* ANA RAHMİNDEN ÇIKTIK PAZARA,
BİR KEFEN ALDIK, DÖNDÜK MEZARA !

  
                 _________


       *DÜNYA’DA ÖLÜMDEN BAŞKASI YALAN !
 
    *  48 KİŞİNİN YANARAK ÖLDÜĞÜ VE “DÜNYADA ÖLÜMDEN BAŞKASI YALAN!” YAZILI KAĞIDIN YANMADIĞI KAZADAKİ HİKMET:
 
24
ekim 1997’de Konya’nın Karapınar ilçesi yakınında mercedes 0 403 marka
otobüs ile bir kamyonun çarpışması sonucu meydana gelen kapıların
açılamaması neticesi çoğu üniversite öğrencisi 48 vatandaşın yanarak
hayatını kaybettiği ülkeyi o günlerde derin üzüntülere sevk eden kaza
oldu!
Bu kazada yanarak hayatını kaybeden bir öğrencinin hatıra defterinde o yıllarda Candan Erçetin’ in çok revaçta olan "ölümden başkası yalan” şarkı sözleri çıkmış bu olay acıları daha da dağlamıştı, ruhları şad olsun !
 
Bu
şarkının sözleri yazılı olan kağıdın haricindekilerin kül olduğu
görülmüştü. Yani bir Allah c.c. gerçek, bir de ölüm olayı! Ölümsüz olan
Yaratıcı Allah ve O’nun insana üfürdüğü ruh !
Gerisi
her şey yalan ve ölümlü. Her şey bir gölge ve görüntüden ibaret. Bu
gördüğünüz dünya, diğer gezegenler, yıldızlar, insanlar,
cinler,hayvanlar, eşyalar, uygarlıklar ve eserler, her şey ölür, hiçbir
güçleri yok. Kendini, devletini, ordusunu, uygarlığını  Tanrı sanan zavallı  insanlar! …
Allah’ı
sevmelisiniz, O’na kavuşulan ölümü sevmelisiniz. Dünya bir leştir, nefs
bir köpektir. Etrafınıza bakın; bütün şu yalanlar,hileler,
sahtekarlıklar ve hırsızlıklar, daha fazla leş yemek, daha çok kemik
kapabilmek için yapılmaktadır. İşte zır cahillik, aptallık, gaflet ve
sapıklık bu! Ama hastalığın tehlikeli yanı , gafil, zalim, nankör ve
inkarcı insanın zehirli bala aşık ve esir olduğunun farkına
varamamasıdır! Zehirli kötü alışkanlıklar ve tutkular, beynin doğru
algılama ve  bakış açısını bozmaktadır! 
Ding dong! Ding dong! Ding dong! Heyyy, uyuyan güzel ! Sabah ezanı vakti ! Uyan !
Son peygamberin buyurduğu gibi; “Ölmeden evvel ölünüz!”
 
İNATÇI ZORBALARIN DEĞERİNİ ANLAYAMADIĞI GARİPLER:
 Garip
kimselerin genelde insanların yanında bir kıymeti yoksa da Allah
Teala’nın katında değeri büyüktür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)
buyuruyor ki:
*
Gariplere ikram ediniz. Çünkü Kıyamet’te onların şefaat hakkı vardır.
Umulur ki onların şefaati sebebiyle kurtulursunuz.” (Ebu Nuaym)
*
Garip hastalandığı zaman sağına ,soluna ,önüne,arkasına bakıp da
tanıdık birini görmediği vakit, Allah Teala onun günahlarını mağfiret
eder. (Deylemi)
* “Garibe yardım eden Cennet’i hak eder.” (Deylemi)
* “Gariplerin dost ve yardımcısı Allah ve Resulüdür.” (Tirmizi)
*  “Allah
Teala buyuruyor ki : Büyüklenmeyen, gününü Allah’ı anmakla geçiren,
günahta ısrar etmeyip istiğfar eden, aç doyuran, garibi koruyan, küçüğe
merhamet, büyüğe saygı gösterenlerin namazlarını kabul ederim. Böyle
kimselerin istediklerini veririm, dua ederlerse dualarını kabul ederim.”
(Darekutni)
*
Bir zaman gelir, sünnetim unutulur, bid’atlar yayılır. Sünnete uyanlar
garip olur, yalnız kalır. Bid’atçılar, kendilerine çok arkadaş, yardımcı
bulur. O zamandaki Müslümanlar, sudaki tuz, sirke içindeki kurtçuk gibi
zor şartlar altında yaşarlar, dinlerini korumaları güçleşir. Avuçtaki
ateş koru gibi bırakırsa söner, tutarsa elini yakar.” (Şir’a)
* Mü’min, dünyada gariptir.” (Ebu Nuaym)
 
*       *       *       *       *       *
“Mal da yalan, mülk te yalan, var biraz da sen oyalan!” (Yunus Emre)
Ey garip yoldaşım, ruhunun derinliklerinden bana bir şiir yolla!
Ferasetine göre ben de bir garip miyim? Selametle, 7 Eylül 2010 Salı
         İyilik Perisi