Category: Ahlak ve Din


                                                2012-XX-XX

SORU: Dünyada en yaygın ve tehlikeli olan, insanların ve devletlerin adaleti sağlayamadığı ve düzeltemediği kötü huy nedir?

CEVAP: Gerçekleri inkar ve münafıklıktır!

       FIRTINALAR VE SELLERİN HİKMETİ;İNKARCI VE MÜNAFIK TOPLUMLARIN HELAKI,Ocak 2012

"Ey inananlar, Allah’ın size olan nimetlerini hatırlayın. Üzerinize ordular gelmişti, Biz de onların üzerine rüzgâr ve sizin göremediğiniz ordular (Melekler) göndermiştik." (el-Ahzâb Sûresi.9)

Hadis-i şerifte ise Hz.Muhammed (a.s.), "Ben sabâ rüzgârıyla yardım olundum, Ad kavmi ise debur (lodos) rüzgârıyla helâk edildi." (El-Buhârî, 5/47) buyurmuştur.

       NİYE ŞAŞIRIYOR VE KORKUYORSUNUZ Kİ?

M.S. 627 yılında Medine yakınındaki Hendek Savaşı’nın başında Müslümanlar 3000 kişi, müşrikler (putperesetler) 10.000 kişiydi. Sonra Müslüman ordusundaki 2700 münafık ayrıldı. 300 kişilik Müslüman ordusu, 13.000 kişilik ordunun yüzde 2.3 ‘ü yapar. Bu gerçek Müslüman sayısını veriyor. 1400 yıl sonra günümüzde de aynı; gerçek müminler % 5’i geçmez…1 ay çileden sonra Müslümanlar, Allah’ın yardımı lodos rüzgarı ve meleklerden orduyla Hendek Savaşı’nı kazandılar.

       Son Peygamber Hz.Muhammed a.s. Münafığın 4 alametini şöyle belirtmiştir:

    Abdullah İbni Amr İbni’l-Âs (radıyallahu anhümâ) dan rivayet edildiğine göre Nebî (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

"Dört huy vardır ki bunlar kimde bulunursa o kişi tam münâfık olur. Kimde de bu huylardan biri bulunursa, onu terkedinceye kadar o kişide münâfıklıktan bir sıfat bulunmuş olur:
"Kendisine bir şey emânet edildiği zaman ona ihanet eder."
Konuştuğunda yalan söyler.
Söz verince sözünden döner.
Düşmanlıkta haddi aşar, haksızlık yapar."

Kaynak: Buhârî, Îmân 24, Mezâlim 17, Cizye 17; Müslim, Îmân 106. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünnet 15; Tirmizî, Îmân 14; Nesâî, Îmân 20

http://www.mumine.com/hadis/8582-yalan-konusmak-nifak-alametidir.html ; Ocak 2012

       Kendisine bir şey emânet edildiği zaman ona ihanet eder.” İfadesinin Açıklaması:

       Bu emanet her şey olabilir. Bir para, mal, çocuk, insan, görev, bir şeyi gözetmek vb. Hukukta “görevi kötüye kullanma” suçu da emanete hıyanet etmektir. Bir görevi, işi dürüstçe yapacağına yemin eden kişinin hilekarlık, sahtekarlık, hırsızlık yapması, emanete hıyanet etmektir. Baskılardan veya korkudan dolayı doğru olanı yapamıyorsa bırakması gerekir. Ahir zamanda milyonlarca kişi emanete hıyanet ediyor, adalet sistemi güçlü olan birçok kişiye “hiçbir şey” yapamıyor!.. İstisnalar, göz boyayıcı kahramanlık olarak gösterilmemelidir!
Bir başka hadis-i şerifte münafıkların karakteri şöyle tarif edilmektedir:

      “Münafık, iki sürü arasında kâh birine kâh öbürüne yanaşan şaşkın koyun gibidir.”(Müslim ve Nesai/Cem’ul-Fevaid, h.no:8101)

Tibi (r.a) bu hadisin şerhinde şu açıklamada bulunmuştur: “Münafık, fahlı (koçu) arayan koyun gibidir. Nefsanî istek ve kötü amaçları peşinde koşar, sürekli istikrarsızdır. Bunun içindir ki Kur’an-ı Kerim’de de bu vasıfla vasıflanmışlardır.”

                      Sandal üzerinde Allah yazısı

       REÇETE: Alemlerin Rabbi Allah aşkı için nefsi emmare ve Şeytan’ın egemenliğinden kurtulmak isteyenlere ve kendini denemek isteyenlere bir reçete verilecek. Kendini iyi veya dindar zannediyorsan da yap! 40 gün Kıyamet süresi okunacak ve sonra aynaya bakıp, “Ey Yüce Yaratan, ben münafık mıyım, Yüce Alemde benim gerçek halim nasıldır, bana ilham et?” diye soracaksın. Sonucunu ibret için bildirmek isterseniz bize haber verin!

Bu süre insanda nasıl bir etki yapar? 75.Kıyamet Süresi’nde Yüce Allah, Kıyamet Günü’ne ve “nefsi levvame” ye yani kendini kınayan, kendi kusurları da dahil gerçekleri kabul eden,artık doğruyu-yanlışı ayırt eden, pişmanlık duyan nefse yemin ederek başlıyor! İkinci nefs derecesi olan “nefsi levvame” ye geçiş Yaratıcı’ya yakınlaşma yolunda büyük bir aşamadır.

Bunu tebliğ eden bendeniz garip yolcu,”Ya Rabbi bende münafıklık alameti var mı, mücahid miyim? Yakınımdaki saf kalpli birine bildir!” diye niyaz etmiştim. Birçok sadık rüyası çıkan mümine, rüyasında Mescidi Nebevi dışında namaz için otururken yanından sahabi Halid b.Velid r.a. gülümseyerek geçmiş ve mescidin bir yerinden başka bir sahabi cezbeyle, “Halid bin Velid!” diye bağırmış. Halid bin Velid (r.a.), Allah yolunda birçok savaşlardan zaferle çıkmış cesur, mücahid bir peygamber arkadaşıdır. Allah’a hamd olsun!

Çevrenize bakın; ailenize, komşularınıza, arkadaşlarınıza, iş arkadaşlarınıza ve birçok ülkeden, birçok şehirden duyduğunuz önemli olaylara dair insanların sözlerine ve davranışlarına bakın; hep gerçekleri inkar ve ikiyüzlülük vardır…Kendi kabileleri, partileri, gruplarına dair küçük başarıları kocaman göstererek överler; sevmedikleri, muhalif oldukları grupların, milletlerin iyi işlerini gizlerler, küçük hatalarını kocaman göstererek etrafa yayarlar…

İşlerine gelmeyen gerçekleri örtbas ederler, hem dünyevi olabilir hem uhrevi yani öbür dünyaya ait olan hakikatler olabilir. Bazıları derler ki, “Ben görmediğime ,şahit olmadığıma inanmam!” Allah c.c., onların gözü önünde mucize, keramet yaratsa yine inkar ederler; çünkü yapılarında gerçekleri inkar etme alışkanlığı vardır! Gerçeği kabul etmek erdemdir. Onlar inanmayı ve kabul etmeyi gururlarına yediremezler! Dünyada münafıklar için en zor iş, gerçeğe gönülden inanıp kabul etmektir!

İmanı zayıf olan korkak olur; korkak ta her zaman acı gerçeklerden kaçar. Arkadaşını zor zamanda yarı yolda bırakır. Paraya ve güce itibar eder, hatta tapar. Güçlü olanın elini öper. Hemen taraf değiştirir.

Bu yalan söyleyen, sözünden dönen, emanete ihanet eden, düşmanlıkta haddi aşan münafıklar, açıkça görünen düşman askerinden, bombalardan, doğal afetlerden vb. daha tehlikelidirler! “Gelen ağam, giden paşam” fikrindedirler. Şair Halil Manuş’un son kıtasını burada aktaralım:

Orda kurulur mahkeme
Rüşvet işlemez hâkime
Aman ha! Sen bari deme
“Gelen ağam, giden paşam”

Ahlakın bozuk olduğu toplumlarda daha küçük yaşta çocuklara,

menfaat elde edemedikleri, ünlü ve zengin olmayan sade vatandaşlara,

fakirlere değer vermemeleri, ilgilenmemeleri aşılanmaktadır. Bırakın çocukları, kurum yöneticilerinin % 95’inde bile zengin ve mevki sahiplerine karşı uşak olma karakteri, mevki sahibi olmayan sade vatandaşlara karşı ise onları hor gören kurt, çakal karakteri vardır.

Meşhur Türk film oyuncusu merhum Kemal Sunal’ın filmlerinde hep halkın ikiyüzlü, dönek, karaktersiz yapıları anlatılmıştır. Dürüst ve erdemli olanlar buna gücenmeyip zalim ve münafık halkının kavmiyetçiliğini yapmazlar!

Ve münafıkların öbür dünyadaki yeri, Cehennem’ in en alt ve kötü tabakasıdır!

Onlar, Allah’ı ve müminleri kandırdıklarını sanan, gerçekte ise kendilerini kandıran, kalplerinde hastalık bulunan ruh hastalarıdır! Onlara karşı savaş açılmasını günümüzden 1400 yıl önce Yüce Allah Hz. Muhammed (a.s.)’e bildirmiştir! Dikkatli olun, Kıyamete kadar savaş bitmez !

Daha havai fişek atmadık….

Anlatılması uygun olan keşiflerinizi 29 Şubat 2012 akşamına kadar mimoza33m@yahoo.com e-posta adresine gönderirseniz gerçekten mü’min, cesur bir kaşif olarak iyilik etmiş olacaksınız!..

13 Ocak 2012 Cuma

Reklamlar

MUJDE VE BAYRAM TEBRİĞİ

gokkusagi

       Bir sufiden şöyle, müjde verici mesaj gelmiştir; zaten Altın Çağ’ın başlangıcına da iki basamaklı sayılarla geri sayım başladı…

       “Baba oğluna bayram kıyafeti alır ama bayram sabahından önce giydirmez. Biz de sufilerin kıyafetini hazırladık, Mahşer Günü onları gıcır gıcır giydireceğiz.” (Gavs-ı Sani Hazretleri) Yüce Yaratıcı, hüzünlü gönüllere sevinç, yaşlı gözlere rahmet yağmurları, kasvetli evlere müjde ışıkları ihsan ediyor! Gerçekten Allah’a inandığımız ve güvendiğimiz gün, Allah’ın bizimle olduğunu hissettiğimiz gün, ilahi sırra erdiğimiz gün bayramdır! Bayramınız mübarek olsun! Kardelen Grup

01 Eylül 2011

                     *      *      *      *      *

       (English) Happy Aidil Fıtr (Ramadhan Festival) to all mankind

and wishing you a prosperous life! We wish you follow His majesty Mahdi a.s. (messiah) and reach the salvation when He appears in near future. Kind regards from Library Snowdrop. September 1,2011

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

 

INVITATION TO DISCOVER THE TRUTH

“The way of truth resembles a broadway ; it is not difficult to find it! The   difficulty arises from that people don’t look for it !”  (Confuchius)

The same truth has been informed by the prophets since the creaiton of genies and mankind. There is only One God and every prophet who was sent with plain proofs and miracles, is the messenger of the God. The last prophet is His Excellency Mohammad. The Koran is literary miracle which was sent to all worlds.

It is pointed out that Law is run in respect of proofs all over the World but many people turn away of clear signs and miracles although they witness ! Because negligent people appraise the facts according to 5 senses, their religion of ancestors and their usual habits.

“Their reckoning has drawn near for mankind, while they turn away in care-lesness!” (Koran: 21/1) So do heed!

To believe in the facts, it is necessary the clean heart and sixth sense ! Because just the clean heart like mirror can reflects all the universe and comprehend!

It is not necessary the proof for an believer one; as for unbeliever one, it is not impossible to explain ! (Franz Werfel) Come on to discover amazing facts! Give me your hand ! With best wishes.

Mr. Memduh ÖZCAN, Teacher and Author,

4th February 2011

Memduh.Ozcan@diplomats.com

Web Space of snowdrops:

https://librarysnowdrop.wordpress.com

TURKISH:

(BU MEKTUP, İYİ KALPLİ VE KAŞİF ARKADAŞ NICOLAS CAGE’E İTHAF EDİLMİŞTİR, SELAMLAR! )

Merhaba Dünya! Bu kısa mektubu, Denizli’ye postayla gönderdiğim özel mektubum ne olur ne olmaz belki Nicolas’ın eline geçmezse diye (inşaallah geçer) internette de bir gün Gerçeğe Davetiye’ye rast gelmesi ümidiyle işaret bırakmak için yazıyorum.

Nicolas, bir çeyrek asırdır sinema dünyasında önemli ve gizemli filmlerde macera yaşamış bir kaşiftir. Önemli ve ilginç gerçekleri keşfetmek isteyenleri Yüce Mevla, kendi yollarına iletir. Bunca sırlar ve gizemli konularla ilgilendikten sonra, inşaallah Nicolas İlahi hakikate erişir!

Onunla kafa dengi sayılırız. Telepatik algımız böyle. Zihnimizden geçen iyi bir niyeti Allahü Teala gerçekleştiriyor. O, Türk başbakana, sufiliği (mysticism) ve sufi yaşantısını merak ettiğini söylemiş. Biz de ilham gereği ilahi hakikatlere ulaşmasına vesile olmaya çalışıyoruz.

Bahsettiğim, bu kardelenlerin sitesine bakar ve incelerse önemli gizemli gerçekleri keşfeder. Ona ve ilgilenen tüm arkadaşlara selamlarımı, iyi dileklerimi gönderiyorum, kurtuluş diliyorum.  Allah’a emanet olun ! 04.02.2011 Cuma

Memduh ÖZCAN, Öğretmen Yazar, Türkiye

*          *          *          *          *

AN AMAZING AND HILARIOUS CONVERSION STORY.

AUSTRALIAN YOUNG WHO HAS BECOME  MUSLIM AFTER AMAZING DISCOVERIES… A SIGN FOR SEARCHERS OF THE TRUTH…

1-  http://www.dailymotion.com/video/x8olvg_musluman-olan-avusturalyaly-genc_lifestyle

2-http://www.youtube.com/watch?v=d-IuJL8HgvM&feature=related

3-  http://video.google.com/videoplay?docid=-6277702144390760741#

*       *        *        *        *

A QUOTATION:


Susan Carland Australian Muslim


———————————–
May I suggest to the seeker of truth do the following NINE STEPS for purification of the mind:

Clean their mind, their heart and their soul real good.
Clear away all the prejudices and biases.
Read a good translation of the meaning of the Holy Quran in a language that they can understand best.
Take some time.
Read and reflect.
Think and pray.
And keep on asking the One who created you in the first place, to guide you to the truth.
Keep this up for a few months. And be regular in it.
Above all, do not let others who are poisoned in their thinking influence you while your are in this state of “rebirth of the soul.”
The rest is between you and the Almighty Lord of the Universe. If you truly love Him, then He already knows it and He will deal with each of us according to our hearts.

Peace to you and Guidance from Allah the One Almighty God, Creator and Sustainer of all that exists.

thank you
abdullah baspren

SOURCE: http://current.com/groups/women/90982902_susan-carland-australian-muslim-video.htm

An Other Video of Susan Carland’s Story:

* http://www.dailymotion.com/video/x6lnv4_susan-carland-from-australia-conver_news

*       *        *        *        *

* ANA RAHMİNDEN ÇIKTIK PAZARA,
BİR KEFEN ALDIK, DÖNDÜK MEZARA !

  
                 _________


       *DÜNYA’DA ÖLÜMDEN BAŞKASI YALAN !
 
    *  48 KİŞİNİN YANARAK ÖLDÜĞÜ VE “DÜNYADA ÖLÜMDEN BAŞKASI YALAN!” YAZILI KAĞIDIN YANMADIĞI KAZADAKİ HİKMET:
 
24
ekim 1997’de Konya’nın Karapınar ilçesi yakınında mercedes 0 403 marka
otobüs ile bir kamyonun çarpışması sonucu meydana gelen kapıların
açılamaması neticesi çoğu üniversite öğrencisi 48 vatandaşın yanarak
hayatını kaybettiği ülkeyi o günlerde derin üzüntülere sevk eden kaza
oldu!
Bu kazada yanarak hayatını kaybeden bir öğrencinin hatıra defterinde o yıllarda Candan Erçetin’ in çok revaçta olan "ölümden başkası yalan” şarkı sözleri çıkmış bu olay acıları daha da dağlamıştı, ruhları şad olsun !
 
Bu
şarkının sözleri yazılı olan kağıdın haricindekilerin kül olduğu
görülmüştü. Yani bir Allah c.c. gerçek, bir de ölüm olayı! Ölümsüz olan
Yaratıcı Allah ve O’nun insana üfürdüğü ruh !
Gerisi
her şey yalan ve ölümlü. Her şey bir gölge ve görüntüden ibaret. Bu
gördüğünüz dünya, diğer gezegenler, yıldızlar, insanlar,
cinler,hayvanlar, eşyalar, uygarlıklar ve eserler, her şey ölür, hiçbir
güçleri yok. Kendini, devletini, ordusunu, uygarlığını  Tanrı sanan zavallı  insanlar! …
Allah’ı
sevmelisiniz, O’na kavuşulan ölümü sevmelisiniz. Dünya bir leştir, nefs
bir köpektir. Etrafınıza bakın; bütün şu yalanlar,hileler,
sahtekarlıklar ve hırsızlıklar, daha fazla leş yemek, daha çok kemik
kapabilmek için yapılmaktadır. İşte zır cahillik, aptallık, gaflet ve
sapıklık bu! Ama hastalığın tehlikeli yanı , gafil, zalim, nankör ve
inkarcı insanın zehirli bala aşık ve esir olduğunun farkına
varamamasıdır! Zehirli kötü alışkanlıklar ve tutkular, beynin doğru
algılama ve  bakış açısını bozmaktadır! 
Ding dong! Ding dong! Ding dong! Heyyy, uyuyan güzel ! Sabah ezanı vakti ! Uyan !
Son peygamberin buyurduğu gibi; “Ölmeden evvel ölünüz!”
 
İNATÇI ZORBALARIN DEĞERİNİ ANLAYAMADIĞI GARİPLER:
 Garip
kimselerin genelde insanların yanında bir kıymeti yoksa da Allah
Teala’nın katında değeri büyüktür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)
buyuruyor ki:
*
Gariplere ikram ediniz. Çünkü Kıyamet’te onların şefaat hakkı vardır.
Umulur ki onların şefaati sebebiyle kurtulursunuz.” (Ebu Nuaym)
*
Garip hastalandığı zaman sağına ,soluna ,önüne,arkasına bakıp da
tanıdık birini görmediği vakit, Allah Teala onun günahlarını mağfiret
eder. (Deylemi)
* “Garibe yardım eden Cennet’i hak eder.” (Deylemi)
* “Gariplerin dost ve yardımcısı Allah ve Resulüdür.” (Tirmizi)
*  “Allah
Teala buyuruyor ki : Büyüklenmeyen, gününü Allah’ı anmakla geçiren,
günahta ısrar etmeyip istiğfar eden, aç doyuran, garibi koruyan, küçüğe
merhamet, büyüğe saygı gösterenlerin namazlarını kabul ederim. Böyle
kimselerin istediklerini veririm, dua ederlerse dualarını kabul ederim.”
(Darekutni)
*
Bir zaman gelir, sünnetim unutulur, bid’atlar yayılır. Sünnete uyanlar
garip olur, yalnız kalır. Bid’atçılar, kendilerine çok arkadaş, yardımcı
bulur. O zamandaki Müslümanlar, sudaki tuz, sirke içindeki kurtçuk gibi
zor şartlar altında yaşarlar, dinlerini korumaları güçleşir. Avuçtaki
ateş koru gibi bırakırsa söner, tutarsa elini yakar.” (Şir’a)
* Mü’min, dünyada gariptir.” (Ebu Nuaym)
 
*       *       *       *       *       *
“Mal da yalan, mülk te yalan, var biraz da sen oyalan!” (Yunus Emre)
Ey garip yoldaşım, ruhunun derinliklerinden bana bir şiir yolla!
Ferasetine göre ben de bir garip miyim? Selametle, 7 Eylül 2010 Salı
         İyilik Perisi

              

              MÜNAFIK POLİTİKACILAR 999 HİLE BİLSE DE LANETLENEN KÖTÜ HUYLARI VE KUL HAKKI HIRSIZLIĞI

                Dikkat! Gaipten gelen bir ses karanlıkta yükseliyor! İster 50 yaşında tecrübeli bir kamu görevlisi olun, isterse 70 yaşında gün görmüş, dünyayı dolaşmış bir iş adamı olsun, ölünceye kadar bilgi öğrenme ve tecrübe edinme işi bitmez! “Bu zayıf sokak serserisi de kim ki ondan ibret alayım!” diye düşündüğünüzde sisteminizin çöküşünün başlangıcı demektir!

           Bakın bendeniz, bir dolmuş şoförünün aracın içine astığı şu sözleri değerli bir hazine olarak kucakladım, aynen katılıyorum. “Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et!” ,”Bazı idealler o kadar değerlidir ki o yolda mağlup olman bile zafer sayılır !”

            Bak ben bu kelimeler hamurunu gözyaşlarımla yoğuruyorum ama kaçınız kalp gözünüzle görebiliyor veya altıncı hissinizle hissedebiliyorsunuz?

            Mücahid müminler, salihler, insanların %97’inden kaçıyor, neden? Çünkü Son Peygamber (a.s.), “Benim ümmetimin fertleri, haksıza , ‘Sen haksızsın!’ demekten korktuğu ve çekindiği zaman onlardan ayrıl.” Buyurmuş, işte bu yüzden. Dünya halkları, paraya, mala, eğlenceye…ve benzerlerine çok duyarlı da yalnız Yüce Tanrı’ya, evrensel gerçeklere, adaleti sağlamaya ve mazlumlara karşı öylesine sağır, öylesine kör ve dilsiz !…

            Münafıkların, politikacıların, zalimlerin kucaklayarak benimsedikleri yalan,hile,sahtekarlık,iftira,kul hakkı hırsızlığı,hırs gibi kötü huylar tılsımlı cadı gibi onları cehenneme götürecek, ama mahşerde maskeler düşünce gerçekleri anlamak ve pişmanlık insanı kurtarmayacak!

            * Yalan: Er yada geç her yalan ortaya çıkar! Gerçekler saklanamaz ! Allah’ın emriyle melekler herkesin kitabına ve arifler de dünyada kendi arşivlerine kayıt etmektedir ! “Yalan ile iman beraber bulunmaz.” (Hadis-iŞerif)

            * Hile: Hile yapanlar, kendi kazdıkları kuyuya düşeceklerdir. “Ne ekersen onu biçersin!” (Atasözü) , “Aldatan bizden değildir!” (Hz.Muhammed a.s.)

            * Sahtekarlık: Sahtekarların uydurma yaptıkları işten dolayı, takmadıkları vida, çivi, parça vb. nedeniyle bindikleri otomobil, gemi,uçak vb. takdiri ilahi ile kaza geçirip parçalanacaktır!

            * İftira: İftira, büyük bir günahtır. İftira atanların çamur lekesi bir süre salihlerin üzerinde görünür gibi olsa da keramet olarak bir virüse dönüşerek atanın vücuduna girer, korkunç hastalığa sebep olur! Ama anlayan azdır !  

*Kul Hakkı Hırsızlığı: Başkasının hakkını çalarak yaşayanlar sahte mutlulukla kendi kendilerini kandırırlar! “Hiçbir suçlu kendi öz mahkemesinde (vicdanında) beraat edemez.” (Uvenal) Hz.Rasulullah (a.s.), "Şüphesiz ki ümmetimin iflas edeni, kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnad ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir" buyurdular. [ Müslim, Birr 59. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyamet 2]

* Hırs : İlk insanlar Adem Babamız ve Havva Anamız, yasaklanan ağaca hırsla yaklaşıp meyvesinden aldıkları için Cennet’ten çıkarıldılar,unutmayalım! Başlıcaları; para,mal, mevki,şöhret, şehvet, modaya göre giyinme, güzellik ve gösteriş…

            *Akıl, kalp ve ruh bu murdar dünyada ne yapıyor? ; Bunca bilim ve teknolojik gelişmeye rağmen Şeytan ve kötülüğü emreden nefs, akıl ve ruhu zehirli balla esir almış, hasta bir hizmetçi yapmış, mahzende kalan, üstteki zalim efendilere ise hizmetkarlık yapan zavallılar olmuş !

“Kötü mahalleler,kötü kasabalar, kötü kurumlar, sapıklar labirenti” ne benziyor ! Kurtulmak için olağan üstü bir yetenek, keramet ve mucize gerekiyor ! Bu yüzden münafık ve korkak halkın % 97’ si, “Kaçamadığın tecavüzden zevk almaya bak!” gibi sapık bir adeti benimsiyorlar, bu yüzden helak olacaklar! Ayetler ve öğütlerden, inanç, güzel ahlak, onur, aşk ve adalet için kötülüklere karşı mücadele etmekten kaçanlar,  Tanrı’nın Kur’an’daki benzetmesiyle “Aslandan ürküp kaçan yaban eşeklerine benziyorlar!”

            Kerametler ve Mucizeler: “Örümcek ağına benzer bugünkü kanunlar, kuşlar deler geçer; sinekler takılır kalır!”  Bu özdeyiş doğrudur. Bununla birlikte Allah dilerse, bir sivrisineği musallat bir savaşçı yapar, bütün tedbirlere rağmen zalim ve inkarcı Kral Nemrud’un burnundan vücuduna sokar, onu sürekli azapla öldürür !  İşte bendeniz bu bataklık gibi düzende sivrisinek savaşçısıyım çünkü sistem içine girdim, münafıkların gerçek yüzlerini gördüm ! Benim gibi mücahidlere karşı baskı ve yıldırmayla sahte zafer sarhoşluğu kazanmaya uğraşsalar da  üzerlerindeki lanetten asla kurtulamazlar ! Bu örneği ve sözleri Alemlerin Rabbi Yüce Allah’ın bana  ilham etmesiyle sunuyorum.  

            Kul hakkı hırsızları doğruyu yapmadıkları ve mazlumların haklarını ödemediği sürece lanetten kurtulamayacaklar!

Zerre kadar korkudan değil, riya karışmasın diye ve sanki adımı söylediğimde göğüsleri açılan bir genç kız gibi utanma duygusu oluştuğundan takma ad kullanmak içime doğdu. 

Vatandaştan dileğim bu mesajı kim alırsa en az 3 kişiye tebliğ yapsın, yapmazsa hakkımı helal etmiyorum ! 

Kardelen Kütüphane Grubundan Mücahid Tekin. 25 Nisan 2010

   http://kardelenkutuphanelibrary.spaces.live.com

İKİNCİ EDİTÖRÜN DİP NOTU: Biyografi araştırmamıza göre üyemizin takma ismi Türkiye’de tanınmış bir yazarın adına denk geldiğinden, bir karışıklık olmaması için "Mücahid Tekin" olarak yayınlamayı uygun gördük. Anlayışla karşılayacağını umuyoruz. Kıyamete yakın doğru söyleyenlere ve haksızlıkları ortaya çıkaranlara zalimlerin nasıl cephe aldığına biz de tanık oluyoruz ve hissediyoruz! Selamlarımızla. 26.04.2010

           

                                            

 

INVITATION TO DISCOVER THE TRUTH

(This Invitation is dedicated to Dear Friend LinYuan in China and other explorers)

 

      (The way of truth resembles a broadway ; it is not difficult to find it! The   difficulty arises from that people don’t look for it !  (Confuchius)

       The same truth has been informed by the prophets since the creaiton of genies and mankind. There is only One God and every prophet who was sent with plain proofs and miracles, is the messenger of the God. The last prophet is His Excellency Mohammad. The Koran is literary miracle which was sent to all worlds.

It is pointed out that Law is run in respect of proofs all over the World but many people turn away of clear signs and miracles although they witness ! Because negligent people appraise the facts according to 5 senses, their religion of ancestors and their usual habits.

       “Their reckoning has drawn near for mankind, while they turn away in care-lesness!” (Koran: 21/1) So do heed!

To believe in the facts, it is necessary the clean heart and sixth sense ! Because just the clean heart like mirror can reflects all the universe and comprehend!

It is not necessary the proof for an believer one; as for unbeliever one, it is not impossible to explain ! (Franz Werfel) Come on to discover amazing facts! Give me your hand !

Mimoza33; January 29, 2010

 

             

        

 

*VIDEO ADDRESS OF AUSTRALIAN YOUNG WHO HAS BECOME MUSLIM AFTER RESEARCHS:

http://www.dailymotion.com/video/x8olvg_musluman-olan-avusturalyaly-genc_lifestyle

                   

             
            Müslüman olan Avusturalyalı genç
       by merve223
   

  

 

                                                           AYDINLIK YOLDAKİ KARDELEN SÜVARİSİ DEFNE;

                                                           NAMUSLU KADINA İFTİRAYA YAKLAŞMANIN TEHLİKESİ! .. 

  

AKŞAM GAZETESİ’NDEKİ BİR HABER BAŞLIĞINA DÜZELTME !

Merhaba Türkiye ! Son duanızı yapın!.. Ya dürüst olacaksınız; Allah’a giden beyaz ve yeşil yolu seçeceksiniz ya da Cehenneme giden siyah ve kırmızı yolu seçeceksiniz!.. İki yol vardır, başka yol yoktur!.

İnşaallah sağlığınız yerindedir ! Dikkat çekici bir habere rast geldiğim için bu mesajı yolluyorum. Eski gazeteleri şöyle sıraya dizerken bir haber dikkatimi çekti. Aslında dışarı çıkmak üzereydim. Başlık dikkatimi çektiğinden hemen okumak zorunda hissettim. “Defne Samyeli’nin ‘kirli’ Geçmişi” Akşam Gazetesi’nin 23 Aralık 2009 tarihli nüshasında Oray Eğin’in bu haber başlığı ve böyle başlıklar  yanlış olur ve sakıncalıdır ! Çünkü kendim bile, Defne’yi iyi bir dost ve ‘kardelen’ olarak gördüğümüz halde sadece bu başlığa bakıp yazının içeriğini okumasak, “Acaba geçmişte ne gibi kirli işler yapmış?” diye insanın içinde şüphe ve kötü zan kalır ! Yazarın amacı bu mu değil mi onu Allah bilir !

Mesela bir aile misafirliğe gitse, masada gazetenin bu başlığını görüp okumasa veya her hangi bir vatandaş  bir dükkanda gazetenin sadece bu başlığına bakıp okuyamadan aceleyle çıksa , insan nefsi hemen başlığa inanıp hafızada öyle kalır, bu da ahlaken kötü bir iş olur! Oray Bey kendisi de zaten yazısının içeriğinde Defne’nin bazı küçük hatalarından bahsedip tavsiyelerde bulunuyor, şöyle: “Ahlaksızlık değil,dolandırıcılık yapmamış, hüküm giymemiş, yüz kızartıcı suçu yok, bir skandala karışmamış…Sadece şarkı söylemiş ve gülmüş…” Hal böyle iken, yazının başlığını okuyan büyük suçlar, günahlar işlemiş gibi düşünür !

Yazar, “Ben öyle büyük suçlu gibi göstermek istemedim!” diyebilir. Okumanın çok az olduğu ülkemizde çoğu vatandaşımızın edebi, mecazi ifadeleri ve noktalama işaretlerini bilmediği ve incelemediği göz önüne alınırsa  öyle tırnak içindeki veya cümleye ters anlam verilen parantez içindeki ünlem işareti gibi işaretlerin anlamına dikkat etmezler ! Halk her zaman dış görünüşe aldanır ve ilk izlenimi hafızada kalır! Bu nedenle haber, makale ve fıkralarda ‘başlık’ ile içerik paralel olması lazımdır !

     Gazeteciler, hırsızlar, seri katiller, devamlı dolandırıcılar, psikopatlar gibi halka zarar veren ve halkın tedbir alması lazım gelen suçluları duyursunlar! Geçmişte kişisel bazı hatalar yapmış, günah işlemiş fakat hayat tarzını değiştirmiş kişilerin kusurlarını ülkeye yaymak fitne ve fesat çıkarmaktan başka bir işe yaramaz ! Herkesin ara sıra kumar oynadığı veya milli piyango aldığı, içki içtiği, plajda bikiniyle dolaştığı, defilede gösteriye katıldığı ulusal gazetelerde haber yapılacak olursa yandınız anam siz ! ..

Akşam Gazetesi, düzeltme yayınlarsa erdemli bir iş yapmış olur! Siz de bazı yamuk politikacılar gibi olmayın!

Size iyi niyetler ve sağlıklı günler diliyorum !

Kardelen dostlarıma sevgi ve selamlarımla,

 

                                                           Gizem BAYRAKTAR, 02 Ocak 2009

                                                           kardelenx2012@hotmail.com

                                                                       (Kardelenler üç renktir: Beyaz-Yeşil-Mor)

                              LANETLENMİŞ DÜNYAYA DOMUZ GRİBİ !

                  
 

 

                           Kıymetli Okurlar, Bir Avuç Kıyamet Savaşçıları!..

Bugünlerde moralim bozuk!.. “Neden?” diye merak ederseniz çağlar boyunca var olan büyük suçlardan, kötü adetlerden dolayı değil!.. Dünyanın başından sonuna kadar kötülükler ve günah işleyen insanlar olacaktır ! Hepimizin az veya çok günahı var! Normal, kibar insan olarak görünen fakat haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlardan moral bozukluğum !.. Yani hep içkici-kumarcıların-fahişelerin halk arasında adı çıkmıştır; ilk ve en tehlikeli olarak onlar akla gelir. En kötüsü nedir biliyor musunuz? İyi ve kibar insan olarak görünüp te, dertli, hasta ve borçlu insanlardan “veba” dan kaçar gibi kaçan korkak fareler ve içinde insan olmayan elbiselerdir !..

Ben veya başka bir kardelen söylesek, herkes bize kızar! Müslümanların peygamberi demiyor mu, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır!” Eğer susuyor ve kaçıyorsanız, dilsiz şeytansınız !

Yine ahir zamanda müslümanların acil tedavi gerektiren belli başlı hastalıkları; “dünya sevgisi”, “ölüm korkusu” ve “gizli zehirli maddeler…” Siyonistler organik tarımla domatese, pirince, mısıra… fare, domuz geni katarak Müslümanların domuz gibi namussuz, fare gibi korkak olması için elinden geleni yapıyor!

Bu dünyada normal vatandaşların, çiftçilerin, işçilerin, memurların değeri yok!.. Varsa yoksa artistler, şarkıcılar, meşhurlar, zenginler, politikacılar vb.. Hatta dindar görünen gazetecilerin, ünlülerin gündeminde bile hep onlar var! Ya bu dünyada en az 300 tane konu yok mu ?

Son zamanlarda sosyal ve iş hayatında bir derdimiz oldu! Baktım ki çevremizdeki kimse yaklaşmıyor, 10 metre uzaktan gidiyor! İçimden dedim ki, bende virüs veya veba yok, virüs sizin kalbinizde!.. DOMUZ GRİBİ NEDEN ÇIKTI BİLİYOR MUSUNUZ? ÇÜNKÜ BEN NİSAN ORTALARINDA DÜNYAYA BEDDUA ETTİM! Hakikaten EN BÜYÜK HAKİM Dünyalıların cezalarını vermeye başladı ! “Ya Rabbi, bu münafık Müslümanlara, siyonist masonlara, zalim kafirlere ve zalim Müslümanlara öyle bir ceza, virüs ver ki kendi pisliklerini yaşasınlar, masum, dürüst mazlumlara hastalıklı gibi bakmaktan vazgeçsinler!

Gülerek inanmayanlar yüz çevirmeye devam edebilirler !..

Cahil ve zalim insanoğlu, paraya,mala,şöhrete, haksız güçlüye tapıp dururken onlar birden hastalıklı varlığa dönüştüğünde bu sefer kaçarak bir kurtuluş arayacak ama Allah’tan başka sığınacak bir yer bulamayacak!

Garibe, mazluma, hastaya bu dünyada hiç acıyan yok; yok denecek kadar az !.. “Düşenin dostu olmaz! ” atasözü bile insanoğlunun genel acımasız karakterini yansıtmıyor mu ! Öte yandan İslam Dini’nde, “Merhamet etmeyene merhamet edilmez!” deniyor. Demek ki insan ne yaparsa karşılığını bulacak!

Şu anda domuz gribi 8 ülkede görüldü; o ülkelerin yaygın adetlerine hiç dikkat ettiniz mi? Anlarsınız!.. Allah c.c. Türkiye’ye biraz zaman verdi galiba. İnşaallah Türkiye’dekilere de akıllanacakları bir ilahi ceza gelir!.. Her tarafımız adı Müslüman, iç yapısı münafıklık dolu bir sürü insanla dolu! Yani koyun postunda kurtlarla dolu! Ülkemizde de bir meseleniz olduğunda doğru sözler, belgeler, kanıtlar vs. işe yaramıyor! Her tarafı sinsi kurtlar, yılanlar, yalancılar,hilekarlar, sahtekarlar, şerefsizler vb. sarmış!.. Normal vatandaş nerede, nasıl hakkını alabiliyor Allah aşkına!.. Hatta iftira atılıyor! Çoğu zaman bir gerçeği tasdik etmek için 2 şahit bulunamıyor !..

Sadece bir örnek; 1994’de Ankara’da Arapça KPDS dil sınavına gitmiştim. Sınav salonunda görevli, başörtülü bir genç kıza şüpheli gördüğü için bir belge doldurtmak istedi. Kızın da morali bozuldu, bir zararı olacak diye üzüntüyle feryat etti. Salondan bir adam tepki göstererek hemen görevliye kızdı. Bizim hacı hoca takımı kızın derdine ilgisizdi. Bencilce, “Ya ne bağırıyorsunuz, sınavdayız, rahatsız etmeyin, bir problem varsa gidip tuvalete resimdekine benziyor mu, bakın!” gibi laflar ettiler. Kendim sınav bitiminde bekledim, görevliye, “Arkadaş, bu belgeyi doldurmanın bu bayana zararı olacak mı? Diye sordum. “Yok!” dedi. O zaman, “Tamam öyleyse!” diyerek bayanın yanında destekçi olmak istedim. Yani 20-30 kişiden iki kişi meseleye yardımcı olmak istedik.

Bugün tam tersi de olabilir; başörtülü veya namaz kılan münafıklar dürüst müslümanın aleyhinde eylemde bulunuyorsa, fakat haklı olduğumuz konuda gayri Müslim bir fahişe bizi savunursa biz de onun uğrunda savaşırız ! Hani duymuşsunuzdur; çok susuz bir köpeğe pabucuyla su veren bir fahişeyi Allah c.c. affedip Cennetine koymuş; öte yandan Hz.Musa aleyhinde Şeytani güçlere hizmet eden bilgin Bel’am’ı Allah mahvetmiş !..İşte böyle…

Hz. Muhammed a.s.’ın bir ara kimin doğru ve haklı, kimin yalancı ve haksız olduğu konusunda Yahudilerle karşılıklı Allah’ı şahit göstererek lanet okumaya davet etmesi gibi günümüzde de öyle durumlar yaşıyoruz !.. Kim yalancı ve haksız ise Allah c.c. 40 gün içinde hak ettiği felaketi versin!

Müslümanlar ! Pla.bo. tavşanları gibi değil, Hz.Ali gibi aslan olun!..

Özgürlük-aşk-cesaretle savaş, üçüz kardeştirler ! Cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir!

Kardelen ruhlu devlet bakanlarımız, milletvekillerimiz, “Boondock Saints (Şehrin Azizleri)” gibi adalet savaşçılarını koruyun ve destekleyin, ülkedeki bütün pislikler temizlensin ! Yoksa şiddetli musibetlerle bu halk çarpılacak !

10 katlıya kadar her binada en az 5 tane dürüst, yetenekli, cesur

Kardelen ruhlu insan, iyilik ve adalet için mücadele ederse, bina, kurum temizlenir! Ama maalesef bırakın 5 kişiyi, 3 kişi bile çıkmıyor! Gökdelenlerde en az 10 kişi lazım! Bu yüzden şu anda Dünya, şeytani güçlerin egemenliği altında… Bu yüzden Alemlerin Rabbi, çok az sayıdaki Moni’ye, 313 Bedir Savaşçısına 3000 melekle yardım ettiği gibi yardım eder!.. Ama güçlü inancı olanlar nerede?

Son söz olarak Mahatma Gandhi’nin er ya da geç zalimlerin

yenileceğini vurgulayan güzel sözüyle bitireyim, “Gerçeğin ve sevginin daima galip geldiğini hatırlarım. Her zaman zalimler ve caniler olmuştur, bir süre için yenilmez görünebilirler ama sonunda hep yenilirler, her zaman bunu düşün.”

01 Mayıs 2009 Cuma

Mimoza33, X1…..X313

Ümmetimden bir taife, Kıyamet gününe kadar Hakk için muzaffer bir şekilde mücadeleye devam edecektir.” (Müslim)

DİPNOT: ABD, “Boondock Saints” (Şehrin Azizleri) gibi filmlere şundan izin veriyor; kene gibi sosyal kurumlara ve topluma yapışmış, kanını emen mafya ve organize suç gruplarıyla polis, FBI ve diğer güvenlik güçleri de baş edemiyor! Halkın içinde dürüst ve cesur savaşçıların destek olması gerekiyor! FBI kayıtlarına göre, ABD’de yılda ortalama 1,400,000 kanlı şiddet olayı olduğu bildirilmektedir. Devlet bu kadar azmış, kudurmuş toplumla nasıl baş edecek!? Hani geçen haftalarda dedik ya; “Kötülüğün ergemen olması için tüm gereken şey, iyi kişilerin hiçbir şey yapmamasıdır!”

     Öyleyse yılanlar size dokunmadan bir şeyler yapın!…

     İyilere selam, kötülere önce ıslah dileği, olmazlarsa beddualarımla…

        

                   

ANGELINA
JOLIE ÖYLE BİR BAĞIRDI Kİ…(TURKISH)

ANGELINA CAUGHT BRAD WITH THE NANNY! (ENGLISH)

ANGELINA CAUGHT BRAD WITH THE NANNY! (ENGLISH)

Posted by Sassy Smith

Remember we said the "honeymoon" was over for
Brad Pitt and Angelina Jolie
? 
Sure, they’re both busy working, making movies, traveling and of course,
chasing six busy kids around, but maybe things are rough right now due to
another reason – as in, Angelina caught Brad with the nanny?  I could
see how that might throw a wrench in things!

I’m guessing we should take this with a giant grain of
salt (try not to laugh, come on, this is serious, for realz), but according to
reports, Angelina "caught" her partner and baby daddy, Brad, with
their pretty, young nanny.  Um, that’s why you hire old, ugly
nannies.  Sheesh.

From absolutely ridiculous reliable sources:

At the Oscars they looked like the picture of
perfection, but days later Brad Pitt and Angelina Jolie had their nastiest
blowup yet — which ended with a stinging slap and Brad racing away on his
motorcycle.

Here’s what went down:

Angelina flew into a jealous rage when she walked past
the open bedroom door of 8-month-old twins, Knox and Vivienne — and didn’t like
what she saw!.

And it’s not surprising, for Brad was on the bed,
rubbing the back of a pretty young nanny! Angie got so mad she slapped Brad and
fired the girl on the spot!

"She completely flipped out," says the
insider. "She got right in Brad’s face, screaming at the top of her lungs,
and told the nanny to get out of her house and never come back!"

The explosive argument woke up the sleeping twins, who
began to cry. As Brad tried to console both the twins and the nanny, Angie just
snapped — and slapped! — hitting him right across the face.

"He was stunned," reveals the insider.

Gosh, good help is hard to find these days isn’t
it?  Maybe they should get Brad’s mom to come live with them to help care
for the kids?  Now, there’s an idea!

http://www.babble.com/CS/blogs/famecrawler/archive/2009/03/13/brad-pitt-cheats-sex-with-nanny.aspx
; March 13, 2009

                                           ANGELINA
JOLIE ÖYLE BİR BAĞIRDI Kİ…(TURKISH)

BRAD’I BAKICIYLA BASTI!

Hollywood’un En Gözde
Çifti Brad
Pitt
ile Angelina Jolie‘nin Yuvasının
Üzerinde Kara Bulutlar Dolaşıyor. Star Magazine’in Haberine Göre Jolie, Pitt’i
İkizlerinin Genç ve Güzel Bakıcısıyla Yatak Odasında Bastı. Jolie Avazı Çıktığı
Kadar Bağırarak Pitt’i Tokatladı. Pitt’in Evi Terk Ettiği Söyleniyor…

Amerikan magazin
dergisi Star’ın sağlam kaynaklardan elde ettiği bilgiye göre Oscar töreninden
sonraki hafta meydana geldi. Amerikan magazin dergisi Star’ın sağlam
kaynaklardan elde ettiği bilgiye göre Oscar töreninden sonraki hafta Angelina,
gündüz eve geldiği zaman çocuklarının yatak odasında Brad Pitt‘i
ikizlerinin bakıcısına masaj yaparken yakaladı. Bu manzara karşısında çılgına
dönen seksi yıldız akciğerlerini parçalayacak şekilde bağırdıktan sonra Brad Pitt‘e
sağlam bir tokat yapıştırdı ve ardından bakıcıya dönerek, ‘Hemen defol ve bir
daha da bu eve asla gelme’ dedi. Olay karşısında şoke olan Brad Pitt
ise , ‘Sadece ona ağrıları için yardımcı olmaya çalışıyordum’ dedi.

18.03.2009 17:30

http://www.haberler.com/brad-i-bakiciyla-basti-haberi/
;

18.03.2009

CİNSEL ETKİLEŞİMLER VE
DOĞRULAR İLE YANLIŞLAR

* Kendi nefsini terbiye edemeyen,
başkasınınkini hiç terbiye edemez. (Sırrı Sekâti r.a.)

Bazı
kişiler dünyaca ünlü, meşhur, zengin ve yetenekli olsalar da hayat sistemindeki
en basit bir yanlışlığın bütün bir sistemi çökertebileceğini akıllarına
getirmiyorlar!

Bir de ilk yanlışlığın, zincirleme olarak diğer hatalara yol açabileceği
acı

gerçeğini göz
önüne alıp önemsemiyorlar. Tıpkı Giordano Bruno’nun, “
Bir iş yanlış başladı mı
öyle devam eder. Ceketin ilk düğmesini yanlış iliklediniz mi diğer düğmeler de
hep öyle gider.”
Sözüyle dikkat çektiği gibi.

         Birinci yanlışlık; evli bir çiftin,
çalıştırılacak kişi ister erkek olsun ister dişi olsun, genç ve güzel bir çocuk
bakıcısını, hizmetçiyi, yakışıklı bir şoförü vb. ailede çalıştırmaları her
zaman fitne çıkması kuvvetle muhtemel bir tehlikedir. “Ben eşime güveniyorum
!”  duygusu ve fikri, mıknatıslı girdaba
düşmeme konusunda garanti sağlamaz! Ecdadın önemli bir tespiti de, bu gerçeği
destekler. “At, avrat, silah emanet
edilmez!”
Elbette koca da güzel kadına emanet edilmez !

         İkincisi, “Olacak olan olur!” ilahi
kader gerçeği. Bir şarkıcı, film oyuncusu, dekolte kıyafetleriyle ve seksi
pozlarıyla binlerce, milyonlarca kişiyi olumsuz etkiliyorsa ve bunda bir
sakınca görmüyorsa yaşadığı ve ummadığı kötü olaylar, günah ve suçlarının
karşılığı oluyor! Buna “hikmet” deniyor! Biraz açıklamak gerekirse; bu çekici
kadın veya erkek artistler, birçok evli kişileri, yönetmen ve senaristlerin de
yönlendirme ve iknasıyla huzursuzluğa sevk ediyor. Evli bir erkek çekici kadın
artiste tutkun olarak “Ya bu kadına bayılıyorum, harika yaa!” Deyip ona olan
özlemini belirtse, birkaç kere övse, resimlerini duvara assa, 100 evli kadından
herhalde 99’u gıcık olup bu durumdan hoşlanmaz! Ama kadın aktrislere göre bu,
meşhur ve zengin olmanın avlanma metodudur! İşte hep siz seyirci erkekleri
avlayacak değilsiniz ya, bazen de sizin kocanızı başka güzeller avlar, öyle
değil mi ? Umarım Angelina bu sırrı anlar ve bana teşekkür mesajı gönderir!

         Üçüncüsü, belli hayat tarzlarına
alışmış insanlar alışkanlıklarından kurtulamazlar! Ünlülerin hayatları da
çeşitli eğlence ve renkli insanlarla dolu olduğundan, bunlarda vefa pek olmuyor
ve bir-iki şeye bağlı kalamıyorlar ! Sürekli yenilik ve eğlence arayışı
duygusunun bağımlısı oluyorlar! Geçmişte ele alınan “Ünlülerin Boşanmaları” nın
incelendiği bir araştırmada da boşanan bir çok ünlünün kısa hayat hikayelerine
değinilmişti. “Şıpsevdilik” huyu
bağımlılık yapan suni bir ilaç haline geliyor!

         Dördüncüsü, erkek ve kadınları cinsel
olarak neyin etkilediği psikolojik deneylerle ispatlanmış. Erkekleri kadının
güzellik ve görüntüsü, kadınları ise dokunma. Erkekler, kadınlara hukuken, ahlaken
dokunamayacağına göre -ki cinsel taciz olur- , kadınların gösterişli modaya
uygun elbiselerle, dekoltelerle, frikiklerle, makyajla erkekleri
alevlendirmeleri serbest ve bedava! Umarım günümüzde neden erkeklerin kadın
düşkünü olduğu anlaşılmıştır! Bu arada, yaşanmış bir anımı da eklemezsem,
edebiyat sofrasının tuzu biberi eksik kalır! Bizim mahalle üniversiteli
gençlerle doludur. Bir gün çarşıdan mahalleye dolmuşla geliyordum. Arkada ben
bir köşede idim, öbür köşede de iki üniversiteli kız vardı. Konuşan kız seminer
veren bir ses tonunda, biraz da yolcular duysun ister gibi, dedi ki, “Anketlere
göre erkeklerin % 90’ı 15 dakika içinde tavlanıyormuş!” Şöyle dönüp bir kıza
baktım; hakikaten kız da erkekleri avlayacak tipte. Ne diyelim, doğru söylüyor!
İçimden, “Şununla biraz konuşup tecrübelerini paylaşsam mı acaba!” diye
düşündüm. Sonra, o da içinden “Bak, gördün mü, bu beyefendi görünen adam da nasıl
sulanıp tuzağımıza düşüyor!” duygusunu yaşar diye bir şey demedim. O önce inerken
hafif gülümsemeyle baktım, o da!

         Sonuçta kendi nefsimizi terbiye
edelim, sonra başkasını! Bize soru sorulmadan, ilgi gösterilmeden, yardım
istenmeden kimseye yapışkan olmayalım. Zaten günümüzdeki ilgi ve yardım
istemeler bile tuzak olabiliyor !  İnsanları dış görünüşe göre değil; altıncı
hissimize, ilham ve istihareye göre değerlendirelim.

Hayat boyu
insanlığa ilgimi, bilgimi, sevgimi, yapabildiğim yardımımı verdim; “iyilikler
karşılıksız yapılandır” inancımı korudum. Çoğu kimse sarayda 1000 mum ışığı
arasında mutluluğu bulamazken, Kibritçi Kız’ın soğukta yalnız ve garip
olarak  ‘İyilik Perisi’ nin de lütfuyla
kibrit alevlerinde mutluluğu yakaladığını anladım.

         22 Mart 2009 Pazar sabahı seher vakti
sağanak yağmurlu bir havada İstanbul’da Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerinin
Türbesini ziyaret etmek nasib oldu… Onun kıymetli duası bizim için altın ve
dünya malından kat kat  daha değerlidir.
Şu anda gezgin maceracı Sinbad, 1001 Gece Masalı anlatan Şehrazat gibi
hissediyorum…
J  Buğday (para, mal) yerine
erenler himmeti istiyoruz. Ne mutlu Hakk’ı, hakikati, erenler dostluğu ve
himmetini isteyenlere !

         Alacakaranlıkta Gizemli Süvari ;  23 Mart 2009
Pazartesi

 *          *          *          *          *          *          *

Bilgi ve
Haberleşme İçin;

For
Information and Correspondence: kardelenkutuphane_library@hotmail.com