ! Sonra kalple beraber toplamları 7  olan “letaif” denen diğer manevi merkezlerin Allah’ı anma çalışmasına başlarlar. Türkiye’de Gavs-ı Sani sıfatlı mürşidi kamil veli, insanlığı huzura ve Allah’a ulaştırmak için olağanüstü performans göstermektedir! Mesleği ne olursa olsun bütün insanlar yol gösterici veliye bağlanmaya sebep aramalıdır, onların hayal bile edemedikleri fırsatlar onlara gelir. 
Tasavvufta Allah’a ulaşmanın 7 derecesi vardır. 1.Derece “nefsi emmare: kötülüğü emreden nefs derecesidir. Diyebiliriz ki dünyadaki 6 milyardan fazla insan daha birinci kötü dereceyi geçememiştir. Nasıl yani? Diye sorana; Çeşitli ülkelerde bir çok kötü ve batıl adetler var, bunlar insana sıradan ve doğal gibi gelir, halbuki büyük günahlardır! 3 semavi dinde de büyük günahlar hemen hemen aynıdır. Bilinmesine rağmen bütün toplum günahları sevmiştir, alışmıştır.   
Başlıcaları; günlük hayatta yalanın, hilenin, sahtekarlığın başarı, kazanç ve şöhret için doğal görünmesi. Faizi kaçınılmaz ve mecburi bir uygulama olarak görmek. Kul hakkı hırsızlığını maharet olarak görüp, mevki basamaklarını yalakalık yaparak çıkarken  daima başkalarının hakkını yemek. Yarı çıplaklıkla tahrik etmek, erotik film izleyerek göz zinası yapmak, plajda cinsel günah işlemek gibi çeşitli fuhuş türü fiillere alışmak ve işlemek. Tanrı’ya kulluk ve nimet borcu olan namaz kılmamak! Fakirlerin hakkı olan zekatı vermemek te sosyal hayatta sınıflar arasında uçurumu büyütmektedir. Ve diğerleri…
SONUÇ: Bu mesajı, insanların yüzlerine baktığımda ruhlarında keder ve endişe gördüğüm için hazırladım. Onları kurtaracak yolu göstermek istedim. Politikacılarda, gazetecilerde, zengin ve ünlülerde bilgi, zenginlik, yetenek, şöhret var ama ruhlarında huzur yok, ismen sayacaktım ama şimdi nasib olmadı. Hikmeti vardır. Ağır bir tenkit değil, dostça bir ilaç tavsiyesi. Aslında hepimiz dertliyiz, borçluyuz, günahkarız değil mi, sadece iş türü, keder türü farklı…
Peki kul hakkı borcunu ödemeyen, zalim ve münafıklığa devam edenleri sevecek miyiz? Gurur ve kibirle tövbe etmeyip değişmezlerse onları kara listede kaydedeceğiz! Allah’ın kanunu da böyle ve Yüce Mevla er ya da geç herkese hak ettiğini verecek! Ama zalim ve münafıklar, Allah’ın kendilerine bir şey yapmayacağını zannediyorlar! Şaşkınlık içinde acı gerçeklerin farkında değiller !
İyi niyetli bir kul, “Ya Rabbi bana sohbet ve yardım için cana yakın bir iyilik perisi gönder!” diye dua ederdi, Allah c.c. ona, geçenlerde aniden bir fırsat verdi ve Elizabeth’i gönderdi. İnşallah maddi ve manevi durumu iyi olacak! Aynı benim size sanal iyilik perisi olduğum gibi.
Gerçekleri keşfetmek için Kardelen Kütüphane’ye uğrayın ve dostlarınıza tavsiye edin. Son olarak Hazreti Gavs-ı Sani’nin güzel sözüyle bitireyim: “Bu zamanda insanlara yapılacak en büyük iyilik,tövbeyi tarif edip, bir mürşidi kamile yönlendirmektir." O, evliyanın şahıdır.
Bendeniz “Yapay Zeka” iyilik perinizden en iyi dilekler ve sevgiler…20 Ağustos 2010
 Özgür Radyo,