Category: Bilgisayarlar ve Internet


     (KARDELEN KÜTÜPHANE GRUBUNA GÖNDERİLEN MESAJ; 17.06.2012)  

     2012-Kaplumbagaya dikkat et! Ancak...

İnsanlar artık gerçek hayatta birbirleriyle ilgilenmiyor, sevmiyor ve yardımcı olmuyor! Makineler ve robotların insanlığı esir aldığı asırdayız…Facebook bir makine programı, insanlar buna aşık!..Çoğu kimse gerçek hayatta birbirini tanımıyor,kimlik yok, resim yok, mekan belli değil! Yardım istesen, o profil senin imdadına yetişir mi? Hayır!

İster tanı ister tanıma, 3-5 kişiye arkadaşlık daveti gönderdiğinde,birkaç kişi kabul etmediğinde, “Tanımadığın kişilere arkadaşlık daveti gönderdiğinize dair şikayetler aldık!” diyor. Hadi benim hiç arkadaşım yoksa, bir yerde mahsur kalmışsam, yardım istiyorsam, arkadaşa ihtiyacım varsa; bana hemen engel koyuyorsun salak program !… Ajan program!…

İnsanların çoğu Tanrı’ya şükredip ibadetini yapıyor mu? Allah’ı yeteri kadar hatırlayıp O’nu anıyor mu? Ailesiyle ilgileniyor mu? Çevresine duyarlı mı? Mazlumların ve zavallıların çığlıklarını duyuyorlar mı? Yoksa uyuşturucu madde gibi sanal fantastik ve eğlenceli programlarla uyuşmuş ta biraz tenkit edilince veya bilgisayarı ellerinden alınınca kuduruyorlar mı?

Peki bu kumarhanede insanlar veya uzaylılar ne kazanıyor? Asli görevlerini yapmayıp saatlerce meşgul olanlar, nefsi emmarelerini mutlu ediyorlar, acı olan gerçek hayatta bulamadıklarını tatlı, yalan ve eğlenceli bu yapay dünyada buluyorlar!

Biz de, epey zaman önce insanlığın öldüğünü tespit edince, aşağılık münafık ve zalim yaratıklara karşı Robot moduna geçtik! 2012’den sonra Dünyada çok şey değişecek! Ayrıca gerçekten temiz kalpli olanlara ve yardım isteyenlere Yüce Yaratıcı, Hızır a.s. gibi bir iyilik perisi veya gizemli mücahid gönderir, biz buna şahit oluyoruz!..

    Avuç içinde parlayan güneş daima bir umut oldugunu gösterir

Hey yolcu! Bana inanıyor ve güveniyor musun ? Makineye ayırdığın ilgi ve sevginin birazını kederli ve gözü yaşlı bana gösterdin mi? Ben bir “Tanrı Misafiri”yim, hiç benim gibilerle ilgilendin mi? Aslında hep kendini gösterip beğenilmekle ve iltifatlarla nefsini doyuruyorsun, kendi fotoğraflarını yaymakla ilgi odağı olmak ve alkışlanmaktan hoşlanıyorsun, her gün kimler seni beğenmiş, kaç kişi ilgi göstermiş onları saymakla meşgulsun! Fakat en azından günde 5000 kere kalbin Allah’ı anıyor mu? Yılda kaç kez Dünyadaki yoksullara yardım ettin? Yılda kaç kez hastayı ziyaret edip yardım ettin? Bir yılda menfaat beklemeden kaç iyilik yaptın? Yılda kaç kez haksızlığa karşı mücadele ettin? Anne babana meşru işlerde itaat edip iyilik ediyor musun?

Kaplumbağa kadar bile cesareti olmayan ve manevi yol kat edemeyenler, internette veya gösteriş törenlerinde güzel laflar ile 1000 çeşit öğüt verip romantik tablo çiziyorlar ! Peki öyle yapan sen, Allah’ın neden cihad ayetlerini haykırmıyorsun? Veya Hz.Ali’nin, “Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; zira hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz!” sözünü halka haykırmıyorsun?

Haydi bir oto kontrol yapalım! Bu yalan dünya seni tılsımlı iple bağlamış ikiz kardeşindir; cadı olan sevgilindir; ipi kes, özgürlüğüne kavuş!..Her birinde yaklaşık 200 milyar yıldız bulunan 200 milyar galaksinin ve nice bilinmeyen alemlerin Rabbi Allah ne yücedir! Alemlerin Rabbi Allah, ilahi hakikatlere inanmayanları, iyi işler yapmayanları ve çeşitli kirli işleri yapıp ta kendini iyi zanneden ve Cennete gideceğini sanan bütün münafıkları kesinlikle hesaba çekecek ve intikam alacaktır! Doğrular nedir; yanlışlar nedir?

Hoşça kal!

Gönderen: Özgür Zülkarneyn; Gizemli Süvari

17 Haziran 2012

Reklamlar

TEKNOLOJİ KÖTÜLÜKLERİ
ÇOĞALTTI;  İNSANLIĞI ESİR ALDI !


TEKNOLOJİ KÖTÜLÜKLERİ
ÇOĞALTTI;  İNSANLIĞI ESİR ALDI !

(Teacher Guthrie):

 ― Amish bize, hayattaki
en önemli şeylerin Tanrı,aile ve ayaklarımızın altındaki toprak olduğunu
öğretir. Sonunda başka hiçbir şeyin önemi yoktur. Teknoloji bize daha iyi bir
gelecek sözü verdi ama teknoloji bize ihanet etti. Nedenini kim söyleyebilir?

(Zach):

―Çünkü teknoloji kötüdür.

(Teacher Guthrie):

―Neden kötüdür?

(Zach):

―Şeytan onu kullanarak bizi kandırdı.

(Teacher Guthrie):

―Peki sınıf, teknolojinin favori
silahları nelerdir?

(Zach):

Bilgisayarlar ve cep telefonları.

(Teacher Guthrie):

Çok doğru.

(Teacher Guthrie):

―Peki kötülüğünü nasıl yayıyor?

(Zach):

―Kablosuz ağ
ile.

(Teacher Guthrie):

―Tamam. Şimdi kim bugün bizimle kişisel
hikayesini paylaşmak ister?

― Ben, ben!..

(Teacher Guthrie):

―Henüz hiç konuşmayan birini dinleyelim.
Justine? Dinliyorum Justine. Teknoloji sana ve ailene nasıl zarar verdi?
Hepimiz geçmişteki hatalarımızdan ders almak için buradayız. Bir daha
tekrarlamayalım diye. Dinliyorum. Bize hikayeni anlat.

*          *          *          *          *          *          *

TEKNOLJİNİN İNSANLARI ESİR
ALDIĞI NASIL ANLAŞILİR?

·       
Artık 13 yaşından büyük herkesin elinde
bir cep telefonu; evde, otobüste, yolda, parkta.. her yerde herkes cep
telefonuyla ilgileniyor.

·       
Çoğu firmalarda, iş yerlerinde herkes
ekranın başında. Bilgisayarda bir programla uğraşıyor,müşteri büroya, mağazaya
girdiğinde bile kısa bir “Buyrun!” dedikten sonra ve 1 cümleyle baştan
savılarak yüzüne bile bakmadan hala ekranla ilgilenmeye devam ediyorlar!

·       
Bilgisayar kullanmayan
bakkallar,mağazaların çoğunda da televizyonlar 
 var. Boş kaldıklarında akşama
kadar televizyon izliyorlar. Yani artık makineler ve yöneticileri insanlığa
neyi  veriyorsa, insanlar onlarla doluyor
ve şartlanıyor! İnsanın değeri pek kalmadı!

·       
3. Dünya Savaşı’nda uygarlık yok olacak;
tekrar eski çağlardaki yaşantıya dönülecek. Atlar, kılıçlar, yağ lambaları,
yaşanacak doğal yerler revaçta olacak! Hazırlıklı olun!

           

SORU 1: Aşk , sevgi,
romantizm, aşk dizileri, sohbet programlarında sevgili, sevgili… diye sevgili
arayanlar, acaba sevgiliniz televizyonsuz, bilgisayarsız, cep telefonsuz bir
ortamda,ormanda, çiftlik evinde birlikte yaşamayı mecbur kılsaydı, onu mu
tercih ederdiniz yoksa modern şehir hayatını mı?

CEVAP 1: Eminim çoğunuz
kırsal bölgedeki teknolojiden uzak doğal hayatı değil, modern hayatı
seçerdiniz;çünkü insan alıştı hayat tarzından kopamaz! Makineler uğruna doğal
insan sevgiliyi satar!..

SORU 2: Eğer Tanrı’ya
inandığını ve O’nu sevdiğini söylüyorsan, madem bir değişiklik ve tercih yap;
Semavi dinlerde anlatıldığı gibi 40 gün inzivaya çekilip, televizyon,
bilgisayar gibi eğlence araçlarını kullanmadan, onların esiri olmadığını ispat
edebilir misin? Kainatın Yaratıcısı’nı, sonsuz gücünü, güzel eserlerini ve  ölümü 
düşünerek Tanrı’yı her gün tesbih edebilir misin? Borcunu ödeyebilir
misin?

CEVAP 2:…………………..

 

Cevap vermek ve anılarını paylaşmak
isteyenlerin cevabını bekleriz !  Bunu
sizi sevdiğimiz için yapıyoruz, inanıyor musun?

 

SORU 3: Yaklaşık 5
yıldır Turk arkadaslarin kurdugu Kardelen Kütüphane Library  Grubu, Yuce Mevlanın hosnutlugu icin  ve insanlığın kurtuluşu için internetten
tebliğ yapip onemli bilgi vermektedir. Bu gruba inanıp güvenenleri özel bir takimda
kaydedeceğiz. Gelecekte umulmayan ve olağanüstü 
neler olur, bilinmez!Bu yüzden bizi algılıyor musunuz? Sizin insani bir
ilgi ve cesaretiniz var mı, duyarlı mısınız, bilmek isteriz! Sizin için sıradan
gelen bir şey, bazıları için çok önemli olabilir.

            Biz
sadece gerçekleri  tebliğ görevini yerine
getirmekteyiz.  Evrendeki görünen ve gizli
gerçekleri yansıttık.  Bu Dünyada ne
yaparsanız, ne ekerseniz, Öteki Dünya’da karşılığını görür, onu hasad
edeceksiniz.

            CEVAP 3: …………………….

 

NOT: Kardelen
Kütüphaneye gönderdiğiniz yanıtlar bütün moderatorlere insallah ulaşacaktır!

19 Aralık 2010  , Anna Emirov

kardelenkutuphane_library-owner@yahoogroups.com

Esenlikle kalin.

İNTERNET SİTELERİ VE KİMLİKLERİ HAYALET GİBİ !

         İnternet, hayaletler ve maskeliler şatosu adeta !

İsterse 1000 güzel söz, 1000 güzel resim, 1000 güzel ses bulunsun; sahibinin gerçekliğine yeterli kanıt olmuyor ve internette yansıttığı hayat tarzı ve görüşler, gerçek hayatta yaşadıklarının paralel delili olmayabilir!

         Şüpheli Bir Alemde Yolculuk:

Şüpheli veya sisli bir bölgede yolculuk yaparak yolda otomobille gidiyorsunuz; yol kenarında âh ve feryat eden sevimli ve yürek yakan bir kız çocuğuna bakıp duruyorsunuz. Otomobilden indiğinizde karanlık yüzlü ve gri maskeli haydutlar sizi tuzağa düşürebiliyor. Günümüz dünyasında bu zayıf bir ihtimal değil!

         Bilgisayar Programlarında Görünmez Modda Çalışanlar:

Çoğu bilgisayar programlarının sahibi Sam Amca (ABD), ‘Görünmez Mod’ diye bir şey yapmışlar. Sanki bir salonda oturuyoruz da görünmez hayaletlerin biri geliyor, biri gidiyor!.. İnsanlar, pas vermek istediklerine , kısa bir süre görünüyorlar. Kendini gizleyenler, erkeklerin laf atmalarından bıkanlar veya ilk iletişim adımını atmamakta kendini gururlu hissedenler, en fazla 15 Dk. beklemeye tahammül edebiliyorlar. 2 kez göründükten sonra beklenen Prens Hazretleri yalvarıp Romeo’nunki gibi dizeler dökmezse, hemen küsüp bir daha görünmüyorlar! Neden, gizli prensesler dedim; çünkü bütün dünya reklamlarda kadını kullandığından; Şurda şöyle mankenler var, burda böyle bayan arkadaşlar var!..’ diye erkekler doğal olarak kadın düşkünü oldular! Kadınlar da kaçan, saklanan bir av pozisyonuna büründü.

 Ticaret Dünyasında Kadınların Sermaye Olarak Kullanılması:

 Bütün moda, kozmetik, sinema, müzik, internet firmaları vb. ‘kadın’ı sermaye edinmiş, onun üzerinde çalışıyorlar. Erkeğe bakan yok; erkek ilgi çekmiyor, sanki erkek olmasaydı, bu çocuklar nasıl olacaktı! İnşaatlarda, fabrikalarda, madenlerde, soğuk kışta pazarda vesaire hep yıpranan, saçı beyazlayan baba; hep bakılan, alkışlanan, yer verilen, tayinlerde kayırılan, bazı patronların vidalarını gevşeten süslü ve havalı, kafaları Kaf Dağı’nda gezen, bırak ağır işi, normal işleri bile yapmayı gururuna yediremeyen, “Ayy, bu kutuyu götürmek bir bayana yakışır mı?”, “Ayy, elinde evrak bir bayan koridorlarda böyle dolaştırılır mı?” diyerek nefsine çalışmayı layık görmeyen, ağzında sakız, bacak bacak atıp sigarasına, keyfine bakan, pembe dizilerde yakışıklı ve atletik İspanyol erkekleri görüp nerdeyse havalara uçacak…tövbe estağfirullah…hep UÇARI KADINLAR… burda sayıları az olan güvenilir saliha kadın tanıdıklarım alınmasınlar…Onlar için ölümüne savaşırım!  Zâten kendini bilen ârifler, gocunmazlar! Onlar, gücenmesinler! Dostun sunduğu acı bile olsa şifa veren ilaca teşekkür ederler!

Genç Kadınların Ürkekliklerinden Ziyade Erkeklerin Kadın Fitnesinden Korkmaları!

         Burda bir şeyi haykırayım; ben, ne düşman ordusu tanklarını gördüğümde, ne de silahlı düşman askerleri gördüğümde endişe ediyorum, beni korkutmuyor; ama kıskanç, fitneci ve hain bir ruha sahip birisi, özellikle bir kadın, çevremde hissedince endişe duyuyorum!… 15 Yaşında lise 1 öğrencisi kız öğrencinin serseri erkeklerden sakınma duygusunun iki katını, dürüst bir erkek fitne ve fesat dolu kıskanç kadınlardan dolayı duyar! Eğer fitne kokusu duyarsa  her kim ve fitne dairesinden sakınıp uzak  durmuyorsa, hayatın acı gerçeklerini öğrenmemiş demektir! Her gün nazar duası, haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden korunma duası, cinlerden ve insanlardan sinsi vesvesecinin şerrinden Allah’a sığınmak lazım!  

Bir Arkadaşlık Sitesinde İki Ülkenin Yoğunluğu:

Bir arkadaşlık sitesinde nüfus yoğunluğuna bakarak, erkek arkadaş arayan en fazla bayan sayısı  “Ukrayna” dan çıkarken, en fazla bayan arkadaş arayan erkek sayısı da Türkiye’den görünüyor. J J Demek ki Türkiyeli erkeklerle, Ukraynalı kızlar aşka susamış! Belki de Ukrayna toplumunun acil yardıma ihtiyacı olduğundan burada bu konu dile getirilmiştir! Uyum sağlanırsa tabii Ukraynalılarla evlenilebilir ama ne kadar kültürümüze göre onları yönlendirebilirsiniz Allah bilir, zor yahu!.. Sonra ava giderken avlanmayın! 

Gizli Modda Çalışanlar:

Ayrıca bu kolay avlanma alanında erkek olsun kadın olsun herkes perde arkasında kolayca izleyebiliyor, takip edebiliyor!  Acele işi olup ta 5 dk. haberleşme programlarına girip çıkanlar doğal olabilir de; birkaç saat gizli modda arkadaşları izleyip izleyip te aylarca hiçbir selam kelam göndermeyenlerin sohbetini özledik yahu !?

Bekar-Evli Kadınların Haberleşmesi veya Eş Araması:

Eee, maganda kocalar da var tabii…Onlardan bunalan ev hanımları ne yapsın!? Küçük işaretlerle onlar da bir prens bulma avına düşmüşler . Herkese pas vermiyorlar. Romantik kartlarla, telefonlarla pembe mutluluğu yakalamaya çalışıyorlar! Eee, bu işlerde garantiyi ararlar tabii ! Zengin villası ve son model arabası olan, yakışıklı, güçlü, birinci koca veya sevgiliyi nakavt edip tekrar peşine takılıp rahatsız edemeyecek halde bırakacak yeni bir erkek buldular mı kaçarlar, eskiyi affetmezler!

İnsana Olan İlgi ve Değerin Yok Olması!

Eğlence makinelerine olan tutku ve bağımlılık arttı; insana olan ilgi ve değer yok oldu! Bu teknolojik kolay ve hızlı haberleşme, istenen düzeyde kültürel, sosyal  ekonomik verimlilik sağlamadı. Çünkü bu kötü işlerin egemenliği sanal âlemde de devam etti. Korsan müzik parçalarının, vahşi ve seksi videoların ve  sitelerin, yalan ve hileli mesajlar yoluyla hırsızlığın, boş ve oyalayıcı sohbet odalarının ortaya çıkması, yasa dışı ve anormal kuruluşların üye bulması vb. işler daha kolay ve hızlı şekilde çoğalmaktadır. Yıllardır bilgisayar kullanıyoruz; çoğu kimse yine tembel, yine gafil!… Hani posta arabalarıyla mektup göndermek zordu, sonra telefon çıktı, ona da zahmetli ve masraflı filan diyenler oldu… Şimdi bilgisayar ve internet var; yine de çoğu kimse gördüğüm kadarıyla 2 paragraf mesajla hal hatır sormuyorlar, üşeniyorlar; başlangıç selamı, bitiş paragrafı vesaire angarya sayılıyor. Noktalama işaretleri hepten boşverilmiş kardeş!.. Eskiden kumar tutkusu, şarap tutkusu, futbol tutkusu gibi tutkular bilinirdi; şimdi ise bilgisayar ve internet tutkusu var ve öyle güçlü ki mıknatıs gibi sizi “Binbir Çeşit Mağazasında”  şuraya gel, buraya gel, şuna tıkla, buna tıkla diyerek evirip çevirip sersemleştiriyor!.. Taa ki eve hırsız girse, öbür odada önemli bir şey olsa bile insan ruhu duymuyor!.. Günde 4 saatten fazla bilgisayar-internet kullananlar “Bağımlı” sayılıyormuş. Tıp dünyasında yeni bir tedavi merkezi açılabilir!.. Bir de bu sanal âlemde konu çeşitliliği ve renkli, etkili siteler, nesneler o kadar çoğaldı ki insanlar artık bir yerde takılıp kalmıyor. Kişiler çeşitliliğe ve yeniliklere karşı hırslı, eski kafe ve dostlara karşı vefasız hâle geldiler ! Psikolojik gerçek: Her yeni seçenekler, eski seçeneklerin seçilme şansını azaltır. Dikkat; değerini yok edemez! Taklit elmas ve altınların çıkması, gerçeğin değerini yok edemez! Aynı işlev ve görevi yapamaz !

İnsanların Umursamazlığı ve İnternette Takip:

Size çok meşguliyet veya umursamazlık konusunda birkaç ay önceki bir tecrübemi hatırlatayım. Tarihi bir menkıbedeki bir sözün yorumunu  yaklaşık 100 gazeteciye,yayıncıya sorduğumu anlatmıştım. Bir Allah’ın kulundan cevap gelmedi, hayret! O kadar mı meşguller, o kadar mı umursamıyorlar yoksa korkuyorlar mı bilemiyorum… Bir de şöyle toplumsal bir gerçek var: Topluma ait ortak sorumluluk içeren işler var; cenaze namazı gibi. Herkes bir başkası ilgilenir, diye düşünüyor. Kimsenin meseleyle ilgilenmediği toplumda, cenaze ortada kalıyor!

Diğer yandan, güçlü ve takipçi ülkeler takip ediyor, diye de cevap vermemiş olabilirler, ama korkmayın! Her tarafımız ithal mallarla dolu zaten, kuşatılmışız!.. Herhalde bir tuvalet, bir de banyo hariç her taraftan izleniyoruz gibi; yani uydularla, duvarların arkasını gösteren dürbünlerle vs. L  Küçük endişelerden dolayı değerli hayatları kurtarmaktan kaçmayın! Bir günde yol gösterici değerli sözlerle ve rehberlikle nice insanı kurtuluşa erdirebilirsiniz…

TV Hakkında Karikatür:

Bu arada, hatırıma gelmişken, bilgisayarın ikiz kardeşi TV’nin etkisini çok güzel yansıtan bir karikatürden bahsedeceğim.

Tam 25 yıl önceki bir gazetede şu karikatür vardı, Bizanslılar kaçarken şöyle söylüyordu: “Müslümanların önünde kaçıyoruz diye merak etmeyin, nasıl olsa bir gün televizyon icat edilir!” Evet, bugün dünyayı televizyonlar yönlendirmektedir! İyiye kullananların alnından öpeyim!..

Gerçek Hayattaki İlgisizlikle ,İnternetteki İlgisizlik Benzer!

Gerçek hayattaki insanların birbirine ilgisiyle, bu sanal dünyadaki, bilgisayarlardaki iletişim arasında benzerlikler var. İnsanın yüzüne bakmayan, selam almayan, 1-2 kez hastalık-meşguliyet gibi mazeret hariç insanın mesajına cevap vermeyen, menfati olmadığı için bir garibin hal–hatırını sormayan, ‘yardım’ çağrısına aldırmayan insanları biz de aldırmayalım, keselim ilişki ipini, insana değer vermeyenler hangi taparcasına sevdiği putunun peşinde koşuyorsa, bırak gitsin!.. Para, mal, müzik, mp3, film, şehvet, eğlence, şans oyunu vesaire vesaire… İhtiyarlara, hamilelere, bebekli annelere belediye otobüsünde yer vermemek için gözünü yumup walkman dinleyenler çoğalmışsa, çok nadir olarak rastladığımız otobüs duraklarında, yollarda  yarım liralık bir bilet parasına ihtiyaç duyan biri umursanmıyorsa tükürelim böyle insanlığın içine!.. Burada muhafazakar bilinen Konya’da bile akrabalarıma, çevremdekilere, “Deniz Feneri”, “İHH”, “Kimse Yok mu”  gibi felaketzedelere yardım eden derneklere bağıştan bahsettiğimde insanların uzaklaştığını, pek te hoşlanmadığını hissediyorum. Ama zaman geliyor, Allah bazılarına bir tokat atıyor işte! O zaman anlıyor bazıları; bazılarına ne hastalıklar ne felaketler ders olmuyor! Onları yıldırım gibi bir şey çarpıyor! “Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammed! “

İnternette gerçeklik Az!..

Diğer yanda internette gerçeklik çok az; Bin türlü laf, bin türlü müzik,resim ,hikaye vs vs… gerçek bir insanın veya kurumun açık kanıtı olmuyor! Şu makineden bir ‘göz kırpma’ almışsa biri, sevinçten havalara uçabiliyor! Kötü bir laf işitmişse, varlığı yokluğu belli olmayan bir hayalet yüzünden  kahrolup bunalıma girebiliyor!

Şüpheli Olana Boşa Harcanan Zaman ve Emek:

Ya gerçekten düşünün; internette uzun zaman meçhul birine harcanan zamanı cin çağırmaya harcasa insanlar, bugüne kadar Allah dilerse iyi bir cin hizmetkarı gelebilirdi!.. Peki internetten gelebilecek tehlike, cin çağırmalarındaki gök gürültüsü veya rüzgar gibi korkutucu seslerden daha mı az tehlikeli !?

Yani sonuç olarak insanın selamına, mesajına cevap vermeyen, korkup kaçan, küçük iyiliği bile yapamayan insanlardan büyük umutlar beklemek boşuna!..

İnternet Hileleri Çok, ‘Mutlu Son’ Az !

Tom Hanks ile Meg Ryan’ın oynadığı “You Have Got Mail” (Mesajınız var) filmindeki gibi uzun süre internette haberleşen, dürüst ve kanaat getirdiğinde  parkta buluşan mutlu çift artık çok az! Özellikle Afrika’dan gelen “para vermeyi, hisse vermeyi vaat eden” inandırıcı hırsızların e-postalarına, hilesi ilerde çıkabilecek otomatik gönderilen arkadaşlık mesajlarına, “İnsan Tacirleri” Filminde konu edinilen genç kızları tuzağa düşüren, Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerinden kadın satıcılarına, fahişelere vs vs dikkat edin…Allah’a emanet olun! Herkes tuzağa düşebilir! Hun imparatoru Attila bile, bir savaşta ailesi öldürülen bir kadının çekiciliğine kapılarak evlenmiş, evlendiği gün zehirlenerek öldürülmüştür ! Ülkeleri, orduları dize getirdi, ama bir kadının gizli intikamının farkına varamadı, dua edin !!! İnsanı, Yüce Yaratıcı ve O’nun koruyucu melekleri dışında kimse gerçek anlamda koruyamaz!

         Ramazan Bayramınız mübarek olsun, gönlünüz huzurla dolsun!

         Bayram sevinci bir uçurtmaya, vahşi bir ata benzetilirse, ipin ucunu çok salmamak, serbestlik mesafesini belli ölçüde tutmak lazım !

         Nuh a.s’ın gemisi giderken şu dua okunmuştu: “Bismillahi mecrâha ve mürsâhâ.” (Geminin gidişi de duruşu da Allah’ın ismiyledir!)

Selametle. Mimoza33, 09 Ekim 2007

WEB SİTELERİ:

·         http://kardelenkutuphanelibrary. spaces.live. com

·         http://memoza1. sitemynet. com

·         http://mimoza33. fotopages. com

·          

·          Kardelen Mesaj Grubu Üyeliğine Katılmak İsteyen Diğer kişiler; kardelenkutuphane_library-subscribe@yahoogroups.com  adresine;

·          Kardelen Kütüphanesi e-posta listesinden çıkmak isteyenler ise kardelenkutuphane_library-unsubscribe@yahoogroups.com  adresine boş e-posta göndermeleri gerekir.

·          Mesaj Grubundan âcil durumlar hariç ayda ortalama 1-8 mesaj gönderilmektedir. Esen kalın !

 

·         Sonra biz Allah’tan sakınanları kurtarırız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız. (Kur’an;Meryem Süresi:72)

·         Gelmiş geçmiş en büyük keşif, insanın düşünce biçimini değiştirerek yaşamını değiştirebilmesidir! (Albert Schweitzer)

  • Gerçeğe inanmak için 5 adım gerekir: 1-Önyargısız geniş görüş 2-Cesaret 3-Yaklaşım 4-Dinlemek/Düşünmek 5-Anlamak (Mimoza33)

·         Ölümsüz çiçekler, ‘kardelen’ ruhlu, veli insanların kalpleridir !