Kainatta Bütün Canlılara, Ahirette ise
Yalnız Müminlere Merhamet Eden Allah’ın Adıyla

 
UZAYLILAR, AMERİKALILARIN
RUSLARIN UZAY ARAÇLARINI YOK EDİYOR; DÜNYA’DA DA RUHSAL YANGIN VAR !

                                 
          

 

       1 Nisan 1990 tarihli bir
Amerikan gazetesinin iddiasına göre, “Hitler tarafından 1943 yılında bir
intihar misyonu ile uzaya gönderilen Alman astronotlar, 47 yıl sonra (yani
1990’da) dünyaya dönmüşlerdi. “Bu sözler bir NASA yetkilisinin ağzından
çıkıyordu ve yetkilinin anlattıklarına bakılırsa, 3 uzay öncüsü Reich-Almanı 3
Nisan 1990’da bir uzay kapsülü ile kuzey Atlantik denizine inmiş ve bir
Amerikan savaş gemisine alınmışlardı. Bu 3 astronot 1943’de geliştirilen bir
V-2 roketi ile uzaya fırlatılmışlar ve açıklanamayan sebeplerden dolayı,
kendileri için fazla bir zaman geçmeden (bizim zamanımızla 1990 yılında)
dünyaya inmişlerdi. Astronotları gören Amerikalı yetkililerin hayretten dilleri
tutulmuştu; Çünkü karşılarındaki insanlar geçen 47 seneye rağmen hiç
yaşlanmamış gibi duruyorlardı
. Acaba bu haberde bir gerçeğin saptırılması
mı söz konusuydu? Gerçekte burada söz konusu olan astronotlar,
Reich-Almanyası ile anlaşma yapmış Aldebaran uzay filosunun temsilcileri
olmasın? Belki de bu temsilciler ABD’ye bir ültimatom vermeye gelmiş
olabilirler!!!

Süpergüç ABD, açıkça İsrail’in görevlendirilmesi ile, 1991 yılı başında Irak’a
karşı bir saldırı savaşı başlatmış ve zafere çok yaklaşmışken aniden, sanki
birileri bir barış ultimatomu vermiş gibi, savaşa son ermişti. Acaba bu
Aldebaranlı’ların bir ultimatomu muydu?

Aşağıdaki yazıda konuyla ilgili farklı bir yorum ve araştırmadır.

Almanya’nın geleceği tehlikeye düşünce Hanuebu-3 modeli Uçan Daire’yi
ürettiler. Bu gemi Mars yolculuğuna çıktı. Bu yolculuk 20 Nisan 1945 tarihinde
başladığına dair deliller vardır. Bu uçandaire Vril Projesi kapsamında
Almanların 68 ışık yılı uzaktaki Aldebaranlı’lar ile ortaklık kurdukları ve
bunun için de Mars gezegeninde üs kurmak üzere yola çıktığı SS kayıtları
Amerikan askerlerinin eline geçince bu gemiyi ve yolculuğu öğrendiler.

http ://img200.imageshack.us/i/martecydonia20.jpg/

Andromeda Geraet denilen 139 metre uzunluğunda ve silindir şeklindeki “Ana Uzay
Gemisi” Aralık 1944’e kadar plan ve eskizler halinde idi. Geraet, bir Haunebu,
iki Vril ve iki tane de Vril-2 uçandairesi taşıyacak şekilde planlanmıştı. Bu
silindir veya puro şeklindeki uzay gemileri SS’lerin sorumluluğu altında
geliştiriliyordu. İşgalde bunlar ele geçirildi ve varlıkları ortaya çıktı.

Aradan yıllar geçti. ABD Viking-1 uydusunu Mars’a gönderdi. 24 Temmuz 1976’da
Mars’a inmesi ile dünyaya ilginç resimler göndermeye başladı. Bunlar arasında
Cydonia bölgesinde bulunan ünlü “İnsan Yüzü” Mısır’daki Sfenks’in başına
benzetilmektedir. Ve bunun 15 km uzağında bulunan piramitler, devasa şehir
yıkıntıları çok dikkati çekmişti. Ayrıca Mars’ın güney kutbunda esrarengiz
dikdörtgen ve kare şeklinde duvara benzer buluntular görülmüştü ki, NASA
bunlara İNKA ŞEHRİ adını vermişti.

Haunebu-3 uzay gemisi 19 test uçuşundan sonra Nisan 1945’in sonunda
kutuptaki üs’ten Neuschwabenland’dan havalanarak Mars’a doğru yola çıkmıştı.
Geminin 70 kişilik bir mürettebatı vardı. Bunlar arasında kadınlar da
bulunuyordu. Mars yüzeyinde bulunan Mars medeniyetine ait anıtlar, bu
mürettebatın işlerinden mi acaba?

http ://img217.imageshack.us/i/cydoniaj.jpg/

Yalnız Mars’da değil, Ay üzerinde de “R” ve “S” harflerine rastlanıldı. Örneğin
kare gibi geometrik şekillere rastlanmaktadır. İlginçtir ki Viking-1’in
Mars’tan gönderdiği resimler arasında kayaların üzerine işlenmiş “B”-“G” veya
“8” şeklinde yorumlanabilecek yapay şekiller görülmektedir. Bu suni yapılar,
Sovyetlerin ve ABD’nin insanlı ve insansız uzay sonda ve kapsülleri tarafından
çekilen bütün fotoğraflarda görülmektedir.

Büyük bir çan’a benzeyen uzay gemisi Haunebu-3 Mars’a doğru yola çıkmış ve
problemsiz bir şekilde gezegene inmişti. Mürettebatı milyonlarca yıldır orada
bulunan Mars yüzeyinin altındaki tesislere gitmişlerdi.

1950’li yılların başlarında Ay üzerinde birçok UFO görülmeye başlanmıştı.
1952 yılında çekilen Ay yüzeyinin teleskopik bir fotoğrafında, dış görünümü ve
Haunebu-3’e benzeyen bir UFO tespit edilmişti. Bu UFO muhtemelen, Mars, Ay ve
Güney Kutbundaki Neuschwabenland-Alman Üssü arasında mekik seferi yapan bir
araçtı.
1951 yılında çekilen başka bir fotoğrafta ise Dünya ile Ay arasında
Puro şeklinde uzay gemisi görülmüştü. 1945’ten sonra kutuptaki gizli üste bu
puro biçimli geminin aynısı yapılmış olabilir.

Bu UFO’ların Mars yolculuğu ve Haunebu-2, Vril-1 ve Andromeda Geraet ana
gemisinin 2’nci Dünya Savaşı’nın bitimine az bir zaman kala Ay’da
konuşlandırılmalarının sebebi, Reich Almanyası’nın yönetiminin umduğu gibi, her
iki gezegenin Ay ve Mars’ın yüzeyinin altında bulunan sağlam tesisleri yeniden
harekete geçirmek ve 68 ışık yılı uzaklıktaki güneş sisteminden yani
Aldebaran’dan gelecek olan dünya-dışı insanların oluşturduğu “Kurtarıcı Uzay
Filosu”nun gelişi için üsleri hazır vaziyette tutmaktı.

ABD’nin 1972 yılında sürdürdüğü NASA insanlı Apollo programını Ay’a inişten
sonra aniden kesmesi ve oraya bir daha hiç astronot göndermemesi, ayrıca Viking
Mars projesinin başarısızlığa uğraması tesadüf değildir. Sovyetlerin 1989
yılında Mars’a gönderdiği “Phobos-2” adlı uydusu da Mars’ın yörüngesinde iken
dünya ile bağlantısı kesilmişti.

Aynı şekilde 24 Ağustos 1993’de Amerikan Mars uydusu “Observer” da Mars
üstünde iken dünya ile bütün bağlantıları kesilmişti. Ay ve Mars’da meskun
“Zekâlar” Reich Almanyası uzay gemisi mürettebatı ve Amerikalıların Ay’da ve
Mars’da karşılaştıkları Aldebaranlılar, hem Amerikalıların hem de Sovyetleri bu
iki gezegende de istemiyorlardı.

Mars ve Ay’daki birleşik Reich Almanyası ve Aldeberanlılar gücü, ABD ve
Sovyetlere, gayet açık ve net olarak buralarda istenmedikleri mesajını
vermişlerdi. Daha sonra iki müttefik, insansız Mars denemelerinden sonra,
insanlı Apollo uçuşları gibi, Mars’a da insanlı bir keşif gezisi düzenlemek
istemişlerse de Aldebaranlı “Marslılar” ve Reich Almanları, Amerikan Viking
teşebbüsünü ve Rusların Mars uydusunu tamamen etkisiz duruma getirmişlerdir.

Yorumlamaya gelelim: Benim uzun zamandır iddia ettiğim Amerika’nın korkudan
Ay’a neden gidemediği ve orada Üs kurma projesinden neden vazgeçtiğini
düşünüyorum, sonuçta oradaki üslerde yaşayan uzaylıların Amerikalıları burada
istemedikleri ortaya çıkıyor. 1972 yılından beri Ay’a gidemeyen ABD’nin Apollo
uçuşları sonunda düşüncesi 2000’li yıllarda Ay’a üs kurmaktı. Oradan yola
çıkacak uzay gemileri, güneş sistemini keşfe çıkacaktı. Bu gerçekleşmedi.

Şimdi ne yapılıyor: Dünyanın çevresinde büyük bir uzay istasyonu yapılıyor.
Oraya durmadan malzeme taşınıyor. Gelecekte o büyük istasyondan Mars’a veya
başka bir gezegene yola çıkacak uzay gemisi yapılacaktır.

Bir diğer ilginç konu da şudur. Amerika dünya milletlerine düşüncesini
Hollywood sinemasıyla sunar. Hollywood’un yaptığı filmlerde dünyaya uzaylılar
saldırır ve Amerika da ortaya çıkardığı gizli silahlarıyla bu savaşı kazanır.
Uzaylıları yener ve dünyayı kurtarır. Acaba bu mesaj Güney Kutbunda, Ay’da ve
Mars’da bulunan Reich Almanyası ve Aldebaranlı müttefiklere gönderilen bir
mesaj mıdır. Bir yandan uzaylılar ile temasa geçmek için 3 milyar dolar para
ayıran Amerikan Devleti, diğer yandan da uzay çalışmaları için milyarlarca
dolar harcamaktadır.

Amerika Mars’a gidebilecek mi? Bunu zaman gösterecek ama bu konuda Başkan Bush
kararlı ve 600 milyar ile 1 trilyon dolar tutan projeye start verdi. Süre ise
2025 olarak belirlendi. Yaşarsak göreceğiz. Şurası gerçek ki Amerika 2’nci
Dünya Savaşı bittiğinden beri tüm gücünü uzay çalışmalarına verdi. Ve bu
çalışmalar gizli olarak yapılmaktadır.

Reich Almanlarının kutuplarda yaşayan müttefikleri olan Arianniler’in veya
Aldebaran Yıldız Sisteminden gelenlerin Amerikan Başkanı Eisenhower ile
görüştükleri iddiası da vardır. UFO’ları ile ABD’ye 20 Şubat 1954 Edward AFB
Amerikan Hava Kuvvetleri üssünde iken, 5 UFO inmiş ve uzaylıların aynı bizim
gibi insan oldukları ve bizim atmosferde nefes alabildikleri görülmüştü.
Uzaylılar Amerikan Başkanından Nükleer silahlanmaya son vermesini istemişlerdi.
Uzaylılar Eisenhower ve yanındaki yetkililerin gözleri önünde hem kendilerini,
hem de gemilerini görünmez bir duruma getirmeyi başararak onlara teknolojik
üstünlüklerini göstermişlerdi.

Eisenhower’in bu konuşmayı pek önemsemediği sonraki yıllarda Amerikan Ordusunun
nükleer füzeleri geliştirmesi bunun somut örneğidir. 1980’lere gelindiğinde ABD
ve Rusya nükleer silahları sınırlandırmışlardı. Bugün de iki tarafın elinde
önemli derecede nükleer silah bulunmaktadır.

http ://img217.imageshack.us/i/hitlerufo.jpg/

KAYNAKLAR: X1, X2, X3…
06.05.2007
                   


                                                *      *      *      *      *      *      *
DİP NOT: Bu dünyalıların düşünüp öğüt
tutmadığını Yüce Rabb Kuran’da da bir çok ayette bildiriyor. Örneğin; Mülk
Süresi 10.ayette: “(Kıyamette Cehennemlikler) Eğer dinleseydik ve düşünseydik
şu çılgın alevli ateş halkından olmazdık!” Azgın insanlık 3.Dünya Savaşı’nda Dünya’nın
bir çok yerindeki uygarlıkların nasıl yok olduğunu görecektir !
Japonya’ya atom bombası atan pilot son
yaşlılık yıllarında bile “Hiç pişman olmadığını” söylemiş. Bu adamı böyle
hissettiren işte insanoğlunun hırs, kin ve nefretidir.
 
Acı gerçekleri şu atasözleri açıklıyor:
“Zulüm
eken fırtına biçer.”
“Ne
ekersen onu biçersin.”
“Gerçeğin
ve sevginin daima galip geldiğini hatırlarım. Her zaman zalimler ve caniler
olmuştur. Bir süre için yenilmez görünebilirler, ama sonunda hep yenilirler.
Her zaman bunu düşün.” (Mahatma Gandhi)

         KİMLER KURTULUŞA EREBİLİR?:
         Manevi keşifle tespit
edilen, Hz. Muhammed a.s.’ın tahtını kurduğu ve manevi önderlik ettiği,
Türkiye’de Menzil’de yetişen evliyalara bağlanan ve Allah yolunda dürüst bir
hayat yaşayıp Allah’ı devamlı zikredenler kurtuluşa erebilir ve Allah’ın
izniyle korunacaklardır !
Mürşidsiz
Allah’a ulaşmak isteyenin işi çok zordur; Amazon veya Borneo ormanlarından
sağlam çıkmak kadar çok zordur!
         Ne buyurmuştu rahmetli Yavuz Sultan
Selim Han;
“Padişahı âlem olmak bir kuru kavga imiş

Bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş.”

 
         Ayrıca ruhsal alemde insanlığın nasıl
yandığını S.O.S sinyaliyle şu vecize net bir şekilde alarm veriyor:
Ahir zamanın en dehşetli,
en tehlikeli
dönemindeyiz. Yardım Edin! Ümmet-i Muhammed ateş içinde!
(Gavs-ı Sani, k.s.)
Maddi veya manevi bela serpintisinden emin
olmak isteyen tövbe ederek
Gavs-ı
Sani’nin koruyucu şemsiyesi altına girsin! Himmet Ya Gavs !
        “Îsâ onlardan inkârı sezince:
"Allâh yolunda kimler bana yardımcı olacak?" dedi. Havariler:
"Biz, Allâh(yolun)un yardımcılarıyız; Allah’a inandık, şâhid ol, biz
müslümanlarız." dediler.” (Al-i İmran:52)
 
“Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah,
üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Fetih S. 7.Ayet)
11 Aralık 2010
       
Gönderen: bismillah@radiostar.com