Category: Sinema


“CHARLIE VE BEN” AİLE VE DRAM FİLMİ

Yapım: 2008 Yılı – Amerikan Yapımı.
Türü: Dram ve Aile Filmi.
başrolda ki oyuncu kadrosu: Jordy Benattar – Tom Bosley – Lara Jean Chorostecki – Daniel Fleming – Hannah Fleming
yönetmeni: David Weaver
senaristler: Karen Struck

ÖZET: Casey henüz 12 yaşında güzel bir kızdır ve dedesini aşırı derecede sevmektedir.

Sevgili dedesi Charlie hastalanınca, 12 yaşındaki Casey, sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalacağı çok önemli kararlar almak zorunda kalır.

Charlie ve 12 yaşındaki torunu Casey, birbirilerinin en yakın arkadaşıdırlar. Birlikte filmlere giden, oyunlar oynayan ve birbirilerine hikayeler anlatan dede torun için her şey çok güzel giderken Charlie aniden hastalanır. Kaçınılmaz sona doğru yaklaşırken her ikisi için de kalan vakitleri çok değerlidir.

* * * * *

ÖNEMLİ VE İLGİNÇ NOKTALAR:

Casey’nin babası Jeffry’nin kızıyla gerektiği gibi ilgilenmemesi Batı toplumunda kendini işini adamış bir çok kişi için yaygın ve olumsuz bir huydur. En sonunda bunu anlaması güzel bir gelişim.

Diğer dikkat çekici bir şey, tanıştıktan sonra hemen üçüncü karşılaşmada bile flört eden veya beraber olan batılılar için hanımının ölümünden sonra 8 yıl dul bir erkeğin yalnız yaşaması da dikkat çeken diğer bir husus…

Müslüman milletler için olumsuz yönü, Casey’nin ve okul salonunda bazı izleyicilerin kısa etek giymesidir. Müslüman genç kız kızlar çevresinde devamlı gördüğü giyim tarzlarını taklit etmek isterler.

Sonuç olarak vahşet ve kanlı filmlerin bol olduğu zamanımızda bir ailenin hayat hikayesini anlatan güzel bir film. Hoşça kalın!

   “CHARLIE AND ME” THE MOVIE, 2008

   Charlie & Me is a made-for-tv movie that premiered on Hallmark Channel on January 5, 2008. Filmed on location in Ontario, Canada, the movie stars Tom Bosley as the title character and Jordy Benattar as his granddaughter.

PLOT

Casey Baker (Jordy Benattar) is a 12-year-old girl whose best friend is her grandfather, Charlie (Tom Bosley). Charlie has been like her surrogate parent since she was 4 years old, when Casey’s mother died. Her still-grieving father, Jeffrey (James Gallanders), has kept his distance. When Jeffrey is away on a business trip, Charlie has a heart attack, and Casey finds herself alone making some critical decisions for her grandfather.

CAST:

User Reviews

Charlie and Me was one of the best movies my husband and I have ever watched.

25 June 2008 | by wopstaff (United States)

This movie was a movie that I would love to view with my grown children and my grandchildren. Tom Bosley is an excellent actor and the young girl who played Casey was amazing. It was so real watching Casey and her grandpa’s closeness as she helped him and learned from him. Our daughter had this closeness with her grandpa, especially when he was sick and taken to the hospital and the doctors said there was no hope and she laid on his bedside and prayed that he would live. And he did for 10 more years. She was only 8 at the time. Taking time for the ones you love is so much more important that working your life away as we did sometimes as parents.

http://www.imdb.com/title/tt1118040/

 

From  Anna Emirov

Reklamlar

  “Suçu toplum hazırlar,suçlu işler!” Atasözünü yansıtan Kore Yapımı “Ölüm Zili” Filmi:

       2008-Death Bell_Ölüm Zili-01

         

Film, bir lisede, zengin ailelerin, sınav soruları için öğretmene rüşvet vermelerini ve bunu fakir kız öğrencinin fark ettiğinde öldürülmesini konu alan ibret verici bir drama, liseli kız ile rüşvet alan öğretmen arasındaki konuşmalar ve sonu şöyle:

(Oyuncu Eun-jeong Ham): “Efendim,sınav sorularını verdiğinizi biliyorum. Eğer notlarım yükselirse bunu kimseye söylemem,gerçekten, yemin ederim, söylemem. Diğerleri gururları için iyi notlar istiyor, ama biliyorsunuz benim ihtiyacım var. Ben buna mecburum.

(Öğretmen Jang-ok, dışarıda) ―Çok üzgünüm ama bunu yapamam!

(Oyuncu Eun-jeong Ham) ― O zaman ben de müdüre anlatmak zorunda kalırım.

(Öğretmen Jang-ok) ― Bak,bunun bana ne yapacağını bir düşünmeni istiyorum.

(Oyuncu Eun-jeong Ham) ― Bunu yaptığınıza inanamıyorum. Notlarım için mücadele edeceğim. Okul bunu çözmezse yüksek kurula gideceğim.

Sonra öğretmen Jang-ok saldırıyor, boğazını sıkarak öldürüyor.

Filmin sonunda okulun salonunda kalabalığın ortasında gizli cinayeti ortaya çıkan Öğretmen Jang-ok da anlamlı konuşuyor. Bu, toplum yaşantısının kirli nehir gibi aktığını gösteriyor!

(Velilerden bir kadın)― Bağışlanmak için yalvar!

(Öğretmen Jang-ok) ― Bunu kendi başıma yapmadım. Buna sizler sebep oldunuz.Beni buna zorladınız! Biraz daha para kazanmak için bunu yaptım. Yalnız mı gideceğimi sanıyorsunuz ha?

(İngilizce Öğretmeni Choi so-yeong) ― Neden yaptın bunu, nasıl yapabildin bunu?

Sonunda öldürülen fakir kızın babası güvenlik görevlisi, rüşvet alan öğretmen Jang-ok’u öldürdü.

Ne Kore’de, ne Türkiye’de ne de başka ülkelerde, sınıf ayrımcılığı da, taraf tutma, adam kayırma, kafalarını sadece test başarısına ve gösteriş manyaklığına takma kötü adetleri hala bitmemiştir! Öncelikle önemli olan güzel ahlak sahibi iyiliksever insan olmaktır! Esen kalın!

Anna Emirov, 23 Nisan 2011

     2008-Death Bell_Ölüm Zili-02

Ölüm Zili

Gosa / Death Bell

Yönetmen: Yoon Hong-Seung

Senaryo: Yoon Hong-Seung, Kim Eun-Kyeong

Oyuncular: In-sook Choi, Da-Geon, Sung Jin, Yi-seul Kang, Bum Kim, So-hie Kim, Jeong-hwan Kong

Müzik: Jun-seong Kim

Görüntü Yönetmeni: Seong-ryong Heo

Yıl: 2008

Ülke: Güney Kore

Süre: 88 dakika

Gosa, kolejlere girmek için her Koreli öğrencinin vermesi gereken bir sınavdır. Okulun en başarılı yirmi öğrencisi seçilerek özel bir sınıfta toplanır ve özel bir kampa alınarak sınav için çalıştırılmak istenir. Öğrencilerine arkadaş gibi yaklaşan Hwang Chan-Wook ve İngilizce öğretmenleri Choi So-Yeong’un gözetiminde toplanan öğrenciler, derse bir arkadaşlarından eksik olarak başlarlar. Ders video gösterimi ile başlamışken aniden görüntü gider ve sırası boş duran arkadaşları hızla su dolan bir akvaryum içinde ekrana gelir. O sırada bir ses, öğrencilere akvaryuma çizilmiş olan sorunun zamanında çözülmediği takdirde arkadaşlarının öleceğini söyler. Kimse dışarı çıkmamalıdır, yoksa herkes öldürülecektir.

Öğretmenlerinin ve okulun bekçisinin yardımları ile kaçmak için bir yol arayan öğrenciler kısa zamanda soruları çözmekten başka çareleri olmadığını anlayacak ve teker teker katilin eline düşeceklerdir. Her yeni soru, çamaşır makinesine atılan, eriyen mumların altında can veren arkadaşlarına yardım etmek için kendilerine bir ipucu vermektedir. Ancak soruların cevapları, öğrencileri geçen yıl okulda öldürülen başarılı bir kız öğrencinin katiline götürecektir.

Cinayete kurban giden kızın ruhunun intikam arzusu ile geri geldiğine inanan öğrenciler bu kaçma kovalamaca içinde ipuçlarını da toparlamaya çalışmaktadır. Kendilerini bekleyen sürpriz sondan ise henüz haberleri yoktur.

http://sinema.milliyet.com.tr/Olum_Zili/223/SinemaFilmDetay/2531/default.htm ,

Nisan 2011

* * * * *

“DERSU UZALA” SİNEMA, 1975

“DERSU UZALA” FİLMİ, 1975

(TURKISH)

JAPON-RUS YAPIMI



Rus kaşif Viladimir Arsenyev’in 1902-10 yılları arasında Sibirya bölgesindeki araştırmalarını konu alan aynı adlı romanından uyarlanan film; Arsenyev ve ekibinin araştırma ve haritalama çalışmaları sırasında tanıştıkları yaşlı bir yöre avcısı olan Dersu Uzala ile kurdukları derin dostluğu ve ondan hayatın anlamı ve hayatta kalmak gibi konularda aldıkları önemli dersleri anlatıyor.

*          *          *

Dersu Uzala, ünlü yönetmen Kurosawa’nın onlarca filmi arasında Japonya’da geçmeyen ve Japonca olmayan tek filmidir. Sovyet-Japon ortak yapımıdır. Filmin çekimleri 1973 sonbahar, 1973 kış ve 1974 yaz olmak üzere 3 hamlede, Vladivostok’un 200 km kuzeyinde bahsettiğimiz yazarın adını taşıyan Arseniev ve Dersu Uzala’nın mezarının bulunduğu Khabarovsk kasabalarında gerçekleştirilmiştir. Bu film Kurosawa için bir dönüm noktasıdır, zira birkaç yıl öncesinde kariyerinde maddi açıdan zor bir dönem yaşamış, ilk renkli filmi başarısızlığa uğramış ve yönetmen 1971’de intihara teşebbüs etmiştir. Bunun üzerine Japonya’da filmlerine mali destek bulamayan yönetmen için zamanın sovyet film şirketi Mosfilm, Kurosawa dehasının kaybolup gitmemesi için yeni bir şans olmuştur.

*          *          *

Dersu Uzala” Rus ordusunda görevli kaşif ve botanikçi olan Vladimir Arseniev’in anılarından yola çıkılarak filme uyarlanmış. Film, Rus uzak doğusunda yer alan geniş Asya steplerinde incelemeler yapan bir araştırmacı Yüzbaşı Arseniev ile rehberi Dersu Uzala arasındaki dostluğu ele alıyor. Doğa tutkunu Dersu Uzala, gelişmiş duyulara ve önsezilere sahip bir avcıdır. Dersu, Yüzbaşı Arseniev’e doğanın sırlarını, açıkladıkça, Arseniev’de yaşamın gerçek anlamını sorgulamaya ve kavramaya başlar.
Dersu Uzala, karakteri doğaya sağladığı uyum, ormanda aldığı önlemler, avcılık yetenekleri ile kısa sürede keşif ekibindeki tüm askerlerin saygısını kazanır. Yüzbaşının hayran olduğu Uzala, birçok kez O’nun hayatını kurtaracak ve böylece iki karakter arasında gelişen ilişki güç kazanmaya başlayacaktır. Keşif ekibindeki diğer askerlerden farklı olarak Yüzbaşı Arseniev’in iyi kalpliliği, Dersu ve Arseniev’in yıllar sonra ormanda karşılaştıkları sahne de saf sevgiyi ve vefayı görebiliyoruz. Bu karşılaşma vefa, iyilik ve dostluk üzerine birçok şey söyleyen filmin en önemli sahnelerinden biri.

 

Filmin öne çıkan temaları doğa–insan ilişkisi, çevreye gösterilmesi gereken saygı, modern yaşam ile doğadaki yaşam arasındaki farklar olarak sıralanabilir. “Dersu Uzalan”nın temel çatışmasını modern yaşam ile doğadaki yaşam üzerine kurulmuştur. Modern yaşamdan gelen keşif ekibi bir şekilde doğaya uyum sağlamayı başarabilmiştir. Fakat doğa tarafından yetiştirilen ataları gibi yaşayan Dersu Uzala modern bir düzende yaşamayı başaramamıştır. Akira Kurosawa böylece insanlığın oluşturduğu yapay ortamın hiç de insan doğasına uygun olmadığını vurgulamıştır. Dersu kentin düzenine anlam veremez. Olayların yaşandığı tarih 1907 olmasına rağmen, daha o zaman bile “insan yaşamı neden bu kutuların içine hapsedilmiş” diye düşünür.

Dersu Uzala kendi halinde naif bir karakterdir. Modern yaşam içinde maddiyat hırsı olan insanlar gibi değildir. Arseniev’in eşinin neden suya ve oduna para vermek zorunda olduğunu anlayamaz. Hatta buna kızar, Dersu’ ya göre bu çok saçmadır. Bu tür temel gereksinimler doğanın insanoğluna bir lütfüdür. Ama insanlar bundan kâr elde etmeye çalışırlar. Dersu Uzala şehir yaşamına ayak uyduramaz. Şehirde yaşamak istemeyen Dersu Uzala yine şehir gibi yapılanmaların insanoğlunun doğasına aykırılığını vurgular.

Filmi sinematografik özellikleri bakımından incelediğimizde yönetmenin genel temayı destekleyen ve tüm film boyunca devam eden çerçeve seçimleri olduğunu görüyoruz. Karakterleri doğa ile çerçeveleyen Kurosawa’nın genel plan seçimi tüm filme yayılıyor. Yalnızca önemli anların altını çizmek için yakın planlara başvuran yönetmen, ayrıca ressam olmasının etkisi ile tüm doğa manzaralarında pastel renklerin hakim olduğu olağanüstü güzel kompozisyonlar ve yağlı boya tabloları andıran görüntüler elde etmiş. Böylece Kurosawa filmin görsel yoğunluğunu pastoral tablolar dizisine çeviriyor.

“Dersu Uzala”daki diyalogların azlığı ve karakterlerin az konuşması ile minimalist bir film yapısında. Finalinde birçok soru sordurtan, düşündürten bir film aynı zamanda. “İnsan nerede yaşamalı, gerçekten nerede yaşarsa mutlu olur?” Doğaya göstermemiz gereken saygı, hiçbir karşılık beklemeden iyilik yapmak, maddi hırslardan arınmak gibi birçok konuyu düşündürten bir karakter Dersu. “İnsanoğlu doğadan hiç kopmamalı mıydı ?” gibi önemli bir soruyu sordurtacak kadar güçlü bir film “Dersu Uzala”.

http://www.sinepil.org/yazi/dersu-uzala

YORUM: Dersu Uzala, iyi kalpli ve yetenekli bir adam. Kötülerin egemen olduğu bir dünyada ailesini baskın yapan kabile öldürmüş. Kendisinin iyiliklerle ve mücadeleyle geçen ömrünün de Yüzbaşının verdiği yeni model tüfeği çalmak için hırsızların öldürmesiyle sona erdiği anlaşılıyor. Böyle bir dostu kaybetmek gözleri yaşartıyor.

Bu dünya sadece bir konaktır. Her şeyin hesabının yapılacağı mahşerde mümin iyiler gülecek, onlara korku ve hüzün olmayacak. Ama inkarcıların yüzleri kararacak ve keşke toprak olsaydım, diyecekler. En içten dilekler…

Anna Emirov

 

(ENGLISH) DERSU UZALA: THE HUNTER

Dersu Uzala (Russian: Дерсу Узала, Japanese: デルス·ウザーラ; alternate U.S. title: Dersu Uzala: The Hunter) is a 1975 joint SovietJapanese film production directed by Akira Kurosawa, his first non Japanese language film. The film won the Grand Prix at the Moscow Film Festival and the 1975 Oscar for Best Foreign Language Film. The film is based on the 1923 memoir Dersu Uzala by Russian explorer Vladimir Arsenyev, about his exploration of the Sikhote-Alin region of Siberia over the course of multiple expeditions in the early 20th century.

The film is almost entirely shot outdoors in the ruggedly beautiful Siberian wilderness. As with most of Kurosawa’s work, each frame is carefully composed to form a dramatic picture. The film explores the theme of a native of the forests who is fully integrated into his environment, leading a style of life that will inevitably be destroyed by the advance of civilization. It is also about the growth of respect and deep friendship between two men of profoundly different backgrounds, and about the difficulty of coping with the loss of strength and ability that comes with old age.

The film sold 20.4 million tickets in the Soviet Union and made $1.2 million in the US and Canada.[1]

Plot

The film opens to a forest that is being cleared for development, and Arseniev searching for an unmarked grave. The film then flashes back to Arseniev’s surveying expedition to the region in 1902, before the village was built. A topographic expedition troop, led by Captain Arseniev (Yuri Solomin), encounters a nomadic, aboriginal Nanai tribesman named Dersu Uzala (Maxim Munzuk) who agrees to guide them through the harsh frontier. Initially viewed as an uneducated, eccentric old man, Dersu earns the respect of the soldiers through his great intelligence, accurate instincts, keen powers of observation, and deep compassion. He repairs an abandoned hut and leaves provisions in a birch container so that a future traveler would survive in the wilderness. He deduces the identities and situations of people by analyzing tracks and articles left behind.

Dersu Uzala saves the lives of Captain Arseniev and one of his men not once, but twice. First, when a sudden blizzard overtakes Dersu and the Captain, Dersu shows Arseniev how to quickly build a straw hut for shelter using tundra grass. The two men avoid freezing to death and are discovered by the rest of their comrades when the blizzard clears. Five years later in 1907, Dersu and Captain Arseniev again find each other in the wilderness. When Dersu and Arseniev fall into swift moving currents while crossing a river in a raft, Dersu forces Arseniev to swim while the raft is close to shore then directs the party to cut a tree which can reach him before he drowns.

At the end of the expedition, he leaves the soldiers by the railroad tracks and returns to wilderness, only to encounter Arseniev again, years later, on another surveying expedition. However, Dersu’s eyesight and other senses begin to fade with age. Dersu is no longer able to hunt, and the Siberian tiger stalking the old man comes very close until Dersu shoots at the predator. Captain Arseniev decides to take Dersu with him to the city of Khabarovsk. Dersu quickly discovers that he is not permitted to chop wood or to build a hut and fireplace in the city park, nor is he allowed to shoot within the city limits. The constables often bring Dersu back to the house, and one day he asks to leave the city and return to living in the hills. As a parting gift, Arseniev gives him a new rifle.

Some while later, Arseniev receives a telegram informing him that the body of a Goldi has been found, with no identification on him save Arseniev’s calling card, and is requested to come identify the body. Arseniev finds that it is indeed Dersu. The officer who found Dersu speculates that someone may have killed Dersu to obtain the new rifle that Arseniev gave him.

http://en.wikipedia.org/wiki/Dersu_Uzala_%281975_film%29 ,

———————–