(TÜRKİYE’YE İLAHİ MUSİBET GELMEDEN ÖNCE SARI ALARM !; BİRÇOK KURUMA “MUSİBETLER GELMEDEN BORCUNUZU ÖDEYEREK KUL HAKKINDAN KURTULABİLİRSİNİZ” KIRMIZI ALARMI 4 ŞUBAT 2011’ DE VERİLMİŞTİ; GERİ SAYIM DEVAM EDİYOR! )

                  Çığlığı duyuyor musunuz

Merhaba, ey kurtuluşa ermek isteyen yolcu! Dünyadaki en yaygın ve tehlikeli hastalıklardan biri, kötü işler yapan insanların yaptıklarını ve hayat tarzını iyi olarak görmesidir veya zenginlik, başarı ve mutluluk için kirli işleri yapmaya kendini zorunlu hissetmesidir.Kutsal Kuran’da Yüce Yaratıcı, zalimler ve münafıkların bu hastalıklarına dair gerçeği bildirmektedir. Felaketler gelmeden ve öldükten sonra pişman olmadan önce uyanmak akıllıca bir iştir! İyi dilekler…

· Kaf Süresi, 50/22: Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir. (Öldükten sonra uyanış)

· Bakara Süresi, 2/ 8-12: * İnsanlardan bir kısmı vardır ki, biz Allah’a ve kıyamet gününe inandık, derler. Halbuki onlar, iman edenler değillerdir.

* Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah’ı ve müminleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir.

* Onların kalblerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için elîm bir azap vardır.

* Kendilerine, ‘Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın,’ denildiğinde ‘Bizler sadece düzeltenleriz,’ derler.

* İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.

· Bakara Süresi, 2/ 14-15: * (Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları vakit "(Biz de) iman ettik" derler. (Kendilerini saptıran) şeytanları ile başbaşa kaldıklarında ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece alay ediyoruz, derler.

* Gerçekte Allah onlarla alay eder; azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.

· Enbiya Süresi, 21/14-15:“Bize yazıklar olsun, biz gerçekten zalimlermişiz!” Dediler.

“ Biz onları, sönmüş kül yığını olarak biçilmiş bir ekin haline getirinceye kadar, hep sözleri bu feryat olmuştur.”

· Enbiya Süresi, 21/ 45-46: (Ey Rasûlüm, kâfirlere) de ki: “- Ben sizi ancak vahy ile (Kur’an’la) korkutuyorum.” Amma onlar ne kadar korkutulsalar (faydası yok, çünkü) sağırlar daveti işitmezler.

* Yemin olsun ki, Rabbinin azabından az bir şey onlara dokunursa, muhakkak şöyle diyecekler: “- Vay bizlere! Biz gerçekten zalimlerdik.”

· Enbiya Süresi, 21/ 96-97: Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün seddi açılıp da her tepeden saldırdıkları;

“Ve hak olan vaad (Kıyamet) yaklaştığı vakit, işte o zaman, kafir olanların gözleri hemen dikilecek: “Vah bizlere ! Biz bundan gaflet ettik, doğrusu kendimize zulmetmiş olduk.” Diyecekler.

· Hacc Süresi, 22/45-46: Nice memleketler vardı ki, zulüm yapıyorlarken biz onları helâk ettik de damları çökmüş, duvarları üzerlerine yıkılmıştır (ıssız harabeye dönmüştür). Nice kuyularla yüksek saraylar (sahibsiz) bomboş bırakılmıştır.

* Mekke kâfirleri, hiç de yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, bu sebeple düşünecek kalblere, işitecek kulaklara sahip olsalar. Gerçek şudur ki, gözler (görmemek suretiyle) kör olmaz, fakat asıl sinelerin içindeki kalbler (ibret gözleri) kör olur.

· Al-i İmran Süresi, 3/142: Yoksa Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?

27.03.2011 Pazar

Özgür Radyo

        UnmaskingHypocrite

Reklamlar